Giriş
(9)

star wars materyalleri satan dükkan

flame of feanor
...arıyorum. online değil, dokunup, hissedip öyle almak istiyorum. bir gece vakti kadıköy'de görmüştüm ama koordinatları hatırlamıyorum tarif ederseniz memnun olurum. başka dükkan varsa ona da kabulum.
...arıyorum. online değil, dokunup, hissedip öyle almak istiyorum. bir gece vakti kadıköy'de görmüştüm ama koordinatları hatırlamıyorum tarif ederseniz memnun olurum. başka dükkan varsa ona da kabulum.
0
flame of feanor
(07.01.09)
0
inatci kahraman aga
(07.01.09)
d&r da satıyordu sanki.
0
rabbititus
(07.01.09)
kadiköy'de barlar sokağından tarif edeyim.
orta dünya diye bir dvdci var. sırtını veriyosun dümdüz aşağı kaptırıyorsun kendini. yol bitince 4 yol ağzı gibi bir şey var, ikinci sağdan dönüyorsun çarşıya doğru. dönünce, bakkal ve cep telefoncu var yanyana hemen onları geçince solda kalıyor
0
ymerdiveni
(07.01.09)
kadıköy'de The end var orada var. koordinatları

tinyurl.com

sokollu sokak'ta
0
yazar kasa
(07.01.09)
kanyon d&r
0
reeper redeemer
(07.01.09)
the end'in hemen yanı da olur. boğadan yukarıya doğru yardırın, süreyya'yı geçin, adliye'yi geçin, sağda bir kilise var onun tam karşı sokağı.

kadıköy'ün muhtelif yerlerinde var o dediklerinizden.
0
coffee and cigarettes
(07.01.09)
henüz görmedim fakat kozyatağı paladiumda da figur falan satan bir dükkan varmış. adını da bilmiyorum. çok güvenilir olamadı ama idare et.
0
dirk pitt
(08.01.09)
dreamers war kadıköyde. seven galeriden yukarı sağa yürken sol köşede.
0
agharta
(08.01.09)
the end'in yanindaki dukkan cine figure bu arada
0
mowgli
(08.01.09)
(7)

İstanbul'da Ev Almak? Ekonomik Kriz?

inatci kahraman aga
Önümüzdeki aylarda, bir miktar nakitin üzerine banka kredisi kullanarak İstanbul'da bir ev almayı düşünüyorum. Fekat yakın çevremden "Ağam yapma etme, bütün Amerikan bankaları battı. Kapitalizm çatırdıyor. Bunun acısı 2009'da bizden çıkacak, kesin ekonomik kriz var. Acele etme, en az 10bin zarar ede
Önümüzdeki aylarda, bir miktar nakitin üzerine banka kredisi kullanarak İstanbul'da bir ev almayı düşünüyorum. Fekat yakın çevremden "Ağam yapma etme, bütün Amerikan bankaları battı. Kapitalizm çatırdıyor. Bunun acısı 2009'da bizden çıkacak, kesin ekonomik kriz var. Acele etme, en az 10bin zarar edersin!" gibi uyarılar alıyorum.

Nedir, nasıl bir strateji izlemek lazım?
0
inatci kahraman aga
(23.09.08)
iste boyle diye diye zaten o kriz gelmiyor mu.. kimse para harcamazsa nasil donecek bu cark, nasil odenecek maaslar.. teeey tey
0
x daemon
(23.09.08)
ayrıca bence şöyle bir durum var.
eğer şu anda kirada oturuyorsanız ve aylık 1000 ytl kira veriyorsanız, ev alıp oturduğunuzda aylık 1000 ytl tasarruf etmiş olacaksınız.
farz edelim beklemeye karar verdiniz
4 ay beklediniz 4000 ytl
4. ayda kriz çıktı
ev alma işini ertelediniz
bu arada kriz çıkıp döviz iki katı olunca fiyatlar (ev fiyatı değilse de kıyafet, yiyecek, yakacak vs) üç katına çıkar her zaman :(
bu arada kiranız da artar
mesela 1200 ytl olsun
bi 4 ay da krizden sonra beklediniz
4800 ytl daha kira ödersiniz

4800 artı 4000 = 8800 neredeyse 9 bin lira para

bu da insanların size krizde kaybedeceksin dediği paraya yakın.

yani eğer kirada oturuyorsan bu parayı her halukarda kaybediyorsun.
0
kahvegibi
(23.09.08)
aynı seyi gecen sene ben dusunuyordum apaynı..kriz mriz olmadı o ayrı. hala bekleniyo anasını satıyım.[soruya yanıt olamadım ama söyle diyim krizde ytl degeri duser ve ytl ile kred i cektiyseniz zarar gormezsiniz diye dusunmekteyim. ama ev fiyatları da düşerse, onu bilemem]
0
merope
(23.09.08)
Kirada oturmuyorum, onu söylemeyi unutmuşum.
0
🌸inatci kahraman aga
(23.09.08)
Eh kirada oturmuyorsan şu an yatırım amaçlı ev almanın pek zamanı değil. Şöyle bir durum da var tabi ev fiyatları daha düşçek diyorlar. pek düşmedi gerçi ama 2 sene önceki fiyatlardan ev alabilmen de düştü denebilir. muhitine de bağlı. 275 bin ytl ye cadde tarafında içinde tadilatsız oturulamayacak evler satıyorlar. oha bu ne diyorsun bön bön bakıyorlar falan. öte yandan istediğin evi bulduysan alman lazım. emlak piyasası garip biraz yakın zamanda ben de içindeydim. beğendiğin evi alamadıysan sonra ağlıyorsun başkası alınca :)
0
ozdek
(23.09.08)
ben de düşünüyordum ama krediler şuan çok yuksek biraz düşmesini bekleyin bir süre daha para biriktirin bence.alacağınız kredi en azından %30 dan fazla olmamalı. %70 elinizde nakit olsun derim benim fikrim beklemeniz yonunde.krediler düşmezse zzaten bir muddet sonra bu sefer mecbur ellerindekini satamayan emlak sahipleri fiyatları düşürecektir.ayrıca alacağınız konut verilen parayı kaç yılda amorti eder bi hesabını yapın. mesela 18 yıl da * 12 *500 ytl kira olsa =100,000 ytl yaklaşık eder.
0
manonflier
(23.09.08)
"kriz beklentisi" lafı kadar saçma bir terim yoktur. krizi kriz yapan zaten tahmin edilebilirliğinin olmamasıdır. ha "kötü gidişat" gibi daralmaları yorumlayıp ona göre sağlam bir pozisyon almayın demiyorum.

ama, kocaman bir ama, mesela kriz "beklemekte" ısrar ettiniz, ve de herhangi bir ekonomik hareket kararı aldınız, kredi almak olsun, şu bu olsun farketmez. şunu kendinize sormanız gerekir "madem kriz çıkacağından eminim, ve kriz çıktığında bunun kuru yükselteceğinden de bir o kadar eminim, neden bu birikimimi dolara yatırmıyorum?"

demem o ki, krizler dengeleri ekstremlerde değiştirebilir evet, ama herşey aynı yöne değişiyor olsaydı zaten krizlerin önünü almak da bir o kadar kolay olurdu, kimse de krizden etkilenmezdi, o yüzden zaten kriz çok büyük ihtimalle başta var olmazdı.

neticede, kriz çıkmayacak, ama gözlemlediğiniz trend her ne ise, örn ekonomik daralma, aşağı yukarı bu şekilde seyredecek varsayımıyla hareket etmenizi öneririm. zira çıkarsa kimsenin yapacak birşeyi yok zaten. birikimini kilerine kuru besin depolayarak kullananlar hariç.
0
lhun
(23.09.08)
(7)

schengen..

neronas
Almanya'dan vize alıp, avrupaya girişi almanya'dan yapmamak mümkün mü? Ankara'ya gitme şansımız olmadığından Avusturya'dan vize alamıyoruz. İzmir'de bulunan Alman konsolosluğundan vize alıp direkt Avusturya'ya uçulsun istiyorum. Olabilir mi, yapan var mı?
Almanya'dan vize alıp, avrupaya girişi almanya'dan yapmamak mümkün mü? Ankara'ya gitme şansımız olmadığından Avusturya'dan vize alamıyoruz. İzmir'de bulunan Alman konsolosluğundan vize alıp direkt Avusturya'ya uçulsun istiyorum. Olabilir mi, yapan var mı?
0
neronas
(08.06.08)
olamaz vizeyi ladigin ülkeden giris yapmalisin.
0
pembeli kiz
(08.06.08)
@pembeli kiz, konuyla tamamen alakasız ama önceki duyuruna cevap vermek istedim fakat mail atmaya üşendim. www.dw-world.de adresinde çok güzel almanca kursu var. Tane tane ve çok iyi öğretiyorlar. Üstelik ücretsiz, üyeliksiz. Belki işinize yarar.
0
🌸neronas
(08.06.08)
ablam hollanda konsoloslugundan vize alip almanyaya inebilmisti. benim bildigim bu shengen vizeniz varsa avusturya almanya fransa hollanda belcika gibi ulkelerin havalimanlarini cok rahat kullanabilirsiniz. ama yinede sormakta fayda vardir...
0
hollandabocegiilesevismek
(08.06.08)
bildiğim kadarı ile schengen mevzuatına göre, schengen ülkelerine ilk girişi vizeyi aldığın ülkenin gümrüklerinden yapman gerekiyor. ancak günümüzde bu işlerliğini oldukça yitirdi.tavsiyem kapıda sana neden buradan giriş yaptığını sorarlarsa uçak bileti bulamadım gibi bir bahane uydur sorun çıkartmıyorlar.
0
salt bath
(08.06.08)
Benim bildiğim de shengen vizeni ya girdiğin ülkeden alacaksın ya da en çok kalacağın ülkeden. Gümrüklerde bi kıllık çıkarmıyorlar başka bi ülkeden alınmış schengen e fekat bir daha aynı ülkeden vize almak istersen pasaportunda o ülkeye giriş çıkış damgası olmadığından bizi kullanıyo musun diyerektene vize verme işini zorlaştırabilirler...
0
selimse
(08.06.08)
fransız konsolosluğundan vize alıp, direk italya'ya girmişliğim var. yapabilirsin elbette. girişte kimse de ne ayak diye sormadı.
0
guybrush threepwood
(09.06.08)
Tamamen pasaport polisinin inisiyatifine kalmış. Tipini beğenmediğine kıllık yapabilir, alanda oyalayabilir, ülkeye girmeyi işkence haline getirebilir. Şans..
0
inatci kahraman aga
(09.06.08)
(8)

bir soru

SoLfej
(git: 29770) neden "l" yapılınca " l're bir son vermeli yoksa uçmalı" da $ yapıldığında "$'lere bir son vermeli yoksa uçmalı" değil.edit : soru işareti için özür dilerim. soru işareti olmayınca görüntü bozukluğu yaratacağını, gözleri yoracağını, soru olduğunun anlaşılmayacağını düşünemedim çünkü bir
(git: 29770)

neden "l" yapılınca " l're bir son vermeli yoksa uçmalı" da $ yapıldığında "$'lere bir son vermeli yoksa uçmalı" değil.

edit : soru işareti için özür dilerim. soru işareti olmayınca görüntü bozukluğu yaratacağını, gözleri yoracağını, soru olduğunun anlaşılmayacağını düşünemedim çünkü bir hışımla yazmıştım.
"?"
0
SoLfej
(07.06.08)
"ek$i sozluk"un dogasindan kaynaklaniyor olsa gerek.
0
sourlemonade
(07.06.08)
bence onlara da son verilmeli.
0
babatema
(07.06.08)
$'ı yurtdışında bulunanlar yapıyor falan dicem ama türkiye'de olup da çeşitli sebeplerle yapanlar da var.

bulunduğumuz ortamda $ kabul görmüş artık bu sebeplerin hepsi ile beraber, yapcak bi şey yok. ama L kötü be olm sana daha önce de dedim yapma şunu artık.

tamamen türkçe klavye kullanıyo olup $ yapmak da kötü bence. (kendime de batırdım bak)
0
infernal majesty
(07.06.08)
okurken o L'ler insanın gözünü yoruyor en basiti. ayrıca böyle ilgi çekme çabası, ben farklıyım çabası olarak görüyorum ben bu tarz şeyleri ve bunu yapan kişiler genelde 15 yaş civarı olduğundan otomatikman insan karşısındakini bu yaşta biri olarak görüp ona göre davranıyor.

$ konusunda ise açıkcası aynı durum var da o çook daha eski bir olay sanırım alıştık galiba.
0
darknum
(07.06.08)
L, w, $ ... hepsi aynı derecede antipatik ve okumayı zorlaştırıcı bence. kimse kusura bakmasın ama, sözlük ya da forum gibi yerlerde bu harfleri ya da msn'vari kısaltmaları kullananlar direk charisma ve wisdom'a -2 alıyorlar bence. (bakın ben de ingilizce terim kullandım, bu da aynı derecede nahoş aslında ama frp terimlerinin türkçesini yazınca çok eğreti duruyor.)
0
lykos
(07.06.08)
ş olayı yurtdışında hani klavye yok harf dedik de L lere nasıl bir kılıf . sana sormalı sen neden L yazıyorsun ayrıca shift e basmak zorunda kalıyorsun neden ki ?
0
ccompiler
(07.06.08)
$ ile L'nin bi ilgisi yok. $'nin zorlama da olsa bir açıklaması olabilir ama L için öyle bir şey söz konusu değil.
Ayrıca bunun bir sonu yok ki. Sen neden L'ler sorun oluyor diye sorarsın, yarın çıkar biri "nEdeN BEniM bÖYle YazMaM SOruN OLsUn kİ, aNLaMıYorUM yANee.." diye sorar. Harfleri abuk sabuk kullanarak yazma, okuyanı illet etme merakı nedir anlamış değilim.
Bence o uçuyor da bu niye uçmuyor diyeceğine, ben neden doğru dürüst yaz(a)mıyorum diye kendine sormalasın.
0
inatci kahraman aga
(08.06.08)
çünkü bir soru cümlesinin sonuna soru işareti konur.
0
hlathguth
(09.06.08)
(5)

"yakın yerler"

locutus
Cuma akşamı İstanbul'dan yola çıkılıp, iki gece kalınıp, pazar akşamüstü dönülebilecek; yakın, sessiz sakin, kafa dinlemeye müsait dinlence yeri önerileriniz nelerdir?Ek bilgi: Araba olmadığından, toplu taşıma ile ulaşılabilecek yerler olmalı bir de bunlar...
Cuma akşamı İstanbul'dan yola çıkılıp, iki gece kalınıp, pazar akşamüstü dönülebilecek; yakın, sessiz sakin, kafa dinlemeye müsait dinlence yeri önerileriniz nelerdir?
Ek bilgi: Araba olmadığından, toplu taşıma ile ulaşılabilecek yerler olmalı bir de bunlar...
0
locutus
(07.06.08)
Akçakoca ya da Amasra olabilir...
0
crown
(07.06.08)
"maşukiye" trenlen pekala gidilebilir.
0
babatema
(07.06.08)
maşukiye, kandıranın sahil kesimi (istanbulda haremden gürkan turizm gidiyor) sonracıma geçen bir yerde okuduydum bir gölün kıyısındaki balıkçı kasabası kadınları da balıkçı olan da adını unuttum.

iğneadada tarafları var sonracıma. valla yer çok aslında.
0
darknum
(07.06.08)
Ağva, Kerpe, Kefken..
0
inatci kahraman aga
(08.06.08)
(bkz: kıyıköy)
(bkz: kastro)
(bkz: iğneada)
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(08.06.08)
(3)

kuaförlerin saç kurutma makinasını kullanırken sallaması

hikaye mesture
var mıdır özel bi nedeni? yoksa elleri yorulmasın diye otomatik yaptıkları bişey midir?
var mıdır özel bi nedeni? yoksa elleri yorulmasın diye otomatik yaptıkları bişey midir?
0
hikaye mesture
(05.06.08)
saç cok ısınınca canlılığını kaybettiği için yapıyorlar. uzun süre aynı yerde tutmayıp sıcaklığı eşit şekilde dağıtmaya çalışıyorlar gibi yani..
0
safepassage
(05.06.08)
ordan gorup bende oyle kurutuyorum sanki daha cabuk kuruyo gibi yada bana oyle geliyo bilmiyorum tek bi yere sabit yapmiyo ya ondan olablir..
0
orange coffee
(05.06.08)
Bir de mümkün olduğunca uzaktan sallamakta fayda var.
0
inatci kahraman aga
(05.06.08)
(7)

Plazma TV'de Çözünürlük

inatci kahraman aga
42" (106 cm) ekran plazma TV'de, 1024x768 çözünürlük ile 1920x1080 çözünürlük değerleri arasındaki fark çok mu büyüktür?Yani, "1024'ü gönül rahatlığıyla alabilirsin" mi dersiniz, yoksa "Olur mu, 106 ekran için 1024 çok düşük bir değer, sakın alma" mı dersiniz?
42" (106 cm) ekran plazma TV'de, 1024x768 çözünürlük ile 1920x1080 çözünürlük değerleri arasındaki fark çok mu büyüktür?
Yani, "1024'ü gönül rahatlığıyla alabilirsin" mi dersiniz, yoksa "Olur mu, 106 ekran için 1024 çok düşük bir değer, sakın alma" mı dersiniz?
0
inatci kahraman aga
(28.05.08)
duz mantikla du$unursek: 1024*768 = 0,8 mp (~), 1920*1080 = 2mp (~)

aralarindaki farki soylemeye bile gerek yok. 2,5 kati... hem biri 4:3 (1024*768 olan) digeri 16:9 (1920*1080 olan), yani geni$ ekran...
0
katafalk
(28.05.08)
1024x768i salonda falan kullanacaksan yani 5-6 metreden izleyeceksen pikselleri sayarsin soyleyeyim.
0
jupiterianvibe
(28.05.08)
hiç ama hiç fark etmez, gelen görüntü 1920x1080 olmadığı sürece fark etmez.

bir kere 1024x768 değil de 1366x768 şeklindedir o çözünürlük, aklınızda yanlış kalmıştır.

iki çözünürlük arasında da normal tv izlerken hiç bir fark olmayacaktır. dvd izlerken de hiç bir fark olmayacaktır. ps2 oynarken de fark olmayacaktır. hatta bluray izlerken de çoğu zaman fark olmayacaktır. dahası eğer digiturk plus alıp hd yayın izlemek isterseniz de fark olmayacaktır.

eğer full hd (1920x1080) kaynak bulamazsanız aralarında hiç ama hiç fark olmayacaktır. full hd bir tv ile hd ready bir tv'yi yan yana koyup denemeler yapan bir insan olarak bunu gönül rahatlığıyla söylüyorum.
0
co2s2
(28.05.08)
biri HD Ready'dir, birisi Full HD'dir. Biri baslangic, digeri ileri duzeydir. Biri uygun fiyatlidir, digeri tuzlu. sonucta gunumuzde hicbir tv yayini 1080 yayin vermedigi icin ikincisi ileriye yonelik bir yatirim olur senin icin. ucuzunu al, nasil olsa 3 sene sonra bozulacak. degistirirsin...
0
kezzy homeros
(28.05.08)
hiç fark yok bizde var gözle farkedilecek şeyler değil bunlar alt tarafı maç izliyoruz.
0
sourlemonade
(28.05.08)
3-2 farketmez kazandığı için ilk iki yanıttan tikleri kaldırdım.
@co2s2: hepsiburada'da 1024x768 yazıyor. ama sanırım bunun bir önemi yok.
yanıtlar için hepinize teşekkür ederim.
0
🌸inatci kahraman aga
(28.05.08)
@inatci kahraman aga: link'i gönderebilir misin bu nerede 1024x768 yazıyorsa? kesin yanlıştır bence.
0
co2s2
(29.05.08)
(5)

Haber Modülü Vol:2.0

inatci kahraman aga
Küçük bir program olsun, MSN'nin "x oturum açtı" uyarısı tadında arada haber geçsin istiyorum. Üstüne tıklarsam ayrıntıları görmek için sayfa açılsın vs.Muhtemelen portalların vardır böyle zımbırtıları da, kullanan, özellikle tavsiyesi olan? Habercim'i denedim, memnun kalmadım.
Küçük bir program olsun, MSN'nin "x oturum açtı" uyarısı tadında arada haber geçsin istiyorum. Üstüne tıklarsam ayrıntıları görmek için sayfa açılsın vs.
Muhtemelen portalların vardır böyle zımbırtıları da, kullanan, özellikle tavsiyesi olan? Habercim'i denedim, memnun kalmadım.
0
inatci kahraman aga
(27.05.08)
ermanen
(27.05.08)
Haber Alarmı'nı kurdum. kafam kadar gulsah kadar reklama ayar oldum. Başka?
0
🌸inatci kahraman aga
(27.05.08)
ntvmsnbc'nin vardi. bilmem duruyor mu hala.
ama bence bu tur programlar yerine rss reader'lar i$ini gorur. hem reklam falan filan rahatsiz etmez hem de istedigin gibi sagdan soldan ciksin ozelligi var cogunda.
rss feed'i olmayan haber sitesi yoktur heralde artik.

fakat nasil sacma cumleler kuruyorum ben bile anlamadim.
0
sourlemonade
(27.05.08)
NTVMSNBC'nin yok sanırım. rss'yi yer imlerine eklemiştim ama demek ki bu iş için reader'lar var.. Hımmm..
0
🌸inatci kahraman aga
(27.05.08)
Zaman'ın var. Kardeşim Vista'da kullanıyor. Sanırım bi yamanık program vasıtasıyla bağlanıyor, tam bilemedim.
0
colonizer
(28.05.08)
(9)

karga beslemek istiyorum

tan vakti
hah gözünü oydur diyebilirsiniz ama ben kargaları çok seviyorum ve beslemek istiyorum. bunu dneyen biri var mıdır? nasıl yapılır?
hah gözünü oydur diyebilirsiniz ama ben kargaları çok seviyorum ve beslemek istiyorum. bunu dneyen biri var mıdır? nasıl yapılır?
0
tan vakti
(21.05.08)
yazmadan gecemedim. 2 gun once bagdat caddesi'nde yururken arkadasimin kafaya saldirmis arkadan. direk dalmis sacina, kafasina penceleriyle durduk yere. yarmis kafayi. kuduz asisi yaptiriliyormus karga saldirinca. demem o ki, yavruykenden alistirman lazim sanirim evcil degiller ya pek.
Edit: Dün gitmiş doktora, tetanoz aşısı yapmışlar. Yavru mevsimi olduğu için, yakınlarından geçince dalıyorlarmış kafa göz.
0
pyro clustic flow
(21.05.08)
olmaz o iş :( yeni doğmuş karga alman lazım ki bir karga kesinlikle yavrusuna yaklaştırmaz kimseyi. hadi onu başardın diyelim, bu hayvanlar bir kafeste yaşayamaz. uçması konması için devasa bir alana ihtiyacı var.
0
deckard
(21.05.08)
kanadı yaralı besleyip büyütmüştüm, kedilerden kat kat uysaldı. evden biri gibiydi. kanadı iyileşince kaçtı gitti şerefsiz. ayrıca kargalara çok pis uyuzum var.
0
radikalherif
(21.05.08)
olmaz falan denmiş ama babamın ve babannemin anlattığına göre dedem yapmış bu işi. yalnız öyle evde beslememiş ama dedemi gördüğü anda gelip omzuna konarmış. yani olmaz diyemem ama zor iştir eminim.
0
eigon
(21.05.08)
yaşadığınız yerde karga nüfusu yoğunsa balkonunuza ceviz bırakın. bu keratalar cin gibi olduğu için yüksekten atıp kırıp kırıp yiyorlar. e alışıyorlar tabi bir süre sonra :)
0
nukleermalkav
(21.05.08)
hocam karga hayvanı 100 küsür sene yaşıyor. yani tüm sülaleyi gömer, gene de kendisi sağ kalır. insana bağımlı etmeyin garibi, siz gittikten sonra o kalacak, o zaman ona kim bakacak?
0
galahad
(21.05.08)
Haydar Dümen besliyor evinde. Gayet de uysal görünüyordu. (Televizyondan)
0
inatci kahraman aga
(21.05.08)
"shawshank redemption" filminde Brook'un Jake isimli bir kargası vardı, gayet güzel besliyordu :)

Şu da çok tatlı bak :D
www.youtube.com

Normal karga esaret altında 30 yıla kadar yaşayabiliyor, vahşi doğada 7-8 yıl yaşıyor. Türkçe kaynaklarda neden 100 sene yaşar diyor anlamıyorum.
0
ermanen
(21.05.08)
balkona yiyecek felan atarak kafalayın ve o şekilde takılın bence..
0
yuto
(21.05.08)
(1)

Windows xp home edition aktivasyon sorunu

kimlanbu
Arkdaşımda xp home edition var, orjinal olmasına rağmen internet bağlantısı olmadığı için aktive edemiyor.mikrosoftu aramadan nasıl çözeriz bunu sorunu ? Ararsak ne soracaklar bize, bir de ücretsiz mi telefon ?Şöyle trojansız "çözümler" de kabulüm hatta en kolayı bu sanırım, nette bulduklarımın alay
Arkdaşımda xp home edition var, orjinal olmasına rağmen internet bağlantısı olmadığı için aktive edemiyor.

mikrosoftu aramadan nasıl çözeriz bunu sorunu ? Ararsak ne soracaklar bize, bir de ücretsiz mi telefon ?

Şöyle trojansız "çözümler" de kabulüm hatta en kolayı bu sanırım, nette bulduklarımın alayında trojan var.
0
kimlanbu
(20.05.08)
Ararsanız operatör yanıt veriyor, lisanas numarasını girin vs. diyor. Ücreti bilmiyorum, zaten 1-2 dakikalık iş.
0
inatci kahraman aga
(20.05.08)
(5)

youtube'a erişim yasak. peki ya erişirsek?

trancemaster
Merhaba arkadaşlar bildiğiniz üzere youtube'a erişmek yasak. Ama türlü yöntemler ile bir şekilde erişenimizin sayısı azımsanacak kadar değil. Benim bu noktada merak ettiğim bir şey var. Mahkeme kararı verilerek erişim yasağı ilan edilmiş bir web sitesine dns veya proxy çözümleri ile erişmek bizi suç
Merhaba arkadaşlar bildiğiniz üzere youtube'a erişmek yasak. Ama türlü yöntemler ile bir şekilde erişenimizin sayısı azımsanacak kadar değil. Benim bu noktada merak ettiğim bir şey var.
Mahkeme kararı verilerek erişim yasağı ilan edilmiş bir web sitesine dns veya proxy çözümleri ile erişmek bizi suçlu kılar mı?
Mesleğia avukatlık olan veya bilgisi olan arkadaşlar bu konu hakkında uyarırlarsa çok memnun olurum.
0
trancemaster
(19.05.08)
mantıken asıl yasaklayanlar suçlu. suçun cezasını çeken biziz.
0
deckard
(19.05.08)
başkalarının izlemesine vesile olmadıgın sürece suç işlemiş olmazsın.
0
507
(20.05.08)
tahminime gore suç o videoları izlemek degıl o videoları yayınlamaktır mahkemeye gore..yanı sen girsen youtube a sorun olmaz..
kaldıkı bi onceki yasaktan sonra erisim baska yollarda devam ettigini ogrenen telekom yetkılılerı o siteler hakkındada suc duyurusunda falan bulunmustu diye hatırlıyorum..
0
isott
(20.05.08)
Hukukçuların açıklamasına göre yasaklı sitelere çeşitli şekillerde yasağı aşıp girmek suç teşkil etmiyor.
0
inatci kahraman aga
(20.05.08)
Videolar Yasalara göre filtreleniyor, Videoları doğrudan indirebiliyorsun youtube linklerin değişmiyor watch?v.... şeklinde kullanabiliyorsun, login olabiliyorsun yorum yazabiliyorsun vs vs www.dinamiturk.com YouTube'a en hakiki çözüm :)
0
grove
(27.06.08)
(10)

Final odevim icin yardim.. Kubrick - 2001 a space odyssey ile ilgili !

la traviata
merhaba arkadaslar tekrar.enteresan sorularim su sekilde,estetik dersinin finali icin, bu filmden 3-4 dakikalik bir parcayi cikarmam ve o cikardigim kisimdaki fonda calan sey yerine, kendim farkli bir muzik kullanip video haline getirmem gerekiyor.neden diye sordugumda hocaya, "kubrick in, kendi fil
merhaba arkadaslar tekrar.

enteresan sorularim su sekilde,

estetik dersinin finali icin, bu filmden 3-4 dakikalik bir parcayi cikarmam ve o cikardigim kisimdaki fonda calan sey yerine, kendim farkli bir muzik kullanip video haline getirmem gerekiyor.

neden diye sordugumda hocaya, "kubrick in, kendi filmi icin en uygun muzikleri sectigini iddia ettigini" soylemisti. dolayisiyla ona bir antitez sunmamizi istedi.
her neyse, konu zaten bunun mantigi degil.. bir sekilde yapmak zorundayim

1- bu filmi izleyen arkadaslar. hatirladiginiz ve "su sahneye su tur/ su isimde sarkilar cok iyi gider dediginiz bir sahnesi var mi. elimde dvd si var, dakika da belirtebilirsiniz.

2- teknik bir sorum da, dvd den nasil 3-4 dk lik goruntuyu alirim, daha sonra sesini kisip kendim baska bir muzik eklerim. virtualdub mi kullanmak gerekir, neler kullanmak gerekir?

tesekkurler.
0
la traviata
(16.05.08)
virtual dub ile yapman zor olur. bunun için en iyisi bir video editing programı. adobe premiere pratiktir. ama hali hazırda windows işletim sistemlerinde olan movie maker da iş görür
0
babatema
(16.05.08)
teknik olarak ta pc kullaniyorsan clone dvd ile riple filmi ondan sonra canopus procoder'la avi ya da mov'a cevir ondan sonra da premier ile kes.
tabi procoder ne dersen ben daha fazla mesaj yazcam.
torent falan guzel seyler.
0
chrome
(16.05.08)
ha mac kullaniorum diosan da mactheripper ile ripleyip ondan sonra sorenson squeeze ile efendi bir formata cevirip final cut veya after effects ile editliyorsun.
0
chrome
(16.05.08)
ama tahminimce hocan cozunurluk falan nedir cok skine takmaz o yuzden en iyisi o 2 3 dakkayi screencapture etmek sora da avi'ye kafa goz dalmak.
0
chrome
(16.05.08)
vize sinavinda sinifa gelip

-arkadaslar sinav tek soru. sure 45 dakika. soru da su, "benim yerimde olsaydiniz hangi soruyu sorardiniz ve neden"

demis bir adamdan bahsediyoruz : )

mac kullanmiyorum. pc icin soylediklerinizi anladim, deneyecegim. olmadi arkadasim yardim eder ona ulastigimda.

ama gercekten de muzik degistirme olayi (yani hangi muzigi sececegim konusu) inanilmaz bir muallak.

herkese tesekkurler simdiden.
0
🌸la traviata
(16.05.08)
Ya da High Hopes?
0
sui
(16.05.08)
soyle bi durum var.

bu parcalarin, hangi 3-4 dk lik bolume koncagi da onemli. ve bir sekilde "neden"ini de soylemem gerekli hocaya.. neden o sarki ve neden o kisma?
0
🌸la traviata
(16.05.08)
şimdi bu filmde 2 tane çok önemli sahne var. aslında bi ton var ama anlaşılabilirlik açısından şu 2 sahne önemli; birincisi hani şu kemiğin uzay mekiğine döndüğü sahne, bi diğeri de dave'in hal900'in hafızasını "tornavida" ile yavaş yavaş söktüğü, erittiği sahne. ilk dediğim sahnenin devamında verdi'nin la traviata'sının girişi çalmakta. bunun yerine eleni karaindru veya Mendelssohn olabilir. nedenine gelince, la traviata ile dansediyormuş gibi sergilenen uzay mekiği ve kalem'deki ahengi bu dediğim sanatçıların eserleriyle de yakalamak mümkün. bu çok güdük bi yanıt olabilir ama sahneleri izleyince müzik ve görüntü ahenginin ne denli harika olduğunu görmek mümkün. bu sahne gerçekten filmin en önemli sahnelerinden biri, kemikten uzay mekiğine o sert geçiş yumuşak bi müzikle ahenklendirilmiş. bu açıdan benzer duyguyu yansıtmak adına bu müzikler seçilebilir.
0
crayze horse
(16.05.08)
High Hopes olmaz. Filmin şarkıdan çok yaşlı olmasından ötürü ödevin mantığına ters.
0
inatci kahraman aga
(17.05.08)
odevi tamamladim... diger sinavlarima calismam gerektiginden, biraz acele ile yapmak durumunda kaldim.

hal 9000'in tornavidayla devreden cikarilma sahnesinin 3 dakika 20 saniyelik bolumunu aldim.. finalde hal in kirmizi isigi ile bitiyor. bu sure mozar requiem'den lacrimosa ile ayni.. muzik olarak da onu koydum.

bir nevi hal'e veda oldu : )

---

"DVD to VCD AVI DivX Converter" ile dvd den bahsettigim o bolumu kesebildim kolayca. hatta sessiz hale getirdim, alt yaziyi da ekledim.
sonra "windows movie maker" ile de lacrimosa ile bu goruntuyu birlestirdim.
cok kaliteli yapmadim o yuzden 8 kusur mbyte oldu. gecerim sinifi sanirsam : )

tesekkurler ilginize..
0
🌸la traviata
(30.05.08)
(5)

Bu Mevsimde Hangi Balık Yenir?

crown
Rakıya eşlik edecek, uçuk fiyatlı olmayan mevsime uygun balıklar nelerdir?
Rakıya eşlik edecek, uçuk fiyatlı olmayan mevsime uygun balıklar nelerdir?
0
crown
(16.05.08)
zaten kış balıkları (hamsi istavrit vs) kalmadı artık av yasağı başladığı için. o yüzden her mevsim yenebilen balıklar var sadece. o konsepte uygun tavsiyem levrek ve çipura. daha uygun fiyat için alabalık ve somon.
0
kibritsuyu
(16.05.08)
Oltayla avlanan taze istavrit bulursanız olur. Onun dışında Tekir-Barbun'dan şaşmamak gerek.
0
inatci kahraman aga
(16.05.08)
hepsi yenir ,hepsi lezzetlidir su zamanda . (sadece bir kac balık vardır yaz sonu yada kısın guzel olan misal:palamut ,hamsi , cinekopvb..)
ama sizin yıyebileceginiz o kadar cok ki ...ohoh
nasıl bir sey yemek istersiniz tavada balık yemek isterseniz kalkan , dulger , dil barbun .
yok ızgara derseniz : fangri , lagos ,sinarit , levrek , cupra.
bu yazdıklarımın ekonomık degeri yuksek balıklardır , fakat aynı balıkları cok ucuz fıyatlarada alabılırsınız.
nerde oturuyorsunuz bilimiyorum fakat balık almak için gec saate kalmıssınız ama yınede yakınlarınıda metro varsa cok guzel fiyata balık alabılırsınız . hatta ızmır metroda fangrının çiftlikte yetişmişi var , kilosu 12 liraya akıllara zarar .
kısaca sızın rakınıza eslık edecek balık gayet mevcuttur bu mevsımde .
yok ben ugrasamam balık aramakla hem fıyatlarıda bılmıyorum dersenız alın ciftlik cipurasını ,soylentılerede kulak asmayın guzel pişirldimi(tuzla basta, zeytınyagıla yagla balıgı guzelce ,yarım saat oyle bekletdolapta. ortasına bır bıberıye ,az unla tereyagını karıstır balıgın ustune sur ,ızgara ve ya fırında pişmeye yakın tereyagıyla yagla atesteyken) ,parmakları yalatır .
afiyet bal seker olsun ,
bardagınız hep dolsun.
0
dodocan
(16.05.08)
Bilmişlik taslamak gibi olmasın da, dodocan'ın çipura tarifine ek olarak, yarım saat bekletmek üzere tuzlanıp yağlanan balığa bir miktar da kara biber eklemek fena olmaz.
0
inatci kahraman aga
(16.05.08)
bu mevsimde olta balığı der büyüklerimiz hep. olta balığı tam olarak neleri kapsar bilmiyorum ama olta balığı bunlar taptaze diye gidilen yerlerde yeriz hep bu mevsimlerde.

bilemiyorum google'dan bir bakın isterseniz.
0
darknum
(16.05.08)
(4)

moderatorlere yazar ucurma yetkisi verilmesi hakkında

zyprexaoverdose
guru'nun moderatorlere yazar ucurma yetkisi verilmesi başlığındaki #13264045 nolu entrysinde anlattıklarına tamamen aykırı bir şekilde uçurulmuş olmam, geri döndürülmemi sağlar mı?
guru'nun moderatorlere yazar ucurma yetkisi verilmesi başlığındaki #13264045 nolu entrysinde anlattıklarına tamamen aykırı bir şekilde uçurulmuş olmam, geri döndürülmemi sağlar mı?
0
zyprexaoverdose
(15.05.08)
eksi sözlükte yazar uçurulması, moderasyon yetkileri veya yöntemlerine ilişkin değişiklikler ileriye dönük uygulamaları etkileyecek biçimde yapılır, geriye dönük değişiklikler içermez.

yani siz eğer bu karar verildikten "sonra" uçtuysanız, bu değişimler sizi etkiler kabul edilir.

değişiklik aşağıdaki gibidir;
-----------------------------
* bir moderatorun tek basina yazar ucurmak yerine, yazari gecici sure ile caylak olarak bekletmesi ve ucurma onerisini tum moderatorlerin oylamasina sunmasi,
* 24 saat icerisinde fikir beyan eden moderatorlerin oy coklugu ile ucurulmasi
-----------------------------

bir de meraktan soruyorum, siz nasıl anlıyorsunuz bu entry'de anlatılana tamamen aykırı biçimde uçurulduğunuzu? sonuçta ben de uçtum zamanında, size açıklama falan gelmiyor. yani diyeceğim odur ki, moderasyon seviyesinde gelişen olaylardan, sahne arkası gelişmelerden siz yazar (veya eski yazar) olarak haberdar olamazsınız, dolayısı ile nereden biliyorsunuz nasıl uçtuğunuzu, neye aykırı uçtuğunuzu...açıklama mı geldi?

anlamadım demek istediğinizi.
0
raj
(15.05.08)
hayır, bu kuralın geriye doğru işleyeceğini hiç sanmıyorum. yalnızca bundan sonraki uçurulmalar için geçerli olacaktır.
0
robin
(15.05.08)
saglamayabilir. sonucta ucmussun. prosedurun cok onemi yok.
0
compumaster
(15.05.08)
Numarasını verdiğiniz entryde guru'nun "cogunlukla ve de facto sekilde uygulanan yontem, standart hale getirilerek;" şeklinde belirttiği gibi, bu uzun zamandır izlenen bir yol zaten. Aykırı bir şekilde uçtuğunuzu nasıl anladığınızı ben de çözemedim.
0
inatci kahraman aga
(15.05.08)
(4)

Powerpoint' de Slide Dilini değiştirme

selimse
Merhaba arkadaşlar bir powerpointte bir sunum hazırlıyorum. Office programı Türkçe fakat benim sunumum İngilizce olacak. Yeni bir slide eklediğimde veya bir slide ı copy paste ile çoğalttığımda hatta ve hatta bir slide a bir şeyler yazdığımda powerpoint bunu otomatikman Türkçe sanıyor ve altını çizi
Merhaba arkadaşlar bir powerpointte bir sunum hazırlıyorum. Office programı Türkçe fakat benim sunumum İngilizce olacak. Yeni bir slide eklediğimde veya bir slide ı copy paste ile çoğalttığımda hatta ve hatta bir slide a bir şeyler yazdığımda powerpoint bunu otomatikman Türkçe sanıyor ve altını çiziyor. Bi kaç bin kere bunun dilini aşağıdaki status bar dan İngilizce'ye çevirdim, hatta orada ingilizce yi default yaptım. Fayda etmedi, yeni bir şey yazınca direkman Türkçe'ye dönüyor.

Paso slide dili değiştirmekten kafayı yiyeceğim, yok mu bunun kesin bir çözümü???
0
selimse
(12.05.08)
Tek dert kırmızı çizgi ise, bir şeyi değiştirmeden 'Yazım Denetimi' sekmesinden 'Tümünü Yoksay'ı işaretleyebilirsiniz.
0
inatci kahraman aga
(12.05.08)
Yok aslında tek derdim bu değil. Powerpoint slideları adam gibi ingilizce denetlesin, bi yanlış filan yazarsam onu göstersin de istiyorum. Bi de dil türkçe de kalınca ben anlamındaki i ları I halinde getirmiyo ya da cümleyi büyük/küçük harfe dönüştürünce ı/i de hata yapıyor dil türkçe iken...
0
🌸selimse
(12.05.08)
O halde Powerpoint'te 'Dil' sekmesinden 'İngilizce'yi işaretleyip, onu varsayılan (default) yapmanız yeterli olur sanırım. Sürümü bilmiyorum ama İngilizce'yi seçtiğiniz pencerede 'Varsayılan..' gibi bir düğme olmalı seçtiğiniz dili varsayılan yapabilmeniz için.
0
inatci kahraman aga
(12.05.08)
Arkadaşlar dediğiniz şeyleri buraya yazmadan önce yapmıştım. Benim tam sorunum bu powerpoint nanesinde dili değiştirmeme ve hatta ingilizceyi default olarak ayarlamama rağmen, yine bir kelime yazınca türkçeye dönmesi...

Want2die ingilizce patchi de yüklü sanırım çünkü ingilizceyi sectiğimde hatalı bir kelime bulursa altını çiziyor filan. Yine de o patchleri bir araştırayım bakalım...
0
🌸selimse
(12.05.08)
(18)

paso kar görüntüsü geçen kış filmleri

yazardimulanben
1.böyle kafamda net bi' şey yok, iklimlerin, uzağın bazı sekanslarındaki gibi falan. ful kar yağsın etsin, kış ön planda olsun var mıdır bu tarz film ismi aklınızda, çok sevinirim efendim.2. çok küçükken izlemiştim bi' film vardı, böyle çocuklar kardan kaleler yapıp savaşıyolardı, ufak çocuklar. var
1.böyle kafamda net bi' şey yok, iklimlerin, uzağın bazı sekanslarındaki gibi falan. ful kar yağsın etsin, kış ön planda olsun var mıdır bu tarz film ismi aklınızda, çok sevinirim efendim.

2. çok küçükken izlemiştim bi' film vardı, böyle çocuklar kardan kaleler yapıp savaşıyolardı, ufak çocuklar. var mı ismini bilen? aklımda bu kalmış, bi' de paintball falan giriyodu işin içine heralde süper bi' çocuk filmiydi.

3. son olarak biraz alakasız bi' soru. bi' türk filmi vardı, üvey anne kızı banyoya kapatıyodu burnuna böcek falan sokuyodu, doktor film çekmişti filmde de görünüyodu falan. babana söyleme bilmem ne gibisinden replikler hatırlıyorum. türk filmi olabilir mi bu, kime söylesem hatırlamıyo kafayı yiycem var mı bileniniz?

şimdiden çok teşekkürler.
0
yazardimulanben
(11.05.08)
deckard
(11.05.08)
1- Nói albínói(?)
2- O filmi ben de izlemiştim ama adını bilmiyorum...
0
late viper
(11.05.08)
fargo karda geçiyordu sanki.
0
ozdek
(11.05.08)
1 abi felaket senaryolu ""yarından sonra" diye bir filüm var. ingilizcesi neydi beah??? day after tomorrow
0
omer460
(11.05.08)
hülya koçyiğit'in derman filmi böyledir. yaz günü izleseniz bile iliklerinize kadar üşürsünüz.
0
conrad moricand
(11.05.08)
stalingrad var, karda kıyamette geçiyor.
0
gerrain
(11.05.08)
teşekkürler cevaplar için. aralarından groundhog day ve Nói albínói'yi izlemedim bunları indireyim. of ulan zengin olursam nerde kış var o yarımküreye göç edicem. aklına başka gelen olursa yazıverin lütfen efendim. tekrar teşekkür ettim.
0
🌸yazardimulanben
(11.05.08)
Tarkovski'nin Mirror'u yanlış hatırlamıyorsam.
0
sui
(11.05.08)
katırcılar var. izleyin derim.
0
robinbook
(11.05.08)
paso olmasa bile çok güzel karlı sahneleriyle birlikte: "uzak" filmini önerebilirim.
0
thinkbeforedoing
(11.05.08)
mirror'da on dakika kadar falan vardı kar evet. katırcıları feci merak ettim inşallah bulurum bi' yerlerden, buzlar çözülmeden vardı aklıma geldi şimdi onu da indireyim bulursam. uzak'ı izlemiştim. çok teşekkürler tekrardan!
0
🌸yazardimulanben
(11.05.08)
doktor zivago
0
cinematography
(11.05.08)
snow cake henüz izlemedim ama isimden belli. kanada filmi zaten.
snow walker bu da kanada
çizgi filmi de hoşunuza gidiyorsa happy feet =)
into the wild'da çok yok ama sonu alaska'da geçiyo
muhtemelen izlemişsinizdir ama eternal sunshine of the spotless mind'da harika karlı sahneler var
paha maa (frozen inside) bunu da izlemedim ama fin filmi, yine isimden ve kapağında soğuktan götü donmuş birinin fotoğrafı var.
the jacket'da da güzel karlı sahneler vardı.
atanarjuat bak bunu da izlemedim ama film eskimo dilinde.
o değil de ben bu karlı filmlerimi bi oturup bi güzel izliyim.
bonus: www.imdb.com
0
blackbasat
(12.05.08)
0
frant1c
(12.05.08)
İnsomnia var. Hep kar görüntüsü var dersek yalan olur ama Alaska'da geçiyor.
Vertical Limit var bi de. Hohho..
0
inatci kahraman aga
(12.05.08)
touching the void...
0
cinematography
(12.05.08)
tibette 7 yıl var karlar falan..
0
isott
(12.05.08)
the gold rush. mevsim kı$ da film sıcak olur mu? :p
0
durum serserisi
(12.05.08)
(3)

siyah çelik yüzük nerde bulunur? {erkek için}

sirrikadem
bunlar moda oldu ya artık. çelik takılar...şöyle siyah ve uzun bir yüzük arıyorum. sade olacak, üzerinde hiçbir şey olmayacak. nereye bakmalı? nerde olur...
bunlar moda oldu ya artık. çelik takılar...
şöyle siyah ve uzun bir yüzük arıyorum. sade olacak, üzerinde hiçbir şey olmayacak. nereye bakmalı? nerde olur...
0
sirrikadem
(09.05.08)
Halep pasajı
0
alkolik imam
(09.05.08)
Emek Sineması'nın sokağındaki gümüşçü.
0
inatci kahraman aga
(09.05.08)
so chic diye bir mağaza var, büyük alışveriş merkezlerinde, onlar gümüş çalışıyor sanırsam ama modeller sahiden şık. yine de en kral adres swatch bijoux. tek geçerim.
0
falan fesmekan
(09.05.08)
(3)

papatya tacı nasıl yapılır?

lancelot du lac
küçükken yapardık ama unutmuşum. nasıl yapıldığını anlatacak birine yapıp gönderecem...
küçükken yapardık ama unutmuşum. nasıl yapıldığını anlatacak birine yapıp gönderecem...
0
lancelot du lac
(09.05.08)
Papatyalar en diplerinden itina ile koparılır. Sap bölümünün biraz üstünden tırnak marifetiyle küçük bir delik açılır. Diğer papatyanın sapı bu delikten geçilir. Bu işlem beher miktarda papatyaya uygulanır. Elde edilen taç Kahraman Ağa'ya değil sevdiceğe verilir, öpüşülür, koklaşılır..
0
inatci kahraman aga
(09.05.08)
papatyalar saplarından saç örgüsü şeklinde örülür,araya yeni papatyalar katarak,istenilen uzunluğa gelinceye kadar.
0
elbar
(09.05.08)
biz örerek yapıyorduk.yani bi nevi balıksırtı örme mantığı. bakalım anlatabilecek miyim.en uzun saplı çiceği alır(1) temel yaparız,sonra 2.yi ondan 2 parmak-yani iki çicek arası mesafe ne kadar olsun istiyorsak o miktar- ayırır birazcık diğerine sararız(sanırım sarmasak da olur,sapların esneklik faktörü gözönüne alınmalı) sonra 3. çiçeği de alır yine bi miktar mesafeden sonra bu üçünü bi güzel öreriz yani yine en fazla 2 aralık mesafesi kadar,sonra 4.yü alır bu gerideki 3 sapı 2 ve 1 seklinde ayırıp toplamda örülecek 3 sap elde edilecek şekilde ,yani öncekileri her zaman yeni gelen çiçek sapına 2 tane örülecek şekilde ayırmamız gerekiyor. neyse bence anlatamadım. ders çalışsam daha iyi olacak.
0
kanuniye
(09.05.08)
(5)

ist de sağlam yüzme havuzu

imparatorolmayikolaymisandin
sevgili ile gidilicek rahat edilicek istanbulda hüzme havuzu aranmaktadır aqua marın/dolphin olmasın yanlız!! şartları da açıklarsanız iyi olur
sevgili ile gidilicek rahat edilicek istanbulda hüzme havuzu aranmaktadır aqua marın/dolphin olmasın yanlız!! şartları da açıklarsanız iyi olur
0
imparatorolmayikolaymisandin
(09.05.08)
sporium vardi maltepe taraflarinda. orasi iyi bir yere benziyor ama $artlarini bilmem.

ayrica yeditepe universitesinde var, gerci henuz tam temizlenmedi sezon acilmadi sanirim ama havalar duzeldiginde sezonu acarlar sanirim. [disaridan girenler oluyor]
0
safepassage
(09.05.08)
(git: 6773)
(git: 19954)
(git: 15796)
(git: 7695)
0
inatci kahraman aga
(09.05.08)
darüşşafaka tesislerini tavsiye ederim, açık havuz var, kapalı havuz var, açık havuz ısıtmalı hava serin olsa da girebilirsin. Yalnız olimpik havuz, kulvarlı. gayet enzih bir ortam. 6 aylık üyeliği sanırım 750 ya da daha azına pazarlıkla yaptırabilirsiniz.
0
sayinseyirciler
(09.05.08)
itü maslak kampüsü.

www.ituhavuz.itu.edu.tr
0
winsome
(09.05.08)
enka var resitpasa civarında ya da namık eken mı neydı o adam. bi de itu maslakta var iste.
0
bryan fury
(09.05.08)
(7)

eksi duyurudaki sorularim

orange coffee
duyuru ekliyorum cevaplar hemen yazilsada sozlukten 4-5 gun sonra mesajla iletiliyor bana eskiden boyle degildi niye boyle bu?
duyuru ekliyorum cevaplar hemen yazilsada sozlukten 4-5 gun sonra mesajla iletiliyor bana eskiden boyle degildi niye boyle bu?
0
orange coffee
(08.05.08)
evet bunda bir problem var galiba. misal bana da, benim sorularıma yazanların bilgilendirme mesajları, toplu olarak bugün geldi. ben bile unuttuydum yani.
0
fizikopat
(08.05.08)
benimde bir kaç gün önceki soruma gelen cevapların uyarısı az önce geldi.
0
aysiku
(09.05.08)
Yanıtlayanın silme veya düzeltme ihtimaline karşı alınmış bir önlem olabilir. Belki.
0
inatci kahraman aga
(09.05.08)
bugdır.
0
hulleci
(09.05.08)
banada bugün hepsi tümden geldi bug var
0
blackidom
(09.05.08)
duyuru on streoids
0
compumaster
(09.05.08)
bana aynı duyuruya verilen cevaplar iki kere geldi dün. daha sonra silinen bir cevap da geldi maalesef, bir önlem değil gibime geliyor o yüzden.
0
tom riddle
(09.05.08)
(7)

buzdolabındaki viski

weeping guitar
elimizde aşagı yukarı 20 yıldan beri buzdolabında muhafaza edilmiş olan iki şişe viski var (biri j.walker,diğeri de grant's) bunların kapakları hiç açılmamış. dıştan da görünüşleri gayet normal, yani topaklanma falan yok (viskide topaklanma oluyor muydu gerçi tam emin değilim) acaba içsek bir proble
elimizde aşagı yukarı 20 yıldan beri buzdolabında muhafaza edilmiş olan iki şişe viski var (biri j.walker,diğeri de grant's) bunların kapakları hiç açılmamış. dıştan da görünüşleri gayet normal, yani topaklanma falan yok (viskide topaklanma oluyor muydu gerçi tam emin değilim) acaba içsek bir problem olur mu?

(cevabın olumlu olduğunu varsayıyorum) bir de bunları kapaklarını açtıktan sonra yine buzdolabına mı koyalım, yoksa oda sıcaklığında mı saklayalım?
0
weeping guitar
(08.05.08)
hiçbişi olmaz.
0
pain
(08.05.08)
sakın içmeyin :)
verin bana 1 şişesini teste tabi tutayım :)
0
omer460
(08.05.08)
Kapağını açtıktan sonra 20 yıl daha muhafaza edilmeyecekse oda sıcaklığında durabilir. Tadı da güzel olur.
0
inatci kahraman aga
(08.05.08)
gereksiz yere ne elektrik harcanmış be. 20 yıl dile kolay. viski falan oda sıcaklığında bekleyebilir diye biliyorum.
0
ozdek
(08.05.08)
buzdolabını iki şişe viskiye tahsis etmedik canım herhalde (:
0
🌸weeping guitar
(08.05.08)
bizim kuzende yanlış hatırlamıyorsam 91-92 yılından kalma rakı vardı, hem de açıktı. birer duble içtik bir şey olmadı, viskide durum nedir bilemem :D
0
jr
(08.05.08)
Kapaklar iyi ise bir sey olmamistir. Gayet rahat icebilirsiniz. Ayrica evet, oda sicakliginda tutulabilir, hatta tutulmalidir.

Yalniz iki sise viski buzdolabinda yirmi sene nasil beklemis, onun da hikayesini anlatin bari.
0
wpi
(08.05.08)
(61)

kumar problemi ve uçup giden bir hayat..

osmanoglu
(sozluk yazarıyım fakat, malum, deşifre olmamak için öylesine bir kullanıcı adı alarak yazıyorum şu an)herşey bundan yaklaşık 3.5 sene önce başladı. bir internet cafede rastladığım ilkokul arkadaşımın internet üzerinden sanal kumar oynayarak ne kadar kolay para kazandığını görünce bunu benim de yapa
(sozluk yazarıyım fakat, malum, deşifre olmamak için öylesine bir kullanıcı adı alarak yazıyorum şu an)
herşey bundan yaklaşık 3.5 sene önce başladı. bir internet cafede rastladığım ilkokul arkadaşımın internet üzerinden sanal kumar oynayarak ne kadar kolay para kazandığını görünce bunu benim de yapabileceğimi düşünerek..neyse uzatmıyorum. kısa ve öz cümlelerle devam edeceğim konuya. 3.5 senedir internet üzerinden kumar oynuyorum. daha öncesinde çayına dahi okey ya da tavla oynamaktan sakınan mütedeyyin biri sayılabilecek olan ben nedense müptelası oldum bu olayın. ama sürekli kaybettim. şu ana kadar takriben 30 milyar para kaybettim. ve hala ödenmesi gereken 17 milyarlık kredi kartı ve banka kredisi borcum var. tamı tamına 4 defa çeşitli bankalardan kredi kartı borçlarımı ödemek için kredi çektim ve 1 ay içinde tekrar limitlerini doldurdum bu kartların, sadece sanal kumar oynayarak. geriye dönüp baktığım da bu süre zarfında gelirimin yarısını bu illete harcamışımcve daha da ödemeye devam ediyorum. birçok defa bu yüzden, gün geldi dolmuşa binecek param olmadı, gün geldi (ajitasyon yapmıyorum) yiyecek birşey almaya param olmadığından haftalarca haşlanmış yumurtaya talim ettim. 28 yaşındayım, herkesin gözdesi olan bir mesleğim var ve bu illetin yüzünden yerimde saydım işimde. ailemle, çevremle bağlarım koptu. doğru düzgün uyuyamıyorum bile. sağlık problemleri baş göstermeye başladı. hızlı bir şekilde yaşlanıyorum. defalarca yemin ettim bir daha olmayacak diye, ama sonra farkettim ki bu yeminler cebimde para kalmadığı zaman ettiğim yeminlerdi. param olduğunda bu yeminleri unutuyor,oyuna tekrar başlıyordum o lanet olası heyecanı hissetmek için. hani "gözü dönmüş" diye bir deyim vardır ya bu hırsı aynen ona benzetiyorum ben. normal hayatında pek fazla hırslı, afedersiniz götünü yerden kaldırmaya üşenen ben, banka kartlarımla ilgili problem olduğunda halletmek için defalarca müşteri hizmetlerini arıyor gerekirse şubeye üşenmeden gidiyordum problemi halletmek için. kartlarımı iptal ettiriyor fakat yine binbir meşakketle yeni kart çıkarıyordum. hiçbir şey yapamasam gidip iddaa oynuyordum. yaşıtlarım son model arabalarda gezip çoluk çocuğa karışırken ben bu illetin yüzünden evimden çıkmıyor, geceleri ağlıyodum. asosyal, dağınık, dalgın, karamsar biri oldum çıktım sonuçta. ahirete olan inancım olmasa belki çoktan gitmiştim bu dünyadan.

bugün yine yemin ettim belki 100. defa. ama işin kötüsü, bu yemini tutacağımdan yine emin değilim ben. yine kendimden nefret edecem, zaten kendine güvenin zerre kadarı kalmadı bende. yaşantımı bütünüyle etkiledi bu olay. hadi giden para gelir tekrar. şu ana kadar pek sorun olmadı ödemelerimde. birkaç sene daha dişimi sıkar hallederim. ama en çok neye üzülüyorum neye yanıyorum biliyor musunuz: hayatımın en verimli olabileceğim en güzel yıllarını ben bu illete verdim. bu yılların geri döndürülemez olduğunu düşündükçe daha da çıldırıyorum.

şu ana kadar en yakın arkadaşlarım dahil bunu kimseye anlatmadım. şimdi buraya yazarak hem biraz rahatlayayım, hem de varsa benim durumumda olan ya da bu işlere heves eden birileri, ibret alsın uzak dursun istedim.

şimdi soruyorum dostlar: ben ne yapayım? nedir bunun tedavisi? dayaksa dayak, terapiyse terapi. yardımcı olmanız dileğiyle.
0
osmanoglu
(08.05.08)
benimde çok yakın bir arkadaşımda bu durum var, yurtdışında, her yolu denedik, evet dövdük, aşağıladık, destek olduk, aç kaldı para verdik, yer verdik ama yok bize verdiği sözleri tutmadı. kartlarına el koyduk erkeklik taslamaya başladı, gene dövdük ama yok kumar bu.

gerçekten iller bir şey, şahsen o arkadaş sayesinde şu an iddia, loto, toto sayısal falan bişi oynamam.

bu arada, o arkadaş doktora da gitti ama sonra bıraktı gene.

sanırım tek yolu, ciddi bir şekilde gururun kırılması...
allah yardımcın olsun.
0
alchemistt
(08.05.08)
unutmuşum. bahsettiğim süre zarfında 2 sevgilim oldu. onlardan da ayrılmak zorunda kaldım bir süre sonra. yürümüyordu bu problem yüzünden. zaman dahi ayırmak istemiyordum.
0
🌸osmanoglu
(08.05.08)
kesinlikle birinden yardım al, tek başına halledilecek değil. kafanı kırsa ses çıkaramayacağın biri olsun. kartlarına el koysun, maaşını o çeksin sana versin ne bileyim hayatının kontrolünü bi süre başkasına devret. zaman en büyük dost, uzak kaldıkça etkisi azalacak azalacak, sonra unutabileceksin belki
0
efruz
(08.05.08)
efruz, verdiğim örnekte aynen dediklerini yaptık ama eroyin bağımlısı gibi davranılıyor ve bir şekil alıyorlar kartı, ki bıktırma, olay büyümesin demeler falan.
osmanoğlu, eğer bu yolu deneyeceksen, kesinlikle akraban ve büyüğün olsun ya da asla ama asla sesini yükseltemiyeceğin, kalbini kıramayacağın biri olsun, keza bağımlılığın bayağı ileri derece gibi, normal arkadaştan dayanamayıp alırsın geri.

bir de, harçlık sistemiyle çalış, minimum yetecek parayı al o kişiden.
0
alchemistt
(08.05.08)
Bence asosyalligin getirdigi bir sey bu. bakin ne guzel soz de vermissiniz; eger baktiniz ki tekrar oynamak uzeresiniz, buraya[eksi duyuruya] yazin ve eminim o an hem ne yapmak uzere oldugunuzu daha iyi gorecek, hem de buradan size verilecek moralle o illetten yavas yavas da olsa kurtulursunuz. ilk zamanlarda birakmanin keyfini hissedilmese de, ilerleyen zamanlarda kumari biraktiginizi gorunce kumardan aldiginiz zevkten kat be kat daha fazlasini alacaginiza eminim.

Ayrica, herkesin imrendigi bir ise sahibim demissiniz; bu durumda hesap kitap iceren bir meslekle ugrastiginizi dusunursek kumarda kazanmanin ne kadar dusuk bir ihtimal oldugunu kolaylikla gorebilirsiniz; kendi acinizdan bakmaktan ziyade buyuk resimi gorurseniz ne kadar ucuz bir numaranin etkisinde oldugunuzu haydi haydi goreceksinizdir.

Son olarak efruz'a katilmadan edemeyecegim. pek dogru soylemis.
0
egotm
(08.05.08)
haklısınız.ben hayatta sadece ailemden çekinirim. bugüne adar hiç açmadım aileme bu konuyu. çok düşündüm açayım mı diye ama yapamadım. zaten onlar benim para biriktirdiğimi düşünüyorlar. bana, "hiçbir şeyin yok parayı ne yapıyorsun?" diye sorduklarında "yedim içtim eğlendim, kalanını da biriktiriyorum" şeklinde yalan uydurdum yıllarca. bu yüzden gerçeği söylemem çok zor gibi ama yapmam lazım. er geç nasıl olsa açığa çıkacak. her telefonla aradıklarında korkuyla açıyorum telefonu acaba öğrendiler mi diye..
0
🌸osmanoglu
(08.05.08)
es geçilmemesi gereken bir konuda sanırım boşa geçen seneleriniz, aslında geçmişe bakmak her türlü sorun için körükleyici. beterin beteri vardır, bu gerçekten öyle, yani şükredin, bir şekil yaşadınız oldu bitti. hem 28 yaşı, yaşamak isteyip yapamadıklarınız/kaçırdıklarınız için geç değil, daha 30 olmamış en azından:)

şebnem kısaparmak'dan, keşke'li bir parça vardı onu dinle bikere:) (ben de bir kere dinledim, kötü ama olsun dinlenir bikere)
0
alchemistt
(08.05.08)
ben 26 yaşındayım ve senin problemine benzer olayları ben de yaşadım.
benimkinin temelinde maddi değil, manevi olumsuzluklar yatıyordu.
üni. hayatımın erken bir döneminde bulaştığım ciddi bir ilişki; taa bugüne kadarki olan hayatımın dengesini sikip atmaya yetti. kaldı ki ben o ilişkimi 4. sınıfta sonlandırmıştım.
ama etkilerinden daha yeni yeni kurtulmaya başladığımı hissediyorum.
arkadaşlarımdan koptum, gezip/tozmaktan koptum..
ulan insan üni.ye gidince sosyal olur, kendini geliştirir; ben daha bir monoton, daha bir içine kapanık oldum.
lisedeyken çok daha fazla hobilerim ve eğlence araçlarım olduğumu hatırlar, acı acı gülerim kendime.
çevremdeki hemen hemen herkes, büyümenin ve ayakları yere sağlam basan bir birey olmanın, ebeveynleri tarafından 4 bir yandan toparlanmadan yaşayabilmenin sırlarına ve güzelliklerine erşirken, ben moloz oldum, göt oldum ben.
yaşam sevincimin yarısından fazlasını üni.de bıraktım. işin en gıcık tarafı da, demin dediğim gibi, diğer insanların bunun tam tersini yapıyor olmasıydı.
derslerim de çöktü tabiki bu boka bağlı olarak. şu an 7. sınıfım ve hala uğraşıyorum derslerimle. yaşıtlarımın çocuğu olmaya başladı, neredeyse bütün arkadaşlarım askere gitti geldi, hepsinin güzel denebilecek bir işi var.
özendiğimden ya da çocuk yapmaya meraklı olduğumdan değil; sadece ben de artık hayata atılmak istiyorum ve tam bir "birey" olarak, maddi ve manevi özgürlüğüme kavuşmak istiyorum.
2 sene öncesine kadar, bitmiş durumdaydım yukarıda anlattığım nedenlerden ötürü.
ama sonra durdum, baktım aynaya ve dedim ki kendime,
"ulan hıyarağası! nereye kadar bu heder olma? nereye kadar bu arabeskçi tavırları? dışarıda hayat ve olanca hızıyla akıyor, git ucundan tut ve sakın bırakma!"

böyleyken böyle..
2 yıl önce girdiğim revizyonun şu anda meyvelerini topluyorum yavaş yavaş. en azından okulu biraz yola sokabildim. 2 yıl önce alttan 47 adet dersim vardı ve bu sayı bir mühendislik bölümü için çok yüksek bir rakamdır. o zamanlar çevremde birçok kişi bana okulu bırakmamı, bu saatten sonra hiçbir şey elde edemeyeceğimi söylüyorlardı. yılmadım, çalıştım ve şu anda geleceğe daha çok umutla bakabiliyorum.

amma uzatım haa! biraz dağınık anlattım kusuruma bakma, ama senin bu tertemiz ve saf özeleştrini görünce dayanamadım ve ben de biraz rahatlayayım dedim. insiyatifine sığınıyorum =)

osmanoğlu kardeşim, yukarıda zırvaladığım onlarca kelimden anlatmak istediğim tek birşey var:
hayatta hiçbir şey için geç değil inan bana. eğer inanaırsan, herşeye yeniden başlayabilir ve bundan sonraki yaşantını çok harika bir şekilde idame ve kontrol edebilirsin. sadece inanman gerek. ve hiçbir zaman karamsarlığa düşme. pollyannacılık da oynama, hayatın gerçeklerini gör, ama hayatın seni yenmesine izin verme.
geçmişi de sil artık kafandan. tatsız deneyimlerinden kendine ders çıkar, tecrübe oluştur. ama geçmişte yaşama, geçmişi bir kenara bırak. onlar, tatlı ya da acı hatıralar olarak kalsın sadece beyninde. asla ama asla hayatına müdahale edemesin, izin verme buna.
unutma ki; insanlar, mücadele ettikleri sürece var olurlar. çünük, hayat başlı başına bir mücadeledir ve mücadele edemeyeni sindirir.
her sabah sokak kedileri, çöp kutusundaki bir lokma ekmek için nasıl mücadele ediyor, nasıl birbirlerinin gözünü, kulağını tırmıklıyorsa; sen de aynen hayatı o şekilde tırmıklamalısın. tırnaklarınla kazımalsın. hak etmelisin.

boşluğa ve karamsarlığa düştüğünün ilk anlarında; bir iyilik perisi gelecek, sihirli çubuğuyla dokunacak ve herşey eskisi gibi, toz pembe olacak şeklinde düşünüyorsun maalesef. bunu hepimiz yapıyoruz. bu, insanın evrensel acizliği.
ama gerçek yaşam bu şekilde ilerlemiyor. hayat mücadele istiyor.
şimdi kalk oturduğun yerden, silkelen ve kendine gel. bu hayatta herkes hak ettiğini alır kardeşim.
git ve hayatı hak et.


not: parasal problemin için patronuna da başvurabilirsin. tabi eğer bir patronun varsa, kendi işini yapmıyorsan. ona git ve problemini açık açık anlat adama. yardım iste. patronun olarak değil, bir büyüğün olarak ona geldiğini ve bir büyüğün olarak onun nasihatlarına ve yardımına ihtiyacın olduğunu söyle.
sana maaşını harcırah olarak versin. 3-5 günlük olarak. o ayarlasın artık.
sevdiklerini veya anne-babanı para meselelerin yüzünden incitmiş olabilirsin. ama patronunu bu yüzden üzmen biraz sıkar =)
kolay kolay ona karşı da gelemezsin. bu şekilde düzgün bir para harcama metodu da geliştirebilrisin.

son söz olarak da; acil şifalar diliyorum sana. umarım en kısa zamanda iyileşirsin ve hayata kaldığın yerden devam edip, ihtiyacın olan yaşam enerjisini yeniden kazanırsın.
0
punkertifo
(08.05.08)
Hocam , eger ailen senin bu durumunu olgunlukla karsilayip seni sahiplenemeyeceklerse ben acma derim. bu sorununu farkedebilecek ve bunun icin buradan yardim talebinde bulunabilecek denli kendinin farkindasin. sadece biraz kendine guvenin ve motivasyonun eksik. ufak ufak adimlarla hayatini degistirmeye basla

mesela diyelim ki her sabah dus almak istiyorsun ama almiyorsun ve bu nedenle kendinden nefret ediyorsun. iste en kisa zamanda dus almaya basla ve bunu surekli kil. boylelikle ufak da olsa kendi iradene soz gecirmis olacaksin. bu ufak adimlarla kendi ozguvenini kazanacaksin ve bu gozunde buyuttugun kumar aliskanligindan da kolaylikla kurtulabileceksin. Onemli nokta, bu nefret ettigin zamanlarina ait gunlerini tekrar etme; ufakta olsa bir degisiklik yap. aksi taktirde git gide catch 22 ya kisilacaksin.

Kisacasi, sorununun ne oldugunu biliyorsun, cozumu de aslinda cok basit. biraz kendine guven ve guvenini kaybettigini dusundugun noktalarda bir yakininla bunu paylasman[ eksi duyuru ahalisi olarak biz de yakin sayiliriz butun uyelerimize ;) ] gecmis olsun.
0
egotm
(08.05.08)
kumar bağımlılığında benim görebildiğim kadarıyla büyük miktarlar kaybedilmesi ile girilen depresyonda insan hemen 'bir daha oynamıycam' diyor. siz tekrar oynamaya neden başvurdunuz, sadece çok çabuk çok fazla para kazanma hevesi miydi, yoksa kumar eylemi miydi sizi kendine çeken?

sigara bağımlılığından farkları olsa da temelde her bağımlılık, yerine sizi sigaradan daha mutlu eden bir şey koyabilmenizdir. biraz düşünün, yaparken kumarın aklınıza gelmediği bir eylem var mı? eğer yoksa uzman desteği almanız gerekir.
0
tom riddle
(08.05.08)
Sendeki kolay para kazanma hırsı. Birincisi online oynadığın kumar sitelerine ne kadar güvenebileceğin, sözde bağımsız şirketler tarafından kontrol ediliyor diyorlar ama sittirsinler. Yanlış anlaşılamsın git gerçek kumarhanede oyna demiyorum.

İkincisi kumarda kazanan taraf olduğu gibi kaybeden taraf da var, profesyonel değilsen bu kadar açılman sana sadece zarar olarak geri döner. İstatistik dersi almanı ve paranı ne ihtimallerle riske attığını görmeni öneririrm.

Üçüncüsü kasa her zaman kazanır.

Kumardan pat diye vazgeçemezsin, misal arkadaşlarla poker oynuyorduk bütün gece. Alkolümüzü alıyorduk, herkes 5ytl para koyuyordu, tombala pullarından da pot yapıyorduk. Bunu ayda bir yapınca eğleniyorsun ve o kumarın yarattığı heyecanı da tadıyorsun. Ama her gün oynarsan bağımlılık yapıyor. Nette parasına oynamadım ama betsson sitesini açıp deli gibi poker oynuyordum, her bilgisayar başına oturduğumda ilk işim o siteyi açmaktı.

Zararın neresinden dönülse kardır, başkalarına daha fazla kolay para kazandırmadan vazgeçmen dileğiyle. Ailenden hem maddi hem de manevi olarak yardım alırsan ve gerçekten bırakmak istiyorsan yapabilirsin. Profesyonel desteği de es geçmezsen iyi olur.
0
kimlanbu
(08.05.08)
Ayrıca 'her şey için artık çok geç' havası sezdim yazdıklarınızdan. Hayatınızın en güzel dönemini kumarla geçirdiğinizi düşünüyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Hiçbir şey için geç değil sevgili osmanoglu. Sizden birkaç yaş büyüğüm ve hayatımın geri kalanı için çok farklı planlarım var; yani her şey sizin için de değişebilir demek istiyorum. 28 yaş bir şey değil yapmayın, hiçbir şey için geç değil.
Bırakabilirsiniz, hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz, bunu unutmayın.
0
inatci kahraman aga
(08.05.08)
Selamlar dostum,

öncelikle sorunun için üzüldüm gerçekten. Günümüzde var olan en büyük problemlerden biri bu. Uzun zamandır bu batağın içerisinde olduğun belli. Defalarca kendine söz vermişsin ancak sözünü yiyen yine kendin olmuşsun, olsun. Hiçbirşeyden umut kesilmemeli.

Senin yerinde olsaydım şayet;

İlk yapacağım şey, konuyu en yakınlarıma açmak olurdu. Aileme, öncelikle anneme.. Annen bir şekilde babana anlatır.. Ama sana bu hususta en büyük desteği annen verecektir. Annene konuyu bütün detayları ile anlatmalısın. Ne zaman başladığından ne kadar para kaybettiğine, kimin başlattığından ne kadar süredir bu illet ile uğraştığına kadar aklına gelebilecek her türlü detayı annen bilmeli.

Bugüne kadar kazandığın paraların kontrolü hep sende olmuş ki bu iradenin zayıflığı sebebiyle kurtulamamışsın bu lanetten.

Konuyu ailene açtıktan sonra kendi paranın kontrolünü direk başkasına devretmelisin. Parayı bankamatikten mi çekiyorsun ? Hemen bankamatiğini veriyorsun bir yakınına, senin için parayı o çekiyor. Sigara kullanıyormusun, sigara paranı, paranın kontrolü kimdeyse ondan alıyorsun. Ne ihtiyacın varsa paran kimdeyse onlardan alıyorsun. Bu işi en iyi yapacak olan da bana göre yine annendir. Annen veya baban ile diyaloğunu elbette bilmiyorum ancak annenin bu konuda yeterli olacağını tahmin ediyorum, öyledir umarım.

Paranın kontrölünü başka birine geçirmen iradeni zorladığın anlarda sana müthiş fayda sağlayacaktır. Bu sadece bu illet için değil para harcama sıkıntısı olan herkes için geçerli olmalı.

Sana bu konuda destek verebilecek herkese, her bireye bu konuyu açmalısın. Konu senin içinde sır olarak kalmamalı, herkes bilmeli ki toplum tarafından da bir baskı hissedebilesin. Aksi takdirde kendi içinde bildiğin bir sır olarak kalmaya devam ederse - ki şu anda öyle - içinde çıkamazsın. Aslında irade müthiş birşey. Herşey elinde ama bahsettiğim yönergeleri izlemen senin için daha iyi olur. Yoksa direk bırak derdik yani değil mi :)

Bugüne kadar harcadığın parayı kaba taslak bir hesap et. O paralar ile neler yapabileceğini bir düşün. Kağıda yaz. Kaç milyarsa neyse neler yapabilirdin o parayla onu düşün. Dediğim gibi yapabileceğin herşeyin bir listesini yap. O yaptığın listeyi iyi oku.

Sonrasında ise, bundan sonra bu illeti oynamaya devam edersen ne kadar para kaybedeceğini hesapla. Bugüne kadar kaybettiğin paranın çok büyük misli olduğunu göreceksin.

Bundan sonra oynamazsan, cebinde kalacak olan parayla neler yapacağını gör, defalarca oku. Aklından çıkarma. Bilmem kaç milyar borcum var, yok şu kadar içerideyim, ödeyeceğim milyarlarca para var falanda filanda... Bunları siktir et. Kimse seni borcundan ötürü öldürmez. Bu tür düşüncelerde problemini yok etmez.

Lütfen konuyu aile bireylerinden birine aç. Bunu kesinlikle yap herşeyden önce. Asla ihmal etme. Devamlı telefon gelecek, öğrendiler tarzı korkuyla yaşama.

Konuyu ailene açtıktan sonra tepki görebilirsin, gayet normal. Hiçbir aile kendi çocuğunun bu tip problemler yaşamasını istemez. Ama hiçbir ailede çocuğunun problemle yaşamasına izin vermez / vermemeli.

Bu problemi aşacağına inanıyorum. Buraya açtığın başlık gibi, "arkadaşlar kurtuldum" başlığını görmeyi umut ediyorum.

hangi ildesin bilmiyorum, ankaradaysan eğer çayımı içmeye de beklerim. insanlar ne problemleri aşıyor, bu ne ki ?

böyle düşün lütfen.

kal sağlıcakla.
0
ensar
(08.05.08)
Dostum benim önerilerim diğerlerinden farklı olacak. "Sanal kumar oyna ! " Mesela facebookta var bi poker oyunu.Arkadaşların arasında hırs yapıyorsun böylece çok da az olsa seni dinginleştiriyor.
İkinci önerim salaklığa vur.Git modemin üstüne su dök sonra bunu yanlışlıkla yaptım havasına inandır kendini.
Eğer buradaki hiçbir öneri işe yaramazsa şunu hiçbir zaman unutma ama son çare herşey tekrar başladığında :
"Kazandığın anda o masadan kaç !"
0
chaud
(08.05.08)
Bu arada yukarıdaki önerilerimle ben de bu illeti yendim. Yani hiçbiri havadan değil.Benimkisi seninki kadar ciddi değildi çünkü ailemden geçiniyordum ve aldığım para sınırlıydı.Önce modemi sabote ettim,ertesi aya kadar modem alacak param olmadığından 1 ay oynayamadım ve dinginleştim.Sonra da facebook poker yardımcım oldu.
0
chaud
(08.05.08)
selam, ailemden birinin başına geldi bu hadise. ilk etapta kazandığı paranın yönetimini ben devraldım, ama sonra gidip tefecilerden borç almaya başladı ve hem kendini hem bizi daha büyük zarara soktu.

hmmm... anne baba değil de... kardeşin var mı hiç? mesela abin? en kesin çözümü o sunar sana bu konuda, sağlam kişilikliyse.

profesyonel yardım almak "zorundasın". diğer konulardaki yardımlar hep kısa vadeli olacaktır ama bu konuda bu illetten tamamen kurtulmak istiyorsan profesyonel yardım almalısın.

bir de, gerçekten kumardan daha fazla zevk alacağın bir uğraşı bulmalısın. aklına kumar oynamayı getirmeyecek bişey. eskiden kendini adadığını hatırladığın bişeyler varsa mesela, düşün, bişeyler üret, kendini zamanını alacak başka şeylere yönelt.

ama n'olur, profesyonel yardım al.
0
karapolisnas
(08.05.08)
ben de olayin aile boyutuna deginmek istiyorum. boyle sikintilar ice atildikca hicbir sey cozulmez. boyle devam ettirmeye calisirsan allah gostermesin aileni ve sevdiklerini daha buyuk uzuntulere sokabilirsin. zararin neresinden donulse kardir.

benim de bir tanidigimin abisinin boyle bir derdi vardi. memur maasiyla iddaa'ya dadanip bankalara kredi borcu yapip, maasi bloke olup, es-dosttan daha da borclanip faizini bile odeyemez hale gelmis. nihayetinde para isteyecek kimse kalmayinca is mafyadan bos senete imza atmaya kadar gelmis, o noktada konuyu esine ve annesine babasina acmis. coluk cocuklu iken boyle birsey yapmak akil alacak birsey degil ama o ruh halini de anlamak zor degil. basta ufak tefek baslayan sey cig gibi buyuyor. derdini basta sizinkinin aynisi psikolojiyle kimseyle paylasamiyor. en bastan anlatsa belki ailesi sagdan soldan para toplayip o cig gibi olmayan borcu odeyebilecekken bir nevi pozitif geri-beslemeyle borc inanilmaz buyuyor. nihayi cozum ise maasinin senelerce bloke edilmesi, ebeveynlerinin evlerinin ipotek altina alinmasi, onlari senelerce banka kredi borcu altina girmeleri, benim arkadasin, maasinin yarisini senelerce abisine gondermesi. ama bunu da aileden baskasi yapmaz. aileyi aile yapan da budur. gururun kirilmasi, kardese bile mahcup olmak, kendi yaptiklarinin sonuclarindan dolayi en sevdigin insanlara cektirmek gibi sebeplerle bu illetten mecburen uzak duruyorsun. o gurur gelecekte yeniden olusur mu, mahcubiyet ortadan kalkar mi bilmem. ama arkadasimdan biliyorum, abisine kizginligi var tabi de, asil felaketin abisinin derdini paylasmadigi durumda ortaya cikacagini bildiginden gene de isin bu kadar ucuz atlatilmasindan memnun. o kucuk cocuklar ya babasiz, esi dul, ailesi ogulsuz kalsaydi. sonuc olarak, ailenizden korkmayin, kesinlikle destek olacaklardir. ama gene de uyarayim, olunun naasi bir kere kaldirilir, ayni hatayi tekrar ederseniz orda olmayabilirler.

baska bir tavsiyem de kendinizi bir yardim kurulusuna falan adamaniz olabilir. baskalarinin acisini icinizde gercekten hissedip onlara yardimci olmak iyi bir terapi yontemi olabilir.
0
sethi
(08.05.08)
geri döndürülemeyecek yıllar için üzülmeye değmez. benim de üniversiteli bir genç gibi yaşamam gereken en güzel beş yıl, gece çalışıp gündüz birkaç saat uyuyarak zombi geçti. şimdi üniversite mi okuyorum, işe mi gidiyorum belli değil.

kiminin otuz yılı hapiste geçiyor, sorsan, onların da en güzel yılları onlar. yaşamasını bilene hayatın her anı en güzel yılların bir parçası. yaşamasını bilene ama - bana değil mesela.

hiçbir şey için, hiçbir zaman geç değil!

kumar bağımlılığı psikolojik / psikiyatrik bir sorundur. derhal profesyonel yardım alırsanız kısa süre içinde kurtulursunuz.
0
actionary
(08.05.08)
yerinde olsam girdigin butun o kumar sitelerini bir arkadasa bilgisayarda sifreyle engellettiririm en azindan kendi bilgisayarindan bu sitelere giremezsin belki bir faydasi olabilir.. sadece bir oneri.. bir psikologla gorusmende fayda var zira profesyonel yardimin buyuk katkisi olur.. umarim zaman icinde hem maddi hem manevi olarak durumunu duzeltebilirsin..
0
orange coffee
(08.05.08)
@alchemistt
gururum çok kez kırıldı.haklısın aslında. ya ileriki yaşlarda evli barklı, daha da kötüsü çocuklarım varken başıma böyle birşey gelse, düşündüm de daha beteri olurdu. onların nafakasını böyle şeylere yatırmam felaket olurdu heralde. ayrıca bugün ne yaptım biliyor musun? gittim bireysel emekliliğe başvurdum. cüzi bir miktar da olsa her ay bir kenarda biriksin biraz para diye düşündüm. maaşımdan direk kesecekler ve bu şekilde o parayı başka işlerde kullanamayacağım. teşekkür ediyorum sana.

@efruz

ilk başlarda ben de böyle düşündüm. kafamı kırsa ses çıkaramayacağım birine paramı teslim etmeyi yani. aslında en mantıklı çözüm de buydu. ama ben onu çok kırdım bu meseleler yüzden. o da lanet olsun diyip çıktı hayatımdan. ailemden biri belki en iyi çözüm, onu da neden yapamadığımı aşağıda anlatacağım. teşekkür ediyorum.


@egotm

içinde bulunduğum durumu buraya yazarken, bir şekilde birilerinin bana yardımcı olmaya çalışacağından emindim. ki oldunuz da. hepiniz tek tek sağolun. bir gün yine nüksederse bu hastalığım, dediğin gibi buraya bakıp benim yazdıklarımı ve sizin tüm iyi niyetinizle bana nasıl bana yardımcı olmaya çalıştığınızı görünce utanırım belki. hesap kitap işine gelince, ben de hesaplayan adamlardan biriyim fakat işin içine hırs girince pek başarılı olamadım. her seferinde kaybettiğimin 2 katını ortaya koyarsam bir kere kazansam dahi kara geçeceğimi düşündüm. fakat olmadı. her zaman daha fazlasını istiyor nefis.

aileme bu meseleyi neden açamadığım konusuna gelinciye. kardeşlerimin de başından bu olayın aynısı geçti. tek farkı sanal değildi.(kalıtsal mı acaba bu diye düşünmüyor değilim bazen). 10 senede herşeylerini erittiler bu illetin yüzünden. bir zamanlar bizleri okuturken şimdi bizim gönderdiğimiz 3-5 kuruş paraya dahi muhtaç oldular. bu durumları şimdilerde biraz hafiflese de devam ediyor. annem babam çok yıprandı bu yüzden. çok üzüldüler, ve çok acı çektiler. evlatları ne de olsa! şimdi ikinci bir acıyı kaldırablirler mi emin değilim. hem de en son ihtimal verdikleri kişiden. (ne kadar dehşet verici değil mi?, yine de ders almamışım) teşekkür ediyorum sana da nasıl utanacağımı bana gösterdiğin için. söylediğin gibi, kendime güvenimi kazanmam anahtar burada. hemen bu yazıyı bitirir bitirmez evimi temizleyeceğim ve bir daha asla kirlenmesine izin vermeyeceğim.

@osmanoglu

seni şimdilik atlıyorum. seninle sonra hesaplaşacam.hele sen dur biraz şurda. yakında adam edeceğim seni.

@punkertifo

senin yaşadıklarının benzerini sebebi aynı olmasa da ben de yaşadım üniversitede okurken. 38 tane dersim vardı alttan(küsüratlı söyledim diye sanmayın salladığımı). okula 2-3 sene uğramadım. bitmez sanıyordum. ama evet iyi hatırlattın. silkinmiştim o zaman. 2 sene içinde makyavelist bir şekilde de olsa vermiştim o dersleri. bu 2 seneyi kaybolan yıllarım içerisinde saymamıştım yazımda. unutmuşum baksanıza. demek ki bir şekilde üstesinden gelince pek önemi kalmıyormuş çekilen sıkıntıların. sana da teşekkür ediyorum, farklı bir bakış açısına yönlendirdiğin için beni. bu arada patronumu şimdiye kadar hiç görmedim.

@tom riddle

sizler benim için birşeyler yazdıkça, bana sorular sordukça o günlere flashback yapıyorum birden. biliyor musun,ilk defa bir kredi kartına sahip olduğumda, paramı ilk bu sitelere vermiştim ben. ilk gün 100$ para kaybetmiştim ve "aman allahım!, ben ne yaptım, nasıl ödeyeceğim bu parayı şimdi" diye kendime kızmıştım. daha sonra hep o 100$ dolar zararı çıkarmak için oynadım sanırım.(klasik kumarda kaybeden tavırları işte).aslına bakarsan işin içindeki adrenalin de beni çekiyordu. akşam 5 olur olmaz bir internet cafe ye gidip saatlerce kaybediyordum yemeden içmeden. birçok kere zararımı çıkardım. yüksek miktarda bakiyelerim oldu. çekebilirdim o an. ama bu lanet olası siteler hiç bir zaman anında para çekmene izin vermiyorlardı. 2-3 gün beklemeliydin ve ben bekleydası yemiyordum. çekim emri veriyor fakat sonra kaybedince iptal ettirip tekrar kullanıyordum. bu güne kadar 1$ dahi hesabıma para yatırılmasına izin verdiğimi hatırlamıyorum. hep kaybettirakıp. beni çeken sanırım hem para kazanma hevesi hem de kumar eylemi. yerine birşeyler koyma meselesine gelince. bir ara yalnız kalmamaya çalışıyordum kendimle. işimi geceye bırakıp geç saatlere kadar işyerimde çalışıyordum birkaç arkadaşımla. gündüz de uyuyordum. baya faydası oldu. ama bir süre sonra vücut dengemi kaybettiğimden bıraktım. farklı bir hobi bunun yerine geçebilir. tavsiyen olursa memnun olurum. teşekkür ediyorum bunu bana sorgulattığın için.

@kimlanbu

evet, bu sitelere güvenmiyordum. hatta eften püften sebepler uydurmasından dolayı firmaların, parasını alamayanlarada şahit oldum. bir ara bıraktım her zaman oynadığım siteyi. ama sonra daha güvenilir olarak duyduğum başka bir yerde devam ettim. aah ahh dostum. istatistik demişsin. zaten beni mahveden de o istatistik kafam değil mi? yukarıda bir yerlerde bahsettiğim "yüklü girip bir kere kazansan dahi, kara geçersin" düşüncesi. ama herkes böyle düşünse kumarı oynatan nasıl para kazanacak bir de bu var değil mi?. olmuyor işte. hırs, nefis buna engel oluyor.hakim olamıyorsun kendine. gerçek hayatta elimde iskambil kağıdı dahi tutmayı bilmem. ciddiyim, bu yüzden arkadaşlarla kağıt oynadığımızda, espri konusu olur bu durumum. üniversite yıllarında arkadaşların eve iskambil kağıdı sokmasına izin vermeyen ben(hiç hazzetmezdim, ve anlamazdım da,ki hala anlamıyorum tahmin ettiğiniz gibi), sanal masalarda, 500$ potu olan oyunlarda kendimden geçiyordum. zaranın neresinden dönersen kardır demişsin. aslında ben bunu yıllar önce farketmiştim. bu sanal kumar olayına başlamadan 1 sene önce at yarışı oynamaya başlamıştım. (ki sanırım içimdeki hırs o zaman başladı). sadece 1 ay oynadım. bu bir ay içinde o "insanlar ne anlıyor lan bundan, karmakarışık" dediğim at yarışı bültenlerini yalayıp yutmuştum. ufak meblağlar yatırıp, yine ufak meblağlar kazanmıştım birkaç kere. tekten yatıp kıl payı büyük ikramiyeyi kaybettiğim bir günün ertesinde, altın vuruş yapma fikri zihnimde belirmişti. cebimde harç parası olarak ayırdığım 300 ytl vardı. bu paranın hepsini basacaktım. bu düşünceyle, sabaha kadar bir sonraki günün programını arkadaşla çalıştık. kesin kazanacağımızı düşünüyorduk. fakat yarışın başlamasına saatler kala içimdeki hisse güvenerek kupon yapmaktan vazgeçtim. iyi ki de vazgeçmiştim. çünkü oynasaydım en güvendiğimiz ayakta yatacakmışız. ben o gün arkadaşa "oynamadan da kazanabilirmişiz demek ki, baksana bugün at yarışından 300 ytl kazandım " dedim. O günden sonra da elimi sürmedim. güzel şeyleri hatırlattın bana. sana da teşekkür ediyorum.

@inatci kahraman aga

aslında "her şey için çok geç" demiyorum. sadece "daha da geç" olmadan yardım istedim sizlerden. bir şekilde içimi boşaltmalıydım. bu kadar yazacağımı ben bile tahmin etmiyordum. dikkat ettiyseniz hiç "keşke" kelimesi kullanmamışım. kabul ediyorum ben yaşadıklarımı. bazı şeylerin geri döndürülemez olduğunu da biliyorum. ama daha fazla uzun sürmesin istiyorum. bu müsabaka bitsin artık. hakemi ya da maçta gösterdiğim performansı tartışmak istemiyorum iş işten geçtikten sonra. tek isteğim bugünden ders alarak, önümüzdeki maçlara nasıl hazırlanabileceğim konusunda sizlerin fikrini almak. puan farkı açılıyor yoksa. geleceğe dair planlar konusunda haklısın. sizleri okudukça, ben de birşeyler yazdıkça zihnim açılıyor yavaş yavaş. uzun zamandan beri geleceğe dair bir plan yapmadığımı farkettim şimdi. herhangi bir hedef koymadım önüme. ya da bahsettiğim durum plan yapmama dahi izin vermedi. içinde bulunduğum günü düşündüm, yarının farkında bile değilmişim. teşekkür ediyorum.

@ensar

aileme bu meseleyi açma konusunu, @egotm paragrafında irdelemiştim. belki ailemden birine değil ama başka bir yakınıma bu meseleyi açacağım. bugüne kadar harcadığım para hep aklımda. aslında bundan sonra çok daha fazla çalışarak, işimde ilerleyerek, kariyer basamaklarını daha hızlı çıkmaya çalışarak bu açığımı kapatabilirim değil mi? bunu fırsata dahi çevirebilirim. inan bu yazıyı yazarken, aklımda hep o gün vardı. buraya "arkadaşlar kurtuldum" başlığını yazdığım gün. umarım o gün yakındır. hatta yakın değil, bugündür, su andır. insan böyle durumlara düşünce bazen tek problemi olan kendisiymiş gibi düşünebiliyor. benden kötüsü olamaz diyor çaresizlikten. eski kız arkadaşıma biraz açmıştım bu konuyu. o da bana aynen, senin gibi "başkalarının senden daha büyük problemleri var, ve aşabiliyorlar, bu ne ki!" demişti. zamanla aklımdan uçmuş gitmiş bu. daha felaket bir durum tahayyül ederek şükür edebilmeliyim. teşekkür ediyorum. umarım içmeye gelirim bir gün çayını.

@chaud

bahsettiğin şeyleri denedim bir ara. beni 4 ay uazaklaştırdı. gerçek hayattaki arkadaşlarımla betsson dan sanal parayla oynuyordum. ama bu öyle garip bir şey ki hiç ummadığın anda her şey çok güzel güzel giderken bir anda zihnine saplanıyor ve o sese uyup dedim ya gözün dönmüş gibi tekrar başlıyorsun. en iyisi sanal da olsa bulaşmamak diye düşünüyorum. çünkü iyi oynadığını düşünmeye başlıyorsun, neden gerçeğini oynayıp para kazanmayayım diyorsun sonra. betsson un "sorumlu oyun" adında güzel bir uygulaması var, istediğin zaman hesabını 6 aylığına kapattırabiliyorsun. 2 ay önce kapattırdım. geçtiğimiz günlerde ne yaptıysam ettiysem tekrar kabul etmediler beni. 6 ay dolmadan kesinlikle açamayız dediler.ne güzel bir uygulama. umarım tüm siteler bu uygulamaya geçerler. başka sitelerden de kapattırmıştım hesabımı ama tekrar açtılar hiç itiraz etmeden. sahip olduğum kredi kartlarımdan biri süresi dolunca iptal oldu ve bir daha da göndermediler. iyi ki de göndermediler. kaldı 2 kredi kartım. bunlardan da yüksek limitli olanı maaşı alır almaz biraz da borç alarak iptal ettireceğim. modem yakma meselesine gelince. 2 senedir oturduğum evlere internet bağlatmamıştım sırf bu yüzden. ama o zaman da internet cafeler konusunda yapabileceğim bir şey olmuyor. evden mümkün olduğunca uzak durmak ve kendimle başbaşa kalmamanın da faydası olduğunu düşünüyorum. teşekkür ediyorum sana da.

@karapolisnas

ailemin bu konuya çözüm bulması meselesinden yukarılarda bahsetmiştim. ağabey meselesine hiç girme, benden beter o:) güldüğüme bakma, içim kan ağlıyor. trajikomik.. profesyonel yardım cazip geliyor bana. internetten biraz araştırdım. sırf bu sanal kumarla ilgilenen psikiyatrlar varmış. sadece ben değilmişim yani. ülkenin kanayan bir yarası olmuş bu mesele. uğraş konusunda tavsiyelerini alabilirim. teşekkür ediyorum ilgin için.

@sethi

ben de buna şükrediyorum. çoluk çocukluyken böyle bir şey yapmadığıma. yukarılarda da bahsettim aynı şeyleri benim büyüklerim de yaşadı. ben ders alacağıma, belki de onlara daha fazla yardımcı olurum düşüncesiyle büyük paralar kazanmak amacıyla kumara başlamış ta olabilirim.(dehşetengiz bir düşünce, aldırmayın).bir kere daha kendim ve ailem dışından birilerinin yardımıyla bunu atlatmaya çalışacağım. olmazsa aileme açmayı düşünüyorum. aslında ailemin de bu yükün altından kalkacak durumları yok şimdilik. bizim her ay gönderdiğimiz parayla geçiniyorlar. şimdi ben bunu aileme açsam, ellerinden de bir şey gelmese daha da kahrolmazlar mı? biliyorum onlar da gidip tefeciden para bulup bu işi halletmeye çalışacaklar. girdap daha da büyür gibime geliyor. ben daha gencim ve ölmedim. söz veriyorum: 2 sene içinde borçsuz harçsız, isterse yine hiç bir şeyim olmasın ama huzurlu olacağım. hepiniz çok güzel şeyler yazıyorsunuz. şu ana kadar duyduğum en parlak fikirlerden biri bu: kendimi bir yardım kuruluşuna adamak. daha kötüsünü görüp belki kendi durumumla karşılaştırma yaparsam en azından karamsarlığımı yenebilirim. hissedip yardım etmenin huzuru belki temizler içimdeki kiri. çok sağol "sethi", çok sağol..

@actionary

daha kötüsü bu işte. bu işi sürdürüp, borçları ödeyemecek hale gelip hapse düşmek. bunu pek aklıma getirmemiştim ya da getirmek istememiş te olabilirim. işte o zaman gerçekten kaybedilmiş yıllar olur benim için. ama olmayacak bu kesinlikle. kalkacağım bu işin altından. ne güzel demişsin "yaşamasını bilene hayatın her anı en güzel yılların bir parçası. yaşamasını bilene ama" diye. belki de yaşamışımdır o yılları. ama bu illet üstüne bir sis perdesi gibi çöküp görünmez eylemiştir..profesyonel yardımı düşünüyorum. en kısa zamanda bağlantılarını kuracağım. teşekkürler..

@orange coffee

merak etme, bu gibi şeyler hiç çözüm olmadı. dedim ya bir şekilde üstesinden geliyorum o haldeyken. ne kötü bir ruh halidir o. yine de teşekkürler tavsiyen için. şifreyi önce zihnime koymalıyım. sigara gibi birşey bu. gerçekten kötü alışkanlık. bazen şunu düşünüp kendi kendime çok gülerim. hani birini övmek için derler ya" içkisi, kumarı, sigarası, karı kız ayağı yoktur". lan bende bunların hepsi kısmen de olsa var:)

o kadar kötü müyüm ben arkadaşlar, siz söyleyin?



şimdi,bu yazının tümünü baştan sona gözden geçirdim de, yazının başındaki karamsarlığın sonlara doğru yavaş yavaş kaybolduğunu farkettim. umarım bu iyiye işarettir. hepinizin yazdıkları üzerinde tek tek düşündüm ve cevap vermeye çalıştım arkadaşlar. iyi ki yazdım buraya. hepinize tekrardan tek tek teşekkür ediyorum. fırsat bulduğumda, hayatımdaki değişiklikleri ara ara yazacağım buraya..


şimdi sıra osmanoglu nda
0
🌸osmanoglu
(09.05.08)
Allah yardımcın olsun, kurtulman dileğiyle.

gelişmelerden haberdar et, ve öneri olarak mesela son maaşından kumara giden bölümü 'osmanoğlu las vegas'ı terk ediyor zirvesi' kapsamında çılgın atmamıza ayırabilirsin:)

not: şakaydı, kızmazsın umarım.
0
alchemistt
(09.05.08)
rica ederim. ufacık, tefecik bir yardımım dokunduysa ne mutlu bana.
en kısa zamanda güzel haberlerini bekliyoruz.
0
punkertifo
(09.05.08)
13 yaşında sigaraya başladım, 26 yaşımda bıraktım, bıraktığım zaman günde 3 paket camel içiyordum. artık gece yattığım zaman sırtım ağrıyordu, akciğerler iflas edecekti neredeyse. hiç bir şeye para harcamazdım, giyime kuşama filan, sigara için para biriktirirdim. nasıl bıraktım?

bir gün evde mangal partisi yaptı annemler, en yakın arkadaşlarım geldi. hepsinin huzurunda; bir daha içersem orospu evladının önde gideni olayım, benimde suratıma şerefsiz diye diye tükürün dedim. sürekli göz önünde o insanlar olduğu için içemedim, çünkü biliyorum ilk balgamı abim yapıştıracak, arkadaşlarım orospu çocuğu diyecek. bırakalı 5 yıl oluyor, keşke daha önce bunu söyleseydim dedim.

bence kimliğinizi açığa vurun, arkadaş ortamınızda, ailenizde, hatta sözlüte. ki sürekli göz altında olduğunuzu bilin. bu baskı bir süre sonra meyvesini verecektir. şu an ben osmanoğlu' na ulaşmak istemem ulaşamam, veya bu başlıkta yazan herhangi bir kişi, ama bir galahad veya alchemistt veya efruz' a ulaşılabilir. kendinizi denetim aldına aldırmanız gerekiyor.

umarım yakın zamanda bu illetten kurtulursunuz.
0
galahad
(09.05.08)
"hani birini övmek için derler ya" içkisi, kumarı, sigarası, karı kız ayağı yoktur". lan bende bunların hepsi kısmen de olsa var:)

o kadar kötü müyüm ben arkadaşlar, siz söyleyin?"

demişsin de bence bu laf zaten geyikten öte bir şey değil. alkolü normal aldığın sürece, hanfendilere takılmanın cılkını çıkarmadığın sürece, normal bir sigara içicisi olarak takıldığın sürece problem yok ama kumar oynarsan bunun gerisi hep geliyor ve batıyorsun. şimdi düşünsem bunların üçü olan ama kumarı olmayan 100 tane arkadaşımı sayabilirim. sen kendini kurtarabilecek bir durumdasın ama biraz daha buna devam edersen yazık olacak. ya abi diyorsun ki bu kadar yılımı kumara harcadım , e kardeşim sen kafadan 20 sene boyunca bir şey olabilmek için üniversiteyi bitirdin, okudun. bu 20 sene heba olmuyor mu? o 20 sene boyunca eğitimine geleceğine yapılan yatırım heba olmuyor mu?

benim aklıma bunun çözümüne yardımcı olmak için yazmak geldi. evet yaz arkadaşım aklına ne geliyorsa ellerin çürüyene kadar yaz. uğraşamam dersen internette bir blog aç oraya yaz. şu ekşi duyuru tayfası da gelir blog'a yazdıklarına yorum yapar. şuraya yazdığının en azından yarısı etkisini yapar içinden çıkar şeyler. hem sonradan belki kitap haline bile getirir bunu pozitif yöne çevirebilirsin. he ama yazdıkça kazandıklarımı hatırlar gene coşarım diyorsan salla gitsin yazmayıver.

madem bu illet yüzünden işinde ilerleyemedin ver kendini işine. kumara bağlı olacağına işine bağlı ol. hem bu şekilde biriken borçlarını da halledebilirsin.

ayrıca ben senin yerinde olsam evdeki bilgisayarı da birine verirdim bir süreliğine. hatta kendimi eve bile kitlettirirdim. ben eşşşek kadar adam oldum hala final zamanları anneme bilgisayarın kablosunu saklattırıyorum ders çalışayım diye hehe.

bir de şu var. hayatının sahibi kim ya da ne? şu anda sen değilsin maalesef. kendini, kendi kontrolünü ele geçirebileceğinden bahisle motive edebilirsin.

ha bu arada feysbukta texas poker'i bırakmamı sağladın teşekkür ederim: ) fark ettim ki yok arkadaş bunun sanalı bile tehlikeli.
0
colg fusion
(09.05.08)
sizi mıknatıs gibi çekip, tüm enerjinizi üzerine çekecek çok kuvvetli bir ilgi alanı lazım.
bu karşı cins olabilir mesela. birine deli gibi aşık olabilirsiniz ya da o size...
ya da bir sanat dalına falan kendinizi adayabilirsiniz.
öyle bir şey olsun ki, kumarın ne kadar gereksiz olduğunu görün.
hem bırakın, hem ders alın.

bedensel bir bağımlılık değil bu (eroin vb..), zihinsel bir şey..
bu yüzden ancak zihinde biter.
hayatınızı başka bir şeyle anlamlandırın.

şu da olabilir:
birkaç hafta mezarlığa gidin. cenaze yıkanan bölüme.
sevdiklerini kaybeden insanların acılarına şahit olun.
cenaze mezarında götürülürken eşlik edin. kalabalık ayrıldıktan sonra oradan ayrılmayın.

sonra kumar başında geçirdiğiniz zamanları düşünün.

böyle yaptıktan sonra kumara devam ederken aklınızda bu sahneler dalgalanır ve kumardan tiksinirsiniz.(diye düşünüyorum)
0
tabudeviren
(09.05.08)
herkes çok güzel şeyler yazmış. bu dayanışma ruhu beni çok mutlu etti. umarım sen de buna duyarsız kalmaz, iradeni demirden avuçlarının içine alırsın osmanoğlu. çünkü görüyorum ki çok güçlüsün. kendine söz geçirmekte bir problemin yok. çünkü sana kimse söz geçiremiyor kendinden başka. sen de bunun gayet farkındasın. eğer başkaları sana söz geçirebiliyor olsaydı abinlerin durumundan ders alırdın, çok sevdiğin o kişiyi kırmaz,dinler, hayatından çıkıp gitmesine izin vermezdin.bu nedenle çok güçlüsün işte. sadece çok iyi bir sebebe ve "aydınlanmaya" ihtiyacın var.

tahminim, uzun zamandır güzel bir tatil bile yapmadın. sırf bilgisayardan uzak olmamak için.
bu nedenle, bilgisayardan, telefondan, bakkaldan bile uzak bir yere tatile git mümkünse. 10 -15 gün kal. döndüğünde binalar üstüne üstüne gelecek, kendini sokağa atmak isteyeceksin, bilgisayarın sesini bile duymak istemeyeceksin.
bana öyle olmuştu.
0
felina
(09.05.08)
geçmiş olsun. ilacın şu abide olabilir: (bkz: kultegin ogel)
0
aligit
(09.05.08)
öncelikle feedback için teşekkür ederim. şimdi o soruları sorarken öncelikle size eziyet peşinde olmadığımı, sadece aradan bir şeyler yakalayıp yakalayamayacağımı görebilmek için sorduğumu belirtmek isterim. benim görebildiğim kadarıyla sizin için hızlı bir şekilde para kazanabilme hevesi daha ön planda. kumar eylemi yerine hızlı para kazandıran başka bir yolu bulsanız kafanız oraya da gider izlenimine vardım. kumarın farkı ise kendinizi bu konuda bilgili görmeniz.

hızlı para kazanabilme konusunda ise diyeceğim, haklısınız birçok kişi alelade meslekler ise düşük kar marjının olduğu işlerle uğraşırken bazı insanlar da kumar oynayarak hemen para kazanabiliyor. ama madalyonun öteki yüzü de var. bir kerede 350.000 dolar kaybeden profesyonelleri görmüşsünüzdür. daha fazlasını kaybeden insanlar da var bilmediğimiz. yani diyeceğim, kumarda her çıkışın bir inişi oluyor. ancak kendi işinizde çok aşırı bir durum olmadığı sürece kendi kariyerinizde böyle düşüşler yaşamazsınız.

peki ama hangi hobiyi kazanırım demişsiniz. bence kumar oynamak istediğinizde bilgisayar oyunu oynayabilirsiniz. emin olun fiziksel bağımlılıkları bile kesebiliyor bilgisayar oyunları. bırakması da nispeten daha kolay, sıkılınca bırakıyorsunuz. ama elbette gidip de poker fln oynamayın, mesela bilgisayarda football manager isimli oyunlarla vakit uçup gider, futbola da ilginiz varmış hem. ya da evinize alacağınız bir konsol ile arkadaşlarınızla beraber biralarınızı içerken futbol oyunlarından oynayabilirsiniz.
0
tom riddle
(09.05.08)
bahsettiginiz kadar agir olmasa da ilkokuldan universiteye kadar birlikte okudugum arkada$im da kumar oynardi. ya$adiklarinizin bir kismini o da ya$adi. dayak ve terapi demi$siniz. dayak pek i$e yaramadi, ciddi manada sinir stres oldugumuz bir anda tekme tokat daldik, i-ih olmadi. terapi gibi cozum onerilerini du$unmedi bile, zorladik ve cok dil doktuk ama istemedi. cozum olur diye ailesine haber verdik zira babasindan cekinen biriydi ama fayda etmedi. parasina, kredi kartina el koyduk ama bankayla goru$up tekrar kart cikartiyordu. hep bi yolunu buldu ve oynadi. parasi bitince ve bizden alamayinca ordan burdan borc aldi, ba$ini belaya sokacak dereceye kadar da geldi. en son care ailesi okudugumuz $ehire yerle$ip onu da yanlarina aldi. biraz toparlar gibi oldu, hayatinin ilk baba dayagini da bu surecte arkada$larinin yaninda yedi. sonrasinda oynamayi birakti. son olaylar onuruna dokundugundandir belki, bilemiyorum.

bence ailenize anlatin, bunun bir bagimlilik oldugunu anlayip size yardimci olmaya cali$acaklardir. ama oncesinde gercekten birakmak isteyin. sizi kumara cekecek $eylerden uzak durun. internette oynuyorsaniz ilk adimi atin, internet baglantinizi kapattirin. birakacaginiz konusunda kendinize inanin derim, gerisi yalan.
0
dengesiz pamuk
(09.05.08)
geçmiş olsun (çünkü bu bir hastalık bence) ve doktor değilim bir doktora başvurun diyerek başlıyorum.

doktor derken psikolog gibi.

kumar bagımlılığı bir davranış bozukluğudur. hem biyolojik, hem sosyal hem de davranışsal ayakları olan bir illettir. bunları da kendini kandırarak, arkadaşlarından destek bularak filan yenebileceğini sanmıyorum, başarırsan helal olsun, çok sevinirim tanımasam etmesem de...

hakkaten yardım al birilerinden, konusunda uzman olan birilerinden. benim internette bir aramayla bulabildiğim ahmet çelikkol isimli bir doktor. başkaları da vardır eminim. umarim kendi yolunu bulursun...
0
zkurmus
(10.05.08)
rica ederim.
insan değil miyiz, sıkıntılarımızın sebepleri farklı olsa da sonuçları birbirine benziyor hep.

bir de eklemede bulunmak isterim:

1. yalnız değilsin,
2. çaresiz değilsin,
3. kendine asla acımamalısın.

bu üçünü bildikten sonra, bir de profesyonel yardım, oooh! şahane bırakırsın o illeti.
0
actionary
(10.05.08)
herkesin cevabını okumadım, herkes elindne geldigince yardımcı olmustur muhakkak ama benim tavsiyem bu tutkunu başka bir tutkuya kanalize ederek yenmen. ben kötü bir alıskanlık kazandıgım zaman farklı bir tutku bularak onu yenebiliyorum. bilmiyorum belki herkes böyledir. herşeyden önce yazdıklarında bunun senin için bir "bağımlılık" yarattıgını ve heyecan verdigi için sürekli devam ettigini (paranın cok da önemli olmadıgını) sezdim. o zaman kendine yeni bir şey bul.. nedir bu? oyun.. bu dediğim şaka gibi gelmesin, bir oyuna bağımlılık kazanırsan başka hiç bir şeyle ilgilenemeyecek duruma gelebiliyorsun. bu da pek iyi bir şey değil ama en azından sana daha fazla zevk verecek, para kaybettirmeyecek ve canını sıkmayacak bir şey. internet üzerinden oynanan oyunları bul, yükle bilgisayarına, arkadaşlarınla ya da internetten tanışacağın kişilerle her akşam belli saatlerde o oyunu oyna. bu oyun bir strateji oyunu olabilir, rpg olabilir, web tabanlı başka herhangi bir şey de olabilir. ekşi duyuruda da oyun şeklinde aratırsan bir sürü başlığa ulaşabilirsin. satın al ya da indir hepsini dene, en beğendiğin oyunla devam et. umuyorumki sana kumardan daha fazla zevk verecek bir oyun bulabilirsin.

belki bu sorununu yakınlarından kimseye anlatmadan bu şekilde de yenebilirsin.
0
nihilanth
(10.05.08)
Sakın dalga geçtiğimi düşünme.Bir önerim daha var.Freud yöntemlerinden birisi. İyileşme sürecinde hipnoz belki yardım edebilir ama nerede nasıl yapılır en iyisi kimdir işe yarar mı fikrim yok.Demin belgesel kanallarından birinde izledim adamı hipnotize ederek zayıflatmışlar.
0
chaud
(11.05.08)
nasılsın osmanoğlu ?
0
chaud
(25.05.08)
sevgili arkadasimiz ( nasil hitap edecegimi bilemedim)
sanirim artik buraya bakmiyorsun ya da bakiyorsundur ve belki kayda deger bir gelisme yoktur bilemiyorum ama olsun belki okursun diye aklima gelen 2 seyi yazmak istedim.
1. bu mevzularda profosyonel bir yardim almak istersen, yasadigin sehri yazarsan sana iyi birini arayalim, hatta tanidik bulup ucrette indirim yollarini da kovalariz.
2. yazdigin ote taraf, allah inancindan yola cikarak bu satirlara curet edecegim. simdi subat tatilinde kibris'a gittim ve hayatimda ilk kez kumar oynadim. o zamana kadar insanlara hep soole derdim ' hic kumar oynamadim, oynarsam da o anlik heyecani yasamak icin servetimi harcayabilirim' bir kere bu duyguyu yasarsam - ki buna bayilacagimi biliyordum- bir daha birakamamaktan korktugum icin hic baslamadim. sonra iste kumarhaneye girince basladi guzide'nin kendisiyle imtihani ama o sirada bu kaygiyi tasimadan ilk kez sirke gitmis cocuk gibi girdim iceri. makinelerin gurultusu isiklar hakket bir sirk gibiydi ortam.. neyse uzatmayalim. sonra arkadasimiz rulet oynuyordu, canli masa degil de kompiterli donen rulet masasinda. koyduk 20 ytl yi yuttu makina verdi krediyi. biz manitimlen oynuyoruz ortak. bi o seciyo rakamlari bi ben. ufff uzattim hikayeyi yine, neyse 2 kez 2li secip tutturdum ve bitmek uzere olan 20 ytl miz 40 ytl oldu ve gozgoze geldik manitcigimlen ve masadan kalktik. koydugumuz 20 ytl mizi cebe atip kalan 20 ytl ile bi kase jeton aldik. ben bi avuc jeton alip kollu makinalara oturdum. baymistim prosedurden ve tam jetonlarimi bitirip kalkicakken koydugumun 5 kati kadar bi sey verdi. kalktim ama. iste sonra rulet masasindaki arkadasimizin yanina gittim o eksi 50 deydi o sirada. kollu makinalardaki hikaye yeniden tekrarlandi ve ben kazandikca kazandim jetonlardan. 2 saat falan gecirmistik ve artik gitmek istiyordum/k. sonra azimle kazandirmayan bi makina bulduk ve jetonlarin hepsini zorla bitirdik.
simdi bu gereksiz animi uzun uzun yazdim. suraya bagliycam. yillarca urkup sonrasinda da kazandigim halde kumarin bana neden heyecan vermedigini sorguladim ve cevabimi buldum. kumarhanenin parasini yememek, iste sihirli kavram buydu. kazanilmamis, ugruna ugrasmadigim, emek harcamadigim bi para bu ve senin durumunda nice insanin acisi var o jetonlarda. yiyemedik abi, yedigimiz tek sey aksam yemegi oldu orda. diyecegim su ki; madem allaha inaniyorsun ve o nedenle hala nefes aliyorsun, o zaman kumardan gelecek parayi nasil kabulleniyorsun? haa senin ondan istedigin parasi degil belki, su an hastasi oldugun sey sana verdigi heyecan. sayet tek cevabin verdigi heyecansa sen de baska adrenalin arttirma yollarini dene. bagimlilik yaratir bu hormon evet, o zaman sen de baska seylerle sagla o heyecani. ne bileyim bungee jumping falan gibi seyler. ( onerimde ciddiyim) son olarak sadece heyecanina vurgunsan, kumardaki para kavramina nasil yaklasiyorsun? kaybettiklerinin bedelini evet sen simdilik bedeli agir da olsa hala odeyebiliyorsun ama ya kazaninca aldiklarin? ben ona kisaca kul hakki diyip mesajimi bitirmek isterim.
anlatmak istediklerimi anlatabildim mi bilmiyorum, yorgunum biraz, umarim kendimi ifade edebilmisimdir.
cok kolay gelsin.
not: 1 no'lu cumlelerimdeki soruyu dikkate alman umidiyle.
pcf
0
pyro clustic flow
(26.05.08)
uzun bir aradan sonra herkese tekrar merhaba,
nerdeyse 3 aydır buraya birşey yazmadım.
daha doğrusu yazmaya yüzüm olmadı. çünkü yazdıktan sonraki 1 ay içerisinde aynı hatayı tekrar yaptım..

geçen ay, nasıl olsa kaybedeceğim birşey yok düşüncesiyle bir bankaya kredi için başvurdum (hali hazırda ödediğim 2 kredi borcu varken). neyse ki olumlu sonuç aldım.
kredi kartlarımın sayısını bire düşürdüm. ve oyun oynadığım sitelerde sağa sola bilerek küfredip, hile yapıyormuş gibi tavırlarda bulunarak ömür boyu yasak yedim.

şimdi gelirimin yarısı kadar kredi ödüyorum, bir sene daha kendimi sıkacam ama içimde bir huzur var. canımın istediği şeyi giyebiliyor, istediğim şeyi yiyebiliyorum çekinmeden. hatta geçenlerde tatile bile gittim. buna rağmen cebimde halen yetecek kadar paranın olması baya garip geldi bana. ya bu kalan para bereketli, ya da ben dünyaları vermişim oraya:)


her neyse, buraya birşeyler yazıp bana yardımcı olmaya çalışan, ya da yazmamış olsa dahi kalbinden benim için iyi şeyler dileyen herkese tekrar teşekkür ediyorum..o günleri tekrar yaşamayacağımdan eminim.

sağlıcakla kalın..
0
🌸osmanoglu
(26.07.08)
arasıra bakıp senden haber var mı diye kontrol ediyordum: ) inan sevindim bunları okuduğuma. böyle devam edersen hiçbir sorun yok. kolay gelsin osmanoğlu: )
0
colg fusion
(07.08.08)
helal olsun, tebrikler gerçekten, inşallah bu iraden devamlı olur.
0
marmara34
(10.08.08)
Su sayfanin ciktisini alip bahis oynamaya ozenen (ama oyle 2-3 liralik iddaa falan degil, buyuk bahislerden bahsediyorum) coluk cocuga okutmak lazim. Gercekten cok etkilendim. Umarim daha iyi haberlerinizi de okuruz bu basliktan.. Ara sira ben de takip edecegim.

Iyiye gidiyor olusunuz ayrica mutlu etti beni. Daha da iyi gunler gelecektir umarim. ;)
0
vita vinum est
(15.08.08)
walla o küçük bahisler de büyüklere yol açıyor.İddiaya her hafta 500er lira yatıran adam biliyorum.Kazanması ancak gelmiş geçmiş kayıplarının birazını kapatıyor.
0
chaud
(25.09.08)
şu konuşulanları aynen alıp bir film senaryosu yapabiliriz..
duyurunun altındaki her lafı tek tek film senaryosu okur gibi okudum. bir ara umutsuzluğa kapıldım yapamayacak mı diye..

ama mutlu sona doğru gidiyor olarak görünüyor o en son yazdığın şeyle.. sen en başta, kafanda bu illetten kurtulmak istediğine kendini inandırdığın için başarılı oldun. sonrasında toplum ve sosyal ortamındaki statün geldi... çevreni kaybetme korkusu...

kimisi riskli de olsa bu illetten kurtulmak için bir çok hamle yapmışsın...
ve başarılı olmuşsun kimi hamlen riskli olsa bile..

etkileyici bir geri dönüş yapıyorsunuz hayata.. tamamen dönene ve o şekilde devam ettirmeyi garanti ettirene kadar mücadeleye devam!
0
vital
(09.12.08)
@Osmanoğlu: Acaba son durumun nedir? Bir profesyonel olarak seni özellikle senle benzer sorunla tecrübesi olan başka birilerine yönlendirebilirim.
0
jesterdvine
(18.11.11)
Nedir son durum ben de merak ediyorum cunku aynı durum bende de mevcut inşallah kurulmuştur
0
Audi2010
(17.06.12)
5 yıl sonra merhaba. soranlar olmuş son durumlar nedir diye. maalesef sizlere iyi haberler veremiyorum. 5 sene önce yazdıklarıma bakıyorum da gülümsüyorum. iyi günlerimmiş benim o günler. 17000 TL borcum var demişim o zamanlar. keşke şimdi o kadar olsa. şimdi hesapladım şu geçen 5 sene içerisinde 90000TL odeme yapmışım. hala da 80000TL borcum var. anlayacağınız borcum 5 kat daha fazlalaşmış. devam ediyor mu? evet!. kaç kere yemin ettim bunun üzerine olmuyor. ilaç bile kullandım olmuyor. en fazla 2 ay dayanabildim.
bakalım sonu nereye varacak? yaş oldu 35 nerdeyse(görüntü 45). bu işlerden kendinizi ve tanıdıklarınızı uzak tutun. sen nasıl bir adammışsın demeyin, kınamayın. sevgiyle kalın.
0
🌸osmanoglu
(11.04.13)
keşke 2008'de söyleseymişiz bunu ama; keşke kumar yerine paraşütle atlama, bungee jumping vb. bir şeylere sarsaymışın. bu gibi heyecanlar kumar heyecanının ötesine geçseydi, kumarı unutabilirmişsin.

ya da yarışma gibi bir şeye, yarı profesyonel go-kart tarzı bir şey mesela.
0
kamera motor
(11.04.13)
bu sabah başladım başından sonuna okudum ama son yazı mutlu sonla bitmedi.
0
mega idea
(11.04.13)
bana yazar mısınız lütfen, çözüm önerilerim var. [email protected]
0
transferans
(21.05.13)
geçmiş olsun.
çözüm, bağımlılıkla çalışan terapist.
0
pinkket
(21.05.13)
hala mı?
0
bana jacob diyolar
(15.04.15)
yazıyı okudum kuponum yattı. bu bi işaret belki de. sıkıntılı bi durum osmanoğlu. geçmiş olsun.
0
oylum
(03.09.15)
hocam bence kesinlikle profesyonel yardim almalisin. artik hastaneye mi yatarsin naparsin bilmiyorum. ama gerekiyorsa oraya kadar yolu var yani.

profesyonel olmadigim halde soyle bir tavsiye verebilirim, (belki kotu bir tavsiyedir ama yine de yazayim) civi civiyi soker misali, yine pek faydasi olmayan, hatta belki zararli olsa da senin durumuna kiyasla daha az zararli olan baska bir ugras bul. benim aklima video oyunlar geliyor. xbox, playstation falan. sevdigin bir kac oyunla basla, vaktini bu kumarla harcayacagina, o oyunlarla harca, bu oyunlardan kumara vakit kalmasin hesabi yani. yasin video oyunlari icin hala musait nasil olsa.
0
efe
(03.09.15)
Allah yardımcın olsun. Sende zaten bahsetmişsin giden yıllar olmasa paranın önemi yok. Herkes hayatta hatalar yapabilir. Son durum ne bilmiyorum ama her zaman sana dua edecem kardeşim.bu yazıyı okuduğum zaman keşke param olsada bütün borçlarını ödesem dedim. Acaba sana yakın bir hayat yaşadığımdan mıdır, yoksa paramın olmayışından mı bilmiyorum. Her daim sana dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Allaha emanet.
0
gafillere nasihatler
(27.06.16)
Kumar bağımlılığı temel dinamikleri açısından diğer bağımlılıklardan örneğin bir kokain bağımlılığından farkı yoktur. Kumar bağımlılığı bir davranış bağımlılığıdır ve bütün bağımlılıklar gibi kumar bağımlılığı da bir beyin hastalığıdır. Arada sırada iddia loto gibi kumar oynayan birinin kumar oynama davranışı ile kumar bağımlılığı birbirinden farklı kavramlardır.
Kumar bağımlılığının ahlak yoksunluğu, kişisel zaaf ile bir ilgisi yoktur. Yukarıda da belirtiğim gibi kumar bağımlısı bireyin beyin kimyasal yapısında dengesiz oluşmuştur.
Kumar bağımlılığının Obsesif Kompulsif Bozukluk ile de ilgisi vardır. Kumar oyunu ile ilgili bilişsel çarpıtmalar ve sanrılar bağımlılığın gelişiminde ve sürdürülmesinde etkilidir.
Tedavisinde bütüncül yaklaşım esas alınmalıdır.
Yardım için bana yazabilirsiniz
[email protected]
0
transferans
(30.10.17)
Hocam bu konularda uzman birisi değilim, yanlış yönlendirmek istemem ama, bir kaç öneri yazayım:

* Siz de yanlışınızın farkındasınız. Bu güzel bir olay.

* Bu tarz alışkanlıkları (kumar, sigara vs.) bırakmak kolay değil. Ama 100 kere deneyip, başaramasanız 101. yi deneyeceksiniz. 101. de bırakacaksınız belki.

* Kumardan daha çok kumara giden yolları engelleyin. Kredi kartlarınızı iptal edin. Sitelerdeki üyeliklerinizi iptal edin. Gerekirse evdeki interneti, telefonunuzdaki interneti bile iptal edin. Kredi kartı almayı tekrar kafaya taktığınızda, birilerinin yanına gidin. Bu düşünceyi kafadan atın veya kendinizi spora verin. Yaşam sitilinizi değiştirmeden, bu işi aşmak zor.

* Başarısız olursanız, daha da hırslanıp yeniden deneyin. "Ben yanlış yapıyorum" dediğiniz müddetçe ümit var. Allah yardımcınız olsun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.10.17)
ailene söyle, arkadaşlarına da anlat. hiçkimsenin bilmemesi bunu devam ettirmeni kolaylaştırıyo. ama yalan söylemeye meyilli biriysen o da sökmeyebilir.

nerdeyse daha bebeliğimizden beri beraber olduğumuz bir arkadaşım var. lise bitmesine yakın işe mişe girdi eli para görmeye başladığında sardı senin işlere. öğrendiğimde epey azarladım, çünkü öğrendiğimde ödenmesi zor bir meblağ olmamasına rağmen bayağı girmişti. neyse 1 sene falan sırf buna çalışıp ödedi, tam düze çıktı yine başlamış; ama konusunu açınca kıvırıyodu oynamıyorum; bir defasında dövmek sayılmaz ama patakladım hafif. yok yine, nabıyon diyom abi para lazım yine işte mevzuları biliyosun falan diyo. ana bacı karıştırmadan sövdüğüm oldu, yok. ilk başlarda sözüne inanıp birkaç bin lira para vermiştim, borcunu kapatsın da bir daha oynamasın diye, yok yine bir müddet geçti devam, benim parayı falan da unuttum zaten. ilişkimi kesmedim ama uğraşmıyorum baktım olmuyo, sadece laf sokarım arada o kadar. ama bu arkadaşımın zaten bir türlü beceremediği, bir yere bağlayamadığı bir hayatı var, kumardaki amacı köşeyi dönmek, ufak çaplı bir iş kurmak. bir de başında yaşıt olmamıza rağmen "abi"lik edebilcek kimse yok. annesi babası ayrıldıktan sonra evlendiler ve bu çocukla da ilgilenmediler. hani senin hayatın daha farklı ve kumarın/kendini engelleyememenin işlevi sende farklıdır diye diyorum.

velhasılıkelam, bu arkadaşı ümidini kırmak için anlatmadım. yalan söyleyip kıvırcaksan sözler verip tutmucaksan demin yazdığım "kimsenin bilmiyo olması bunu sürdürmeni kolaylaştırıyo" kısmı geçerli değil.
0
dafaisss
(30.10.17)
Kardeşim s.a.
10 Yılı aşkındır kumarın içindeyim geçtiğin süreçlerin içinden geçtim ve hala aynı durumdayım.Seninle konuşmak kumarı bırakma arefesinde bana iyi gelecektir.Umarım uzaklaşmışsındır ve deneyiminden yararlanırım uzaklaşmamışsan da bir şans da bu kardeşinle samimi bir dayanışmayla olsun.İnan ben de bu uzun yılların yıpranmışlığı sıkışmışlığı içerisindeyim gel bi muhabbet edelim.
[email protected]
0
gibigibi1985
(13.12.18)
Değerli dostlar kumardan uzaklaşmak için benzer sıkıntıları yaşayan insanlar olarak, kişisel deneyimlerimizi paylaşmak üzere bir facebook grubu kurdum.Fake hesaplarla da olsa buyrun gelin dertleşelim birbirimizi motive edelim.
www.facebook.com
kumardan kurtulmak için dayanışma isimli
0
gibigibi1985
(07.01.19)
Kardeşim s.a.
10 Yılı aşkındır kumarın içindeyim geçtiğin süreçlerin içinden geçtim ve hala aynı durumdayım.Seninle konuşmak kumarı bırakma arefesinde bana iyi gelecektir.Umarım uzaklaşmışsındır ve deneyiminden yararlanırım uzaklaşmamışsan da bir şans da bu kardeşinle samimi bir dayanışmayla olsun.İnan ben de bu uzun yılların yıpranmışlığı sıkışmışlığı içerisindeyim gel bi muhabbet edelim.
[email protected]

Not:Bu güne kadar mail adresime facebook grubuna yaklaşık 10 arkadaş mesaj attı.İçlerinde sadece bir tanesi gelip hikayesini paylaşıp ben artık kumarı bıraktım dedi ve birlikte sohbet ederek anı defteri gibi yazmaya devam ediyoruz.Kalan arkadaşların 1 kişi hariç tamamı mail adresine mesaj yazıp bir daha ne geri dönüş yapıyor ne de yazdığım mesajlara yanıt veriyor.Herşey bizde başlar bizde biter.Eğer samimiyetsizce bir hap gibi çözüm arayan varsa boşuna hiç kendini yormayıp kumara tam gaz devam etsin.Cebinde beş kuruş kalmayınca gelip bu forumu okumak,mastürbasyon yapmanın bir türü.Tüm patolojik kumarbazlarda şöyle bir fantazi var en büyük acılar kayıplar bende arkadaş gel, gel vatandaş.Samimiyetle benim yardıma ihtiyacım var bırakacağım kumarı,dertleşmek kendimi ifade etmek istiyorum diyen buyursun gelsin.Lütfen kendinizi kandırmayın.
0
gibigibi1985
(24.01.19)
kurmadankurtulmak.blogspot.com

Facebook gönderilerimizi daha rahat okumak için....
0
gibigibi1985
(19.11.19)
Sorununu çok iyi anlıyorum!
Şunu hiç bir zaman unutma hayat boşluklar ile doludur ve o boşluğunu bulduğu an seni affetmez.dalından kopmuş bir yaprak gibi rüzgar seni nereye savurur ise oraya sürüklenirsin.çok fazla yorumları okudum ve yazmak istedim.
Vücüdunun üzerinde taşıdıgın bir kafan var ve düşünebiliyorsun bu illet uyuşturucuda olabilir kumarda olabilir ikisi de aynı benim gözümd3 .hayatında bir şeyi en iyi şekilde anlamanın tek yolu yaşamaktır.sorun yok yaşamışsın bulaşmişsın Fakat şunu düsün buna başlamayı sen sectin nedeni ne olursa olsun .bundan vazgececek olanda sensin herkes herseyi konusur fakat uygulayacak olan sensin .kendine güvenini ve saygını kaybetmişsin.ve bunları yazarken yaşamış birisi olarak yazıyorum.20 yıl kumarın her türlüsünü oynadım yarım milyon liralar kazandım kaybettim.uyusturucuya 20 yaşında başladım 10 yıl esrr iciyirdum bir sigara gibi.fakat kimseden bir yardım almadan hepsini terk ettim .kendini fazla üzme aslan parçası ömur 30 milyar ile kaybedilmez ömür paha biçilmeyecek kadar değerli.kazanma duygusunu at kafandan bu yolda zengin olabilecegin dusuncesini at kafandan .şimdi benim yurt disinda kumarhanem var fakat oynamıyorum .sadece oynatıyorun.keşke hiç kimse oynamasa .kumar kaybettiğinde seni üzecek meblalar ile oynanmaz .keyif olarak başlar sonra hayatında vazgecilmezin olur .ama dedigim gbi kurtulmak senin elinde .ilerde insallah bir kumarhanen olur ve sen oynamıyor olursun işte o zaman kaybettiklerini ve kazandiklarini ozaman daha net anlarsın .omrune omur katacak o kadar aktivige varki kendini onlara yönlendir kaldır kafanı sokaga cık sana mum olacak hersey ile ilgilen .şimdi kendine iyi bak kal saglicakla
0
Soz
(08.06.22)
son cevaplananlarda görünce girdim ama son mesaj 2019?

neyse vakti olmayanlar için özet geçeyim.

arkadaşımız 2008 yılında başladığı kumarda 17.000 lira borç yapmış.

2013 yılında 5 sene içinde 90.000 ödedim ama hala 80.000 borcum var diye güncellemiş.

en son bilgi bu. düzlüğe çıkmıştır umarım.
0
onemoremile
(08.06.22)
(11)

Neden futbol fanatiği olunur?

actionary
Evet, ben futbolla pek arası olmayan biriyim, ama bir spor ve oyun olarak futbolun bu kadar sevilmesini garipsemiyorum.Takım tutma hadisesini de - çok doğal bulmasam da - garipsemiyorum esasında. Ama fanatizme varan futbol taraftarlığını anlamadım gitti. Fanatizmden kastım holiganlık değil, Sözlük't
Evet, ben futbolla pek arası olmayan biriyim, ama bir spor ve oyun olarak futbolun bu kadar sevilmesini garipsemiyorum.

Takım tutma hadisesini de - çok doğal bulmasam da - garipsemiyorum esasında. Ama fanatizme varan futbol taraftarlığını anlamadım gitti.

Fanatizmden kastım holiganlık değil, Sözlük'te de her gün örneklerini görebildiğimiz "kendisini hiçbir şekilde umursamayan bir varlık (işbu durumda futbol takımı) için tanımadığı insanlara hakaret edebilecek kadar gaza gelme" hali.

Nasıl oluyor da oluyor? "22 adam bir topun peşinde koşturuyor işte" boyutuna indirgemiyorum hadiseyi kesinlikle. Ama takım dediğin, futbolcusuyla, teknik direktörüyle, birkaç senede bir neredeyse tamamiyle değişiyor. Demek ki aktif kadrosuyla bir ilgisi yokmuş.

Takımın politikasını, oyununu, transferlerini belirleyen yönetim desen, yönetim de değişiyor? Hayır, zaten çok az taraftar tuttuğu takımın yönetimine küfretmiyor. Yani yönetim de değil takımı bu kadar sevdiren.

Başarı desek? Türk futboluna amatör bir gözle baktığımda, oldukça istikrarsız bir futbola sahip olduğumuzu görüyorum. Birkaç sene tüm dünyayı sallayıp, sonraki birkaç sene aynı başarıların onda birini gösteremeyebiliyor Türk takımları. Demek ki başarıyla da pek bir ilgisi yok.

Peki neyle ilgisi var? Gerçekten sadece o "renklere gönül verme" olayı mı her şey? Eğer öyleyse çok fena, çok fena... Ama öyle olmasa gerek. Taraftara gönül verme mi? E, hepsi Türk halkı işte? Aklımda her takım için bir taraftar stereotipi var, ama en nihayetinde hepsinin ortalaması, ortalama Türk insanı?

Nedir insanlara heyecandan (ve zamanla birbirini nötrleyen sevinç ve üzüntü) başka bir şey yaşatmayan bir takıma olan bu kökten bağlılığın sebebi? Takımı yenilince niye çok üzülür insanlar?

Nedir yahu?!
0
actionary
(06.05.08)
Her insan bir şeyler başarmak ister, düzen çok az kişiye bu fırsatı verir. Çoğu "pil" olarak kullanılır, birey dahi olamaz. Energizer tavşanı kadar anonim oluverir. Sonra mecburen insan o enerjiyi başka bir şeye yönlendirir, aklını kaçırır. Açıklaması budur bence. (Futbol/spor iyidir güzeldir, izlemesi de oynaması/yapması da. Burada neyi söylediğim anlaşılıyor umarım)
(bkz: #12988134)
0
kurukafa
(06.05.08)
Olay sadece "verili spor anlayışı" ile ilgili arkadaşlar. Birilerinin Gladyatör boşluğunu doldurması, her Türk gencinin kendini en az bir konuda uzman sanması gerek. Hep söylerler, ne demiş fakir bir Latin Amerika Ülkesinin başkanı: "3F yeter bu insanara, Futbol, Fiesta, Festival." Bizim durum daha vahim, bize sadece futbol yetiyor. Özetle: Futbol fanatiği olunmaz, futbol fanatiği oldurulur. Budur.
0
inatci kahraman aga
(06.05.08)
Bunun daha vahim bir yani ise toplumumuzda takim tutmayanalarin tam bir weirdo muamalesi gormesidir. ayrimciliktan iceri attirilmali bunlar vallahi.
(bkz: ayrimcilik sucu/1)
0
egotm
(06.05.08)
green street hooligans filmini izlemeni tavsiye ederim. orada taraftarlık olgusunu maç dışında anlatıyor.
"Bence Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır. Galatasaray'ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım'' demiş mesela metin oktay eheh.
0
x factor
(06.05.08)
egotm
(06.05.08)
Efendi gibi takımını tutana saygım sonsuz ama abartan da çok fazla, holiganları da zaten Allah'a havale ediyorum...

Niye bu kadar çok para dönmesi gerekiyor bu işte ben de onu anlamıyorum, başka sporlarda da oluyor ama futbol abartı yani, bu kadar dengesizliğe kimse birşey demiyor mu, diyemediği içindir belki de...
0
ermanen
(06.05.08)
kesinlikle renklere gönül vermek ile alakalı. elbette sarı ve kırmızı rengi çok sevmek değil bu gönül vermek dediğim. bir şeye tutku ile bağlanmak.

ben de futbola, takımına tutku ile bağlı olmayanları anlamakta zorluk çekiyorum mesela. anlamadım, anlayamayacağım, anlamak için zorlamıyorum kendimi.neyi kaçırdıklarının farkında değiller.

ha kamyonla hobim var, bir o kadar da kitabım. sinema-müzik konusunda da allah'a şükür iki kelime edebiliyorum; siyasetle de ilgileniyorum, üstelik aktifim.

anlatmak istediğim kişiden kişiye, yapıdan yapıya, bakış açısına göre değişiyor.

ben maça gittiğimde, binbir zorluk çekiyorum, uzun yol katetmek zorunda kalıyorum (tekirdağ-mecidiyeköy), hele bir de yağmur-çamursa iyice eziyet haline dönüşüyor; girmesi ayrı, çıkması ayrı dert anlayacağınız. fakat ne zaman ki merdivenlerden çıkıyor, kafamı kaldırdığımda ali sami yen'in çimlerini görüyorum, o an dünyada başka bir yerde olmak istemediğimi fark ediyorum.

bunu anlatabilmem çok zor. bir insanın bana futbolu neden sevmediğini anlatabilmesi de.
0
guybrush threepwood
(06.05.08)
sebebi gayet acık bence..cocukken bir top bulursun yada bakkaldan 500 bin liraya alırsın.sonra bos bir arazi ve alsana spor.cocukken bı cok ınsanın bıldıgı spor seklıdır.voleybol oynayamazsın file yok, basketbol oynayamazsın pota yok gibi nedenlerden dolayı cocuklar sadece futbol a ılgı duymaya baslıyolar..ayrıca bunların dısında futbol gayet ucuz bır spordur.yanı cocuk aıleye deseki ben kayak yapmak ıstıyorum yuzmek ıstıyorum falan dıye.ailenin maddi imkanları cercevsınde gerceklesır bu olaylar..

okulda sadece futbol konusulur.arkadasları ben gs liyim sen hangı takımlısın dedıklerınde cocuk kendı kendıne dusunur ve takım tutması gerektıgını zanneder..o sen hangı takımlısın dıye soran cocukta babasının arkadaslarıyla muhabbettınde duymustur aslında futbol klublerını..

son olarak : bu ulkede hangı takımı tutuyosun sorusu tanısılan bı ınsana burcun ne soru cumlesınden önce sorulabılecek kadar önemlidir kimi cevrelerce..
0
isott
(06.05.08)
guybrush threepwood: işte, o "renklere gönül verme" durumunu biraz açar mısınız? rengin dalgaboyuyla ilgili olduğunu ben de düşünmüyorum, peki ama nedir bu?

ayrıca takım tutmayan birini anlamak kolay olmalı: futboldan uzak büyümüştür, ailesi futboldan hoşlanmıyordur, çocuk futbolu tanımaz, dolayısıyla takım tutmayı yersiz bulur.
0
🌸actionary
(07.05.08)
Aslinda futbol fanatikligi ile futbol takimi fanatikligini birbirinden ayirmak gerekir. Futbol fanatigi bir insan futbola asiri derecede ilgi duyar. Bu diger spor dallari icin de gecerlidir. Ornegin tenis fanatigi insanlar da vardir, F1 fanatigi insanlar da. Bu insanlar futbolla ilgilenmeyebilir ama tenis turnuvalari ya da F1 yarislari oldugu zamanlar televizyonun basindan kalkmazlar, maddi durumlari iyi olanlar bu sporlar icin ulke ulke dolasir. Ornegin bir cok arabanin vin vin vin son surat gidip de birbirini gecmeye calismasi bana sacma gelmesine karsin bunu buyuk bir heyecanla seyreden insanlar var. Yani bir spora ilgi duyuyorsun ve o sporun kurallari yapilis tarzi, yasattigi surprizler sana zevk veriyor ve o spor ile ilgili bir takim ya da sporcuya bir sekilde((bir zamanlar kazandigi buyuk bir basari, bir karsilasmada hakkinin yenmesi, sen cocukken cevrenin(abi, baba, dayinin) o takimi tutmasindan etkilenmek ya da yarattigi ters etki gibi nedenlerle) sempati duyup desteklemeye basliyorsun. Sevdigin bir yazari, sarkiciyi, aktoru, yonetmeni surekli takip edip onlarin yapitlarini seyrederken, dinlerken, okurken aldigin zevkten pek bir farki yok aslinda. Bir spor dalini seversin, o sporla ilgili bir takimi ya da sporcuyu desteklersin ve kazanilan basari ile sevinir, yenilgi sonrasi uzulursun.

Takim fanatikligi ise cok farkli. Futbol fanatigi oldugum ve destekledigim takimimin bir cok macina gittigim icin rahatlikla soyleyebilirim, takim fanatigi insanin aslinda yapilan sporla pek bir alakasi yoktur. Oraya kufur ya da kavga etmeye gider. Hayatta alinan bir cok yenilginin, basarisizligin telafisini destekledigi takimla yok etmeye calisiyordur. Daha fazla yenilgiye tahammulu olmadigi icin destekledigi takimin kazandigi basarilar onu sevindirmektedir ve bu basarinin kazanilmasi icin de gosterilen her yol mubahtir.
0
petekdoku
(07.05.08)
youtube'a erişebilsem fanatizm ve holiganizm hakkında çok iyi bir video linki yollayacaktım. yurtdışında olanlar, youtube'a erişebilenler vs. için söyleyim yine de; arama kutusuna cimbom old boys yazın, izleyin. karşınıza çıkan video holiganlık ile ilgili.

renklere gönül vermek küçük yaşlarda meydana gelen bir şey. 15-16 yaşına kadar futbolla ilgilenmeyip sonradan fanatik olan birini tanımıyorum. herkes kendi çocukluğunda incelenebilir. ben hatırlıyorum çocukken iki apartman arasındaki bahçede uygun ağaçları seçip kale yapardık ve mahallenin abileri ile birlikte burada futbol oynardık. o abilerden biri galatasaray altyapısında oynuyordu ve antreman olmadığı zaman vs. yanımıza gelirdi. bize de galatasaray formaları getirirdi (benim yaş 6-7), ne zaman sarı ile kırmızıyı yanyana görsem aklıma galatasaray gelirdi. evdekilerin de galatasaraylı olduğunu idrak ettiğimde o artık benim vazgeçemeyeceğim takımım olmuştu. şimdi elimden geldiğince maçlara gidiyorum.

uzun lafın kısası, çocuğun o yaşlarda başkalarından gördüğü her şeyi yapmak istemesi, bir şeye (bu durumda renklere) tutkuyla bağlanmak istemesinde yatıyor olay. ben kendim için bu sürecin nasıl geliştiğini anlattım, fenerbahçelisi de beşiktaşlısı da eminimki benzer süreçlere sahiptir. bir de şöyle bir şey var, her ne kadar taraftarları düşman olarak gösterilsele de üç büyüklerden biri bile olmasa, bu lig çok zevksiz olurdu.
0
deckard
(07.05.08)
(10)

Drum, Golden Virginia türü tütünler nerede bulunur?

sitki siyril
Merhaba,Alışveriş merkezlerindeki Tobacco Shop'larda bu ürünler bulunmuyor. Hatta dün biri "onlar yasal olarak satılmıyor" dedi. Bu konuda bilgisi olan var mı, tiryakileri nasıl elde eder bu tütünleri, İstanbul'da satıldığını bildiğiniz bir yer var mı?...
Merhaba,
Alışveriş merkezlerindeki Tobacco Shop'larda bu ürünler bulunmuyor. Hatta dün biri "onlar yasal olarak satılmıyor" dedi. Bu konuda bilgisi olan var mı, tiryakileri nasıl elde eder bu tütünleri, İstanbul'da satıldığını bildiğiniz bir yer var mı?...
0
sitki siyril
(05.05.08)
geçen sene taksim kadıköy'de tezgahlardan alıyordum ben drum'u,ama golden virginia'yı bilmiyorum.
0
raj
(05.05.08)
izmirde amerikan pasajı denen yerde her dukkan satar . istanbulda bu tarz yerlerın olmamasınaa imkan yok , ama ben bilmiyorum.
0
dodocan
(05.05.08)
www.atu.com.tr şu adrestekiler gibi mi?
0
ozdek
(05.05.08)
Bu site şahaneymiş ama online satış yok.(freeshop'da kendisi) Mecburen uçakla bir yerlere gidip gelmeniz lazım. Hesapladım çok pahalıya geliyor...
0
🌸sitki siyril
(05.05.08)
Burada birisi sormustu (Golden Virginia) ve cok ucuza bir yerlerde bulmustu.Bi arattırın isterseniz,hatta ben bu mesajı yazınca kendim de arattırırım,bulursam yazarım.
0
im2shy
(05.05.08)
Buldum. gozupek isimli yazar sormus ve en sonunda soyle yazmıs:

"şöyle ki, beyazıt'ta buldum, tonlarca var ;)"

bi ona sorun isterseniz
0
im2shy
(05.05.08)
ben salı gidip cumartesi dönüyorum. limitleri bilmiyorum ama ciddi alıcılar ulaşabilir konuşuruz.
0
ozdek
(05.05.08)
Tahtakale, Telekom'un orası. Orada durup "Tütün!" demeniz yeterli. Birkaç kişi size yardımcı olmaya çalışacaktır.
0
inatci kahraman aga
(05.05.08)
ben de golden virginia arıyorum ancak arkadaşların cevapları üzerine beyazıt-aksaray arasındaki her büfeye sorduğum halde bulamadım. biraz daha detaylı bilgilendirebilirseniz seviniriz :)
0
lazor
(04.09.09)
Büfelerde değil, ara sokaklardaki seyyar satıcılarda var. Eminönünde caminin hemen arkasındaki ilk ara sokaktan almıştım bir ay önce.
0
🌸sitki siyril
(04.09.09)
(11)

ziraat bankasından para çekme

zbam
benim ziraat bankasındaki hesabımdan 10bin ytl çekmem gerekiyor. şimdi direk gidip çekebilir miyim yoksa önceden aramam mı gerekir şubeyi "para çekecem hazır olsun haa" falan diye?
benim ziraat bankasındaki hesabımdan 10bin ytl çekmem gerekiyor. şimdi direk gidip çekebilir miyim yoksa önceden aramam mı gerekir şubeyi "para çekecem hazır olsun haa" falan diye?
0
zbam
(05.05.08)
ziraat i bilmiyorum ama yapıkredi ve anadolubankla çalışıyorduk, ikisinde para çekmeden önce haber veriyorduk.
0
vincenzo
(05.05.08)
ziraat bankasindan hem de ögleden sonra saat 3 te 3 milyar para istemistim. ama simdi veremeyiz durun bri bakalim cikacak mi demislerdi. 45 dakika sonra alabilmistim. sube ile alakali anlayacaginiz.
0
atmacaged
(05.05.08)
Özellikle Taşra Şubelerinde ve küçük şubelerde sorun olabiliyor.
0
inatci kahraman aga
(05.05.08)
çok dağınbaşında bir şube değilse sorun olacağını sanmıyorum. yine de arayıp sormakta/haber vermekte fayda var. bir şekilde parayı bulurlar ama gereksiz yere beklememiş olursunuz. bir de şu var, siz şubeye girmeden 10dk önce birisi gelip 100bin ytl çekmiş olabilir. ne kadar merkezi/büyük bir şube olursa olsun sıkıntı yaşayabilirler.
0
ref
(05.05.08)
10.000 ytl. bir adet 100 ytl'lik deste yapar ki her bankada bu kadar para vardır zannediyorum. haber vermeden sorun olmaz. bir banka için çok para değil.
0
kibritsuyu
(05.05.08)
5 bin ytl ustu cekimler icin onceden bankayi (subeyi) arayip bilgi vermeniz gerekmektedir.
0
trimpot
(05.05.08)
Çekmek istediğiniz saate göre de değişir o, haber vermeden akşamüstü almak isterseniz hayatta vermezler, çünkü şubeler gece ellerinde para bırakırlarsa gecelik faiz kadar şube zararına yazılır. Siz saatinizi ve istediğiniz miktarı haber verin.
0
sui
(05.05.08)
ararsan sen rahat edersin. aramazsan seni rahatsız ederler. :)
0
ozdek
(05.05.08)
arayıp haber verirsen para çekmeye gittiğinde beklemezsin. aksi takdirde o anda kasada o kadar nakit olmayabilir, doğaldır, beklemen icap edebilir.
0
felina
(05.05.08)
trimpot'un dedigi gibi degil, ben 2 ay once sabah 10'da gidip (kadikoy subesi) 7.000 ytl cekim yaptim toplam 5-6 dakika surdu tek formalite imzami tutturmam gerekiyordu o birkac denemeden sonra oldu.
0
maresalx
(05.05.08)
haber vermende büyük fayda var, sorun çıkartılabilir.
0
eksi daglarinin aslani
(05.05.08)
(5)

bilimkurgu kitabı önerisi

nihilanth
diyelim ki farklı bir galakside bizden milyonlarca yıl önce dünya benzeri bir gezegen oluşmuş, orada insana benzer varlıklar yaşamış ve daha sonra kıyamet kopmuş ve yok olmuşlar. ya da kopmamış hala yaşıyorlar ama bu farklı dünyalar birbirinin farkında değil. hepsinin ayrı eserleri ve yaşam tarzları
diyelim ki farklı bir galakside bizden milyonlarca yıl önce dünya benzeri bir gezegen oluşmuş, orada insana benzer varlıklar yaşamış ve daha sonra kıyamet kopmuş ve yok olmuşlar. ya da kopmamış hala yaşıyorlar ama bu farklı dünyalar birbirinin farkında değil. hepsinin ayrı eserleri ve yaşam tarzları var. bir de gerçek dünya (yani bizim gerçek oldugunu sandıgımız kendi dünyamız) var. bu konular hakkında yazılmış bilimkurgu öyküsü,romanı aramaktayım(robot değil insana benzer varlıklar olması ve yaşadıkları gezegenin dünyaya benzemesi lazım). isim, yayınevi tavsiye eder misiniz?
0
nihilanth
(04.05.08)
Spesifik olarak bilmiyorum ama şurası araştırılırsa bulunabilir:

en.wikipedia.org
0
ermanen
(04.05.08)
bir wikipedi linki de benden. tarif ettigin tür bilimkurgu büyük ölcüde paralel evrenler/dünyalar türüne uyuyor. türkce olarak da www.bilimkurgu2000.com da bilgi olmasi lazim. bir de oraya bak istersen.

en.wikipedia.org(fiction)
0
atmacaged
(04.05.08)
rama serisini şiddetle öneririm, arthur c. clarke'nin 4 kitaplık bi dizisi bu. ithaki'nin yayınlamış olması lazım (içeri gidip bakmaya üşendim)
0
kobuzchu kiz
(05.05.08)
0
zlatan
(05.05.08)
Tam aradıklarınıza uygun olarak Asgard üçlemesi var. Üçleme diyor ama ilk iki kitabı yayınlandı.
The Hitchhiker's Guide To The Galaxy'i söylemeye gerek yok sanırım.
0
inatci kahraman aga
(05.05.08)
(4)

etiler - karakoy

mandayuvasi
simdi evden ciksam karakoye gitmem mumkun olur mu etilerden? etilerden otobusle kabatas , oradan tramvayla karakoy dusundum ama ne durumdadir oralar. bilgisi olan var mi acaba?
simdi evden ciksam karakoye gitmem mumkun olur mu etilerden? etilerden otobusle kabatas , oradan tramvayla karakoy dusundum ama ne durumdadir oralar. bilgisi olan var mi acaba?
0
mandayuvasi
(01.05.08)
cevab veriyorum: ben gidemedim (benim istikamet ulus - beyazıt). tramvay kapalı sanıyorum.
0
deckard
(01.05.08)
kabatastan tramvay
0
orange coffee
(01.05.08)
tramvay tum gun mu kapali yoksa acildi mi su an?
0
🌸mandayuvasi
(01.05.08)
Tramvay yok. Kabataş'a otobüs bile olacağını sanmıyorum.
0
inatci kahraman aga
(01.05.08)
(3)

Limon Ağacına Nasıl Aşı Yapılır?

vincenzo
bahçemde dikili vaziyette iki tane limon ağacım var, bunları 5-6 sene veya daha fazla zaman önce babam dikmişti. bunlar hiç çiçek açmadılar meyve falan da vermediler sadece dikenleri var. daha sonra babam sinirlendi birini 1 metre diğerinide 50-60 cm boyunda bıraktı her yerini budadı, daha sonradan
bahçemde dikili vaziyette iki tane limon ağacım var, bunları 5-6 sene veya daha fazla zaman önce babam dikmişti. bunlar hiç çiçek açmadılar meyve falan da vermediler sadece dikenleri var. daha sonra babam sinirlendi birini 1 metre diğerinide 50-60 cm boyunda bıraktı her yerini budadı, daha sonradan öğrendim bu ağacın mevye vermesi için aşı yapılması lazımmış. ağaçların gövdesi başparmağım kalınlığında.
şimdi sorularım ve aklıma takılan şeyler şunlar.
1. bu ağaçlara çiçek/meyve veren başka bir ağaçtan mı aşı yapılacak?
2. bu ağacın birine portakal birine limon aşısı yapılır mı?
3. aşı ne zaman yapılır (mevsimi? hangi ay? saati? vs.)
4. aşı nasıl yapılır (internette bir kaç çeşitini gördüm, gövdeyi yarıp diğer ağacın dalını (birde bu dal herhangi bir dalımı oluyor) o yarığa sokuyorlardı) en kolay ve tutacak şekli nasıldır. bu aşı için dalları nerden bulacağım.
işten anlayanlar bir yardımcı olsanız. çok makbule geçer.
bak ağaç tutarsa limon veririm, limonata yaparım size.

he birde bu lim diye birşey varya bu lim, olmamış yeşil limon mu oluyor yoksa başka bir tür mü limon mu?
0
vincenzo
(30.04.08)
Yanıtlar limon ağacı için farklı olabilir. Limon ağacı tecrübe edilmemiştir.
1) Evet.
2) Yapılır.
3) Kasım diye biliyorum, emin değilim.
4) Pet şişe kesiliyor. İçine aşı yapılacak olan dal toprağıyla konuluyor. Dediğiniz gibi hafiften yarıp yerleştiriliyor, sonra sarılıyor.
0
inatci kahraman aga
(30.04.08)
pyro clustic flow
(01.05.08)
pyro clustic flow
(01.05.08)
(4)

Dijital fotograflari kagida bastirmak

no christ requiress
Dijital fotograf makinemiz ile cektigimiz fotograflari, eski gunlerdeki gibi fotograf kagidina bastirmak istiyorum 10*15. Bunun icin en uygun fiyatli yer neresidir ? Tahtakale civari olabilir mesela. Bildiginiz yerler var mi ?Bir de nasil oluyor bu basilan resimler kalite olarak ? Sanirim cekilen fo
Dijital fotograf makinemiz ile cektigimiz fotograflari, eski gunlerdeki gibi fotograf kagidina bastirmak istiyorum 10*15. Bunun icin en uygun fiyatli yer neresidir ? Tahtakale civari olabilir mesela. Bildiginiz yerler var mi ?
Bir de nasil oluyor bu basilan resimler kalite olarak ? Sanirim cekilen fotografin cozunurlugune gore bazi sorunlar olabiliyormus, fotograf ya cerceve sigmiyor ya da bir bolumu bos kaliyor v.b gibi..
Her neyse en onemlisi ilk sorum, bana ucuz bir yer gosterin
0
no christ requiress
(29.04.08)
teknosa da oluyo bu olay..fiyat olarak tam bılmıyorum ama uygun..kagıt kalıtelerıde yuksek..
0
isott
(29.04.08)
teknosalar pahalı

fotoları biriktirip toplu basmak lazım, indirim oluyor, misal 100 ve üzerinde
0
efruz
(29.04.08)
o teknolojik yerlerdeki kiosk benzeri aletlr pahalı. onlarla yapmayın. onun dışında her fotoğrafçı 20-30 kuruş arasına yapar.

2 megapiksellik bir fotoğraf 10x15 karta çok kaliteli bir şekilde, kayıpsız basılabiliyor. daha düşük çözünürlüklerde dağılma olabilir bilemiyorum.

bir de kimi amatör kompakt fotoğraf makineleri fotoğrafları 4:3 oranında çekiyor (benimki mesela). 10x15 kartlar ise 3:2 oranına sahip. yani bastırdığınızda baskıyı alan elemanın inisiyatifine göre fotoğrafı karta yukarıdan ve aşağıdan hizalarsa sağ ve solda boşluk kalıyor, ya da sağ ve soldan hizalarsa üstten ve alttan kesiliyor. o yüzden eğer fotoğraflarınızın oranı 4:3 ise (exif bilgilerinden ulaşabilirsiniz) bir fotoğraf düzenleme programı ile 3:2 oranında kroplamanız hayrınıza olacaktır.
0
kibritsuyu
(30.04.08)
Derman burda sanırım. Baskısı da iyidir buranın.
www.kristalfotograf.com
0
inatci kahraman aga
(30.04.08)
(5)

kronik caylaklik

katafalk
$imdi bana mi oyle geliyor bilmiyorum ama sozlukte takip ettigim bazi yazarlar var. denk geldiklerim sadece; adamlar caylak olmu$. ama oyle boyle degil arkada$. 1 ay, 5 ay, 8 ay, 1 yil... `kronik caylak` bildigin. neden bu kadar uzun sureli caylaklik cezasi veriliyor yazarlara? yeri geliyor 1 hafta
$imdi bana mi oyle geliyor bilmiyorum ama sozlukte takip ettigim bazi yazarlar var. denk geldiklerim sadece; adamlar caylak olmu$. ama oyle boyle degil arkada$. 1 ay, 5 ay, 8 ay, 1 yil... kronik caylak bildigin. neden bu kadar uzun sureli caylaklik cezasi veriliyor yazarlara? yeri geliyor 1 hafta bile cok uzun gelebilirken, hadi 1 ayi gectim. birkac ay caylaklik da ne ola ki? hele selami'nin caylakligindan bahsetmiyorum bile -ki o kendi tercihiydi sanirim, bilmiyorum- tamam gg de olabilir caylaklik sebebi ama bu kadar agirsa durumu ucurun madem? veya sadece entry'yi silin. normal surede caylaklik da olur. moderatorlerin i$ine kari$mak degil tabi de i$im bana biraz abes geldi. 10 entry girmedikleri icin mi caylakliktan cikamiyorlar diye du$undum ama birkac ki$i buldum oyle, alâkasi yok.

nedir yani? i$in asli astari ne? aydinlatin, i$ik tutun.

ps: bu caylakligin ilk caylaklik olmadigini soylememe gerek yok sanirim ama belirteyim istedim.
0
katafalk
(29.04.08)
"bu kadar agirsa durumu ucurun madem?"

uçunca da "uçuracağınıza 1 yıl falan çaylak edin" deniyor ama.. uçmaktan iyidir sonuçta. uzun süre sözlüğün kapalı olduğu dönemler olduğu düşünüldüğünde.. ayrıca ilk çaylaklık daha kısa sürer. ikinci üçüncü kez oluyorsa daha uzun oluyor genelde.
0
nihilanth
(29.04.08)
@nihilianth; abi benim bahsettigim ilk caylaklik, hani $u ilk 10 entry'yi girdigimiz caylaklik donemiydi.

@want2die; ben de onu diyodum. kusenler falan... kimisi de kuserken entryleri de siliyor. hayir zaten sozlugun "ya $u adam gitmesin, bunu kaybetmeyelim, $una bi$i olmasin." diye bir cabasi oldugunu zannetmiyorum da benim merak ettigim bu kadar uzun sureli caylakligin mantigi nedir. idamdan yirtip muebbet yemek gibi bi$i...
0
🌸katafalk
(29.04.08)
Bazı yazarlar var sözlüğe katkıları gerçekten büyük. Binlerce bilgi ve mantıklı yorum içeren entryleri var. E binlerce bilgi ve yorum içeren entry girip birileriyle papaz olmadan kalmak çok zor. Bu papazlığın ardından da gelsin polemikler, karşılıklı atışmalar vs. Haliyle de bu süreçte karşılıklı olarak format oldukça zorlanıyor. Bu yazar uçarsa, diğer yazarlara ait, kendi entry sayısından kat kat fazla entry anlamını yitirecek hale geliyor. Bunu engellemek, "Ya kardeşim bi akıllı ol, zorla uçurtma kendini" mesajı verilmek isteniyor olabilir. Bunlar hep tahmin tabi.
0
inatci kahraman aga
(29.04.08)
moderasyonun bu konuda uygalıdığı bir ceza sistemi var (diye düşünüyorum). yazarın hatası esaslıysa ama bu esaslı hatadan dolayı uçurulmaya da kıyılamıyorsa bir nevi ders hesabı uzun süre çaylak tutuluyor. ya da bir kere çaylak olduktan sonra tekrar çaylak olma - uçurulma arasında kalınırsa aynı prosedür uygulanıyor.
0
colg fusion
(29.04.08)
aylarca hatta 1 yıl süren çaylaklıklar, tahmin edilebileceği üzere, uçurulmak yerine verilen cezalar oluyor. yani adam aslında uçsa hiçbir moderator bir şey demeyecek de, hani uçmak yerine kendine çeki düzen verir mi acaba, bu son şansı iyi kullanır mı durumu. uzun süreli çaylak olan yazarlar şöyle düşünseler daha iyi bence: aslında uçuruldular, aylarca sözlüğe giremediler, sonra kendilerine son bir şans verildi, hadi 10 entry gir ama bunun son şansın olduğunu bil şeklinde. yani bunu, diğer çaylaklıklardan ayırmak lazım. söylendiği gibi, "keşke uçurulacağına uzun süreli çaylak edileseymiş" deniyor sonra. ediyoruz işte.

selami'nin durumuysa ayrı, adam entry girmiyor. 10 entrysini girse ve keşke çıksa çaylaklıktan diye umut eden bir kişiyim ben şahsen ama inatçı.
0
kimi raikkonen
(30.04.08)
(4)

Yelek cebi saati arıyorum

hepiniz kafayi yemissiniz
Daha özel bir adı var mıdır bu nesnenin bilmiyorum ama böyle tarif edebildim ben ancak. hani eski amcaların kullandığı cinsten. taksim-beşiktaş civarında bulunur mu biyerlerde?
Daha özel bir adı var mıdır bu nesnenin bilmiyorum ama böyle tarif edebildim ben ancak. hani eski amcaların kullandığı cinsten. taksim-beşiktaş civarında bulunur mu biyerlerde?
0
hepiniz kafayi yemissiniz
(27.04.08)
taksimde atlas pasajina girdiginizde soldaki dukkana bir bakin derim. hani su model arabalar, cakmaklar, kanyak siseleri, cakilar, vs.. satan...
hos, varsa da cok kaziktir orasi.
0
la traviata
(27.04.08)
gittigidiyor gibi internet sitelerinde de köstekli saat diye arattığında uygun fiyatlara bulabilirsin.
0
belixuis
(28.04.08)
Gümüş kaplama üzerinde kara tren desenlisinden satabilirim:)
0
alkolik imam
(28.04.08)
Ağa Camii'nin köşesindeki amcada vardı.
0
inatci kahraman aga
(28.04.08)
(14)

et yemeklerinde etin sertleşmesi

burfak
sorum başlıkta özet olarak duruyor. mesela sote yaparken, veya tencerede bulduğum her şeyi karıştırıp et yemeği yaparken.eti ne kadar geç koyarsam koyayım pişti mi diye baktığımda tadına çoktan sertleşmiş oluyor.içi pembe değil, başta pişmemiş olduğundan sanıyordum.ama sonra biri fazla pişmiş olduğu
sorum başlıkta özet olarak duruyor. mesela sote yaparken, veya tencerede bulduğum her şeyi karıştırıp et yemeği yaparken.
eti ne kadar geç koyarsam koyayım pişti mi diye baktığımda tadına çoktan sertleşmiş oluyor.
içi pembe değil, başta pişmemiş olduğundan sanıyordum.
ama sonra biri fazla pişmiş olduğunu söyledi. Öyle mi gerçekten? bir de et (beyaz veya kırmızı ikisinde de oluyor) pişer pişmez sertleşiyor mu?
0
burfak
(25.04.08)
tuzdan da olaiblir.
0
bryan fury
(25.04.08)
tuzu erken koyuyor olmayasınız? yemek pişene kadar ete tuz konmaz çünkü osmozla içindeki bütün suyu çekip sertleştirir.
0
talemon
(25.04.08)
tuzu en sonlarda koyuyorum.
0
🌸burfak
(25.04.08)
tuzu serviste koyun bi de yagla birlikte cok az bi mıktar su iyi gelebilir.
0
bryan fury
(25.04.08)
O dediğin sorunun oluşmaması için pişiren kişinin yaşının 45'i geçmesi gerekiyor galiba. Ben öyle gözlemledim.

Tecrübe işi o iş sanki.
0
delikan76
(25.04.08)
Eti geç koymak mı? İyi de et yemeğin diğer malzemeleri konulmadan önce pişirilir zaten. Et iyice piştikten sonra sebzeydi şuydu buydu atılır içine.

Öyle gördük biz, bilmiyorum valla.
0
sui
(25.04.08)
ya ben de öyle görmüştüm de, sertleştiği, sertleşmenin de (bir garip oldu böyle) fazla pişmeden kaynaklandığını duyunca sonradan koymaya başladım.
0
🌸burfak
(25.04.08)
Yok öyle bir şey ya. Tuzdandır o en fazla. Et önceden pişmezse sonradan hiç pişmez, sebzeleri eritmeniz lazım onu pişirene kadar.
0
sui
(26.04.08)
etin taze olmasindan dolayi olamaz mi sertlesme? turkiye'de taze et? hmm. garip
0
trimpot
(26.04.08)
Sık sık kapağı açmayın, bırakın pi$sin. Buhar yumu$atır.
0
durum serserisi
(26.04.08)
inatci kahraman aga
(26.04.08)
kimse dememiş. etten olmasın o? marketlerdeki hazır sotelik etleri alıyorsanız onlar kayış gibi. kasaptan yemeklik yağsız kuşbaşı diye alın. lokum gibi olsun.
0
kibritsuyu
(26.04.08)
Okuldayken yemek dersi almış birisi olarak şunu anlatayım.

Yemeklerde degil de et pişirken (parça et biftek gibi)
et 1 kere çevrilir

eti atarsın tavaya orta ısıda. Üstünden su çıkıp üstü kahverengi olana kadar beklersin
sonra eti çevirir 1 dakika da o kısmı pişirip bu muazzam lezzetli eti afiyetle yersin.

sende eti fazla kavuruyor, fazla pişiriyor olabilirsin.
Yemegin sulu degilse et kendi suyunu salıyor da olabilir.
0
bissell
(26.04.08)
özellikle kırmızı eti yumuşatmak istiyorsanız biraz marine etmek, yani bir şeylerin içinde bekletmek gerekir. o pahalı restoranlarda tabağı 40 papel'e yediğimiz etlerin çoğu saatlerce marine ediliyor. bildiğim bir yöntem biraz sütün içine bir iki damla zeytinyağı damlatarak arzuta göre soğan da rendelenerek 1-2 saat bekletmebazen bu karışıma limon da sıkılabiliyor ama o eti daha sıkıştırabilir. dolayısıyla süt ve yağ zaten yeterince yumuşatıcı rol oynuyorlar.

afiyet bal şeker olsun.
0
yedek ruh
(28.04.08)
(13)

Hangi Parfüm/Koku?

inatci kahraman aga
Şimdiye kadar -çok afedersiniz- koltukaltı ürünlerinden başka koku kullanmadım. Bir denemek istiyorum. Yaz günleri için şu süperdir dediğiniz parfüm/koku? Erkekim, astro boyuta ulaşmadıkça fiyat mühim değil. Pıst.
Şimdiye kadar -çok afedersiniz- koltukaltı ürünlerinden başka koku kullanmadım. Bir denemek istiyorum. Yaz günleri için şu süperdir dediğiniz parfüm/koku? Erkekim, astro boyuta ulaşmadıkça fiyat mühim değil. Pıst.
0
inatci kahraman aga
(22.04.08)
bence night flight

(bkz: bence bmc)
0
deckard
(22.04.08)
bvlgari aqva
0
merope
(22.04.08)
212
0
imparatorolmayikolaymisandin
(22.04.08)
@ eskimo:
Soruyu sormadan arama yapmış idim. İlk link zaten okurlara kapalı, diğerleri amacıma tam hizmet etmiyor, ıssız acun kalıyor.
0
🌸inatci kahraman aga
(22.04.08)
ben de joop nightflight derdim ama artık üretilmiyor bu koku sanırım. ama gittigidiyor ebay tarzı sitelerden bulunabilir.
0
likeinme
(22.04.08)
eleventh american esme has met
(22.04.08)
Burada ne dense boş. Onlarca güzel alternatif var. En doğrusu, gidip deneyerek almak.
0
paranormal
(22.04.08)
@snowfake
lacoste essential ağır bir parfümdür. yaza uygun olacağını zannetmiyorum.

aqua di roma ,estee lauder pleasures intense, hugo boss no6, polo sport ya da burberry weekend ve illa ki issey miyake olabilir.

şu an bunların hepsini kullanıyorum. yaza en uygunları estee lauder, miyake ve roma bence. ama roma lauder den çok daha kalıcı. polo ve boss da olabilir. en iyisi gidip tek tek koklamak ve denemek. teninize uygun olanı çok daha rahat bulursunuz.
0
sabit mesnet
(22.04.08)
bir de ne alırsanız alın fresh bi koku olmasına dikkat edin.
0
sabit mesnet
(22.04.08)
büyük bir parfümeriye gittiğinde alacağını belli ettin mi satıcı eleman gerekirse bütün reyondaki parfümleri denetebiliyor. "Ben şöyle yazlık bir şeyler istiyorum" dediğinde daha sağlıklı sonuç alırsın.

Lacoste Pour Homme kullanıyorum, yaz kış gidiyor, kokusu da oldukça dikkat çekici. lacoste essential da şişeyi boca etmediğin sürece oldukça hafif ve güzel bir parfüm, bence ağır değil.
0
kimlanbu
(22.04.08)
@snowflake:
kısalatma yapılacaksa; inatçı kahraman değil, kahraman ağa.
Öğüdünüzü tutup burada yazılanların hepsini deneyecegim, kızmayın.
0
🌸inatci kahraman aga
(22.04.08)
rochas man, jean paul, black xs, ultraviolet favorilerimdir.
0
eskimo
(23.04.08)
(8)

Nasıl Oluyor?

freefire
başına # işareti koyup rastgele sayı yazmaca oynarken fark ettim bazen o başlıkta olmayan entryler de çıkıyor. yani yazar kim diye bakınca "boyle bir yazar aslinda yok" diyor. ya da o başlığı direk yazınca numaradan bulduğum entry orda olmuyor. bu nasıl oluyor?mesela bu: #12584568
başına # işareti koyup rastgele sayı yazmaca oynarken fark ettim bazen o başlıkta olmayan entryler de çıkıyor. yani yazar kim diye bakınca "boyle bir yazar aslinda yok" diyor. ya da o başlığı direk yazınca numaradan bulduğum entry orda olmuyor. bu nasıl oluyor?
mesela bu: #12584568
0
freefire
(22.04.08)
örnekteki kişi entry'lerini silmeden hesabını kapatıp gittiği için kendisi yok ama entry'leri duruyor.
0
kibritsuyu
(22.04.08)
şimdi tam hatırlamıyorum ama uçurulduğu söylenen bazı yazarların da entrylerine rastlamıştım. zaten örnekteki yazarın entrysi başlık altında da görünüyor. yani uçurulan yazarların entrylerine #numara yoluyla bakılabiliyor mu? bir de bu entryler neden silinmiyor ki? boşuna yer işgal ediyor?
0
🌸freefire
(22.04.08)
evet kendisi gittiği/uçtuğu halde entry'leri duran bir yazar varsa o entry'lere sanki yazarı hala varmış gibi ister numara yazarak, ister başka şekilde ulaşılabiliyor. yani her türlü ulaşılabiliyor sanki yazarı hala varmış gibi.

evet bence de "boşuna" demek ayıp. onların hepsi emek ürünü.
0
kibritsuyu
(22.04.08)
#11020235
toplam entry 0
0
inatci kahraman aga
(22.04.08)
"boşuna" derken kastettiğim şuydu; bahsi geçen entryler (mesela #11020235); bu numarayı bilmesem asla bu entryi göremeyecektim.
0
🌸freefire
(22.04.08)
sadece entry numarasini bilmeye gerek yok ki, normal sekilde basliga girdiginizde de goruyorsunuz onu (bu arada 11020235 i ben goremedim boyle bir entry yokmus)
0
entrapmen
(22.04.08)
#11020235'i ben görebiliyorum. çaylaklıkla ilgili olsa gerek?

entry de şu (küfür var): img501.imageshack.us

ama mesela aynı yazarın #10314180 numero'lu entry'sini göremiyorum, nedendir çözemedim (belki uçurulmadan önce bizzat kendi sildi).
0
deckard
(22.04.08)
Bu bir bug da olabilir. Bence sözlükteki buglar başlığına yazsın biri.
0
inatci kahraman aga
(23.04.08)
(7)

Ada vapuru

entrapmen
Bir sure once Sirkeci'de tadilat falan yaptiklarindan oradan kalkmiyordu yanlis hatirlamiyorsam. Gecenlerde bir yerde okudugum habere gore ise tekrar acilmisti Sirkeci hatti...Bugun simdi bakiyorum da ido'ya hala yok sirkeci. Ustune ustluk eskiden cok olan sefer sayisi da cok azalmis. Kabatastan yal
Bir sure once Sirkeci'de tadilat falan yaptiklarindan oradan kalkmiyordu yanlis hatirlamiyorsam. Gecenlerde bir yerde okudugum habere gore ise tekrar acilmisti Sirkeci hatti...

Bugun simdi bakiyorum da ido'ya hala yok sirkeci. Ustune ustluk eskiden cok olan sefer sayisi da cok azalmis. Kabatastan yalnizca 2 sefer gorunuyor. Birisi 10:50 digeri 19:30. Ne is? (10:50'ye yetisemedim diyelim baska nasil Buyukadaya gidebilirim? -tercihen avrupa yakasindan-)

Edit: Ana sayfadan secilen deniz otobusuymus, vapurlar icin @liontrainer'in verdigi link gecerli.
www.ido.com.tr
0
entrapmen
(21.04.08)
ido'nun kış tarifesi böyle maalesef. henüz yaz tarifesine geçilmedi. haliyle sabah gidiş akşam dönüş olmak üzere günde sadece iki sefer yapılıyor. yenikapı'dan da seferler mevcut olabilir bir bakmak lazım.

edit: baktım ben. şimdilik büyükada'ya sadece bostancı ve kabataş'tan var.

www.ido.com.tr
0
deckard
(21.04.08)
ne garip ismis bu anlamadim ki.

demek ki adalar kaymakamligina inanacak olsak yandik.
www.adalar.gov.tr (ayrica eskiden bu kadar sik varken simdi bu kadar az sefer olmasi da cok ilginc)
0
🌸entrapmen
(21.04.08)
sirkeci seferleri marmaray inşaatı ve kabataşın aktarma merkezi olarak planlanması sonucu kaldırıldı.

bostancı ve kabataş kullanılmalı.
0
patlamismisir
(21.04.08)
@entrapmen

sanırım o sayfa en son 2006'da güncellendi.
0
deckard
(21.04.08)
bostancıdan bol miktarda motor vs var. denizotobüsü var bir kaç tane tam nereden kalkar eder bilemiyorum bkz: idonun sitesi. bunun dışında pek bir alterantif yok.
0
darknum
(21.04.08)
Kış tarifesinde deniz otobüsü de yok.
Ek: Hafta içi.
0
inatci kahraman aga
(22.04.08)
o sayfa 2004 öncesine bile ait olabilir. bir keresinde o sayfaya güvenip kışın ortasında son vapurla (23:30) adaya gitmeye çalışmıştım. görevli dayının kardeş son vapur 23:00daydı demesiyle kendimi bostancıya 45dk içinde ışınlamak zorunda kalmıştım.

gerçi sonunda yine vapurda uyuya kalıp yanlış adada inmek zorunda kalmıştım ya neyse.

doğrusu:
www.ido.com.tr
0
liontrainer
(22.04.08)
(7)

ada vapuru yandan carkli - oneri

entrapmen
Bu carsamba tatil olmasindan kelli adalardan birisine gideyim diyorum ama hangisine gideyimi bilemiyorum. Boyle sevgiliyle gidilip rahatsiz edilmeden 3-5 saat gecirilebilecek, piknik yapilabilecek olani su tarih itibariyle sizce hangisidir? Hepsine gitmisligim var ama uzun zamandir gitmiyorum hicbir
Bu carsamba tatil olmasindan kelli adalardan birisine gideyim diyorum ama hangisine gideyimi bilemiyorum. Boyle sevgiliyle gidilip rahatsiz edilmeden 3-5 saat gecirilebilecek, piknik yapilabilecek olani su tarih itibariyle sizce hangisidir? Hepsine gitmisligim var ama uzun zamandir gitmiyorum hicbirisine.

Aklimdan gecen Heybeliada ama Buyukada'da dilburnu vardi bi de? Ne dersiniz? Ne yapsam etsem?

Hangisini onerirseniz pikniklik oturmalik yer olarak da oneride bulunursaniz sevinirim.

(Goz onunde bulundurulmasi gereken bazi ufak zimbirtilar; hava sicakligi 20C derece uzerinde olacak muhtemelen. Cok yuruyup telef olmak istemiyorum, bisiklet kiralama sansim sevgili kullanmayi bilmediginden yok, faytoncularda iyi geciriyordu en son -degistiyse bilmem-)
0
entrapmen
(21.04.08)
büyükada her zaman yeterince büyüktür derim :)
0
actionary
(21.04.08)
büyükada iyi güzel de artık fayton trafiği çekilmez hale geldi. o atların pislikleri de ayrı dert. ben olsam kınalıada'yı tercih ederdim.
0
deckard
(21.04.08)
burgazda kalpazankaya muhteşemdir..yürürsünüz biraz ama emin olun değer..
0
erostrada
(21.04.08)
heybeliyi soyleyen olmamis ilginc. buyukadaya gideyim bari. kinaliyi pek dusunmuyorum acikcasi. cevap verenler icin tesekkurler. ekstra fikirlere halen acigim.
0
🌸entrapmen
(21.04.08)
e ama heybeliada değirmenburnu plajı. hem az yürüyorsunuz iskeleden çıkınca (15dk en fazla) hem yokuş çok az. hem de büyükada ya göre çok daha sakin ve tenha heybeli.
0
raj
(21.04.08)
Kimse Aya Yorgi dememiş, ben demiş olayım. (Büyükada)
Merkezden Aya Yorgi faytonla 16 YTL. Faytonun bıraktığı yerden tepeye tırmanmak 20 dk.
0
inatci kahraman aga
(21.04.08)
büyükada/aya yorgi derim. faytona biraz para bayılırsın, ama tepeye ulaşınca değdiğini görürsün. tepede güzel bi de lokanta var, piknik havasında. köftesi ve şarabı güzeldi diye hatırlıyorum. oradan günbatımını izlemek de zevkli oluyor. sevgiliyle gitmek için ideal.
0
strateji
(21.04.08)
(11)

Bira ve şaraptan sıkıldık

alkolik imam
Başlıkta gayet açık :) Öğrenci evindeyiz içki içmeyi severiz. Zamanında barmenlik yapmışlığım var. Hala daha yaparım.Fakat şöyle bir şey var. Bira içmeyi severiz ama sıkıldık artık ucuz yollu başka ne içsek diyoruz.Likör alıyoruz boğuyor bi süre sonra.Kahlua denedik yemedi.Kokteyl ve ya değişik tatl
Başlıkta gayet açık :)

Öğrenci evindeyiz içki içmeyi severiz.
Zamanında barmenlik yapmışlığım var. Hala daha yaparım.
Fakat şöyle bir şey var. Bira içmeyi severiz ama sıkıldık artık ucuz yollu başka ne içsek diyoruz.Likör alıyoruz boğuyor bi süre sonra.Kahlua denedik yemedi.

Kokteyl ve ya değişik tatlara açığız.
0
alkolik imam
(21.04.08)
konyak deneyiniz.
0
insanimsi
(21.04.08)
viski basta pahali da gelse kanimca fiyat/performans orani mantikli. ictikce aciliyor insan. verilen paraya da degiyor. keltlerin bi bildigi varmis.
0
kabizcik
(21.04.08)
çay için bence. bi değişiklik yapmış olursunuz :)
hem de ucuz.
0
fizikopat
(21.04.08)
konyak ile nescafe 3ü bir arada karıştır ya da normal nescafe işte. atom atom
0
thefirstfbli
(21.04.08)
@elido
barmenliğime gerçekten laf söyletemeceğim şimdi.

Benim istediğim değişik tatlara açık olduğum. Sizden kokteyl tavsiyesi istedim.
cider benim için şampanyadan farksız. prosecco içerim cider içmem. Buğday viskisi yine gusta gibi iğrenç bir tat veriyor.ondan da nefret ediyorum.

konyak nescafe pipo içerken yaptığımız ikilem. Ama hazır 3ü bir arada onun da tadı pek güzel olmuyor açıkası. Kahveyi ben çekip sütü ben köpürtmedikten sonra farklı bir tat alıyorum çok kuru geliyor açıkçası....

@fizikopat
çay içmek hiç aklımıza gelmemişti:)
0
🌸alkolik imam
(21.04.08)
2-3 adet limon, istediğiniz çeşitte meyve suları ve votka ile bir sürü değişik tatta kokteyl yapılabiliyor. votka pahalı birşey değil (en azından likör kadar değil), meyve suyu ve limon da öyle.

mesela bir su bardağı meyve suyu, 3/4 su bardağı votka ve bir limonun suyu ile iki kişiye leziz birer kadeh içki çıkabiliyor. hangi meyve suyu olursa olsun.
0
delimine
(21.04.08)
kendi şarabınızı yapıp için. renk katar hayatınıza.
0
ezeriko
(21.04.08)
öğrenci evisiniz, çok kişisiniz de niye kahlua mahlua antin kuntin şeyler arıyorsunuz. kurun sofranızı muhabbet ede ede rakı için. mis gibi.

kendi şarabınızı yapacaksanız da imalatçısı olarak tavsiyemdir, üzüm mevsimini bekleyin. hazır üzüm suyuyla yapmayın. ya da %100 merlot, cabarnet, kalecik karası suyu falan bulursanız ondan yapın.
0
kibritsuyu
(21.04.08)
Cin çeşitlemeleri de yapabilirsiniz.
0
inatci kahraman aga
(21.04.08)
kahlua baymıştır, white russian yapsanıza kahlua ile. lık lık gider valla.
0
magdalena
(21.04.08)
rakı gibisi yok yav, sofra seviyorsanız tabii :)

yoksa votkayı deneyin, hem votka bir sürü şeyle karışabildiği için monoton olmaz. ben cappy %100 turunçgil karışımı ve biraz limon denedim, sevdim. evde kendi meyveli votkasını yapanlar var.

bu arada bir büyük votkaya bir elmanın kabuğunu ve bir kaç tane karabiberi koyup, 2-4 hafta bekletince çok lezzetli olduğu söylendi ama bilemem, denemedim.
0
mermaid
(21.04.08)
(7)

scanner

vampyria
iyi bi scanner nasıl olur?hiç anlamıyorum, sıfır tamamen.ne tavsiye edersiniz?alırken hangi özelliklere bakılmalıdır?teşekkür ettim bile..
iyi bi scanner nasıl olur?hiç anlamıyorum, sıfır tamamen.
ne tavsiye edersiniz?alırken hangi özelliklere bakılmalıdır?
teşekkür ettim bile..
0
vampyria
(15.04.08)
yahu bi de şu beşi bi yerde tarzı hem tarayıcı hem yazıcı hem fotokopi falan aletleri iyi mi oluyor yoksa sadece scanner mıdır daha mantıklı?scanner harici bir şeye ihtiyacım pek yok çünkü.
0
🌸vampyria
(15.04.08)
hp photosmart c3100 öneriyorum, hepsi bir aradadır (scanner, printer vs) ama hem printer olarak takdire şayandır (dakika başına çıktı sayısı ve kalitesi oldukça yüksektir), hem de kullandığım en başarılı scannerdır. fiyatı da 120 miydi öyle bir şeydi ben alırken.

açıkçası tek başına scanner hiç bakmadım.
0
raj
(15.04.08)
Mustek olabilir.
0
inatci kahraman aga
(15.04.08)
eger gazete falan tararim diyorsan,
en iyisi a3 boy bir tarayici olacaktir.

yoksa bir iskence olacak kucuk tarayicilarla bu isi yapmak.

cözünürlük falan da genelde ayni oluyor...
0
prdeay
(16.04.08)
teşekkür ederim cevaplar için, arkadaşım adına sormuştum.dpi lara bakıp canon lide 90 scannerda karar kıldık.
0
🌸vampyria
(16.04.08)
arkadaşlar scanner ve software destekli pekte yeni olmayan bir mevzuu var.atıyorum bir metni taratıyosunuz bir programla program oradaki yazıları editlenebilir silinebilir şekilde tarıyor(resim olarak değil yani)

eğer bu olayı kullanıp memnun kalannınız varsa bende en ucuzundan bir scanner almak istiyorum notaları taratıp editlenebilir şekilde pc ye atmak için.şimdiden teşekkürler
0
omer460
(16.04.08)
@omer460; dediğin olayın adı ocr.. genelde scanner'la alakalı bir durum diil yazılımla yapılıyor.

en.wikipedia.org

burada alakalı yazılımlar mevcut.
0
thalamus
(16.04.08)
(8)

Evde nargile közü yapma...

Wishborn
Gittim bi nargile aldım, yanında da bu garip tavla taşına benziyen közlerden aldım...Eve gelince nası yapacagıma dair hiçbir fikrim yoktu bende bildigimiz menemen yaptıgımız tavalardan birine atıp ocagı yaktım... bir süre sonra köz, PATLADI!evet aynen öyle oldu..yani ben bişeyleri yanlış yapmışım...
Gittim bi nargile aldım, yanında da bu garip tavla taşına benziyen közlerden aldım...Eve gelince nası yapacagıma dair hiçbir fikrim yoktu bende bildigimiz menemen yaptıgımız tavalardan birine atıp ocagı yaktım... bir süre sonra köz, PATLADI!

evet aynen öyle oldu..yani ben bişeyleri yanlış yapmışım...:)

Bunu nasıl yapmak gerekir?
0
Wishborn
(11.04.08)
Maşayla veya çatalla ocağın üstüne tutmanız yeterli olacaktır. Bir şeye atmanıza gerek yok.
0
inatci kahraman aga
(11.04.08)
siz közü pişirmeye yeltenmişsiniz sanırım :)
ama patlaması ilginç geldi bana. ateş üzerinde denemeden önce düşünün derim.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(11.04.08)
çakmak ile ateşi biraz o hazır kömürde gezdirin, o kendi yanmaya başlıyor birdahada yakmaya falan gerek kalmıyor bitene kadar gidiyor, çok pratik ve iyidir ancak ateşi bazen az gelir çifter çifter yakmalı.
0
alchemistt
(11.04.08)
yıllar once aynen dedıgın gıbı tavla tasına benzeyen komurlerden kullandım. maşayla ocakta aleve tutuyorsun, alev alıp hemen sonuyor ve koze donusuyor. direk aleve tut yavaş yavaş ısındığı için patlamış olabilir. diğer bir ihtimal de kullandıgınız kömürün kalitesiz olması olabilir.
not; kömür yandıktan sonra metal bir tabakla taşıyabilirsin kendisini.
0
pyro clustic flow
(11.04.08)
O tavla pulu gibi olan kömürlerden kullanmayın, leş gibi tadı var, nargile zevkinin içine ediyor.

Kişisel tecrübeme dayanarak gidip kokoreççiden de köz istemeyin, zehirleniyorduk az daha (:
0
kimlanbu
(11.04.08)
o hazır kömürler, odun kömürü tozunun preslenmesinden elde ediliyor. yani dayanma süresi çok kısa. tavsiyem normal mangal kömürü kullanmanız olur. yakma işlemi de tarif edilen gibi. bir parça kömürü ocağın üzerinde kısa bir süre bekletin, yeterlidir.
0
galler prensi
(12.04.08)
nargileyi adam gibi içeceksen gibip meşe kömürü alacaksın, kaçarın yok. sıkma kömür denilen bu kömürler en basiti baş ağrısı yapar.

ocağı yakın ızgara telinin üzerine bir miktar kömürü koyun. kömürler bir 10-15 dk iyice köz olana kadar yansın. sonra bunları çevirin. 4 taraftan köz olsun. nargileeye koyun, koyarken arkanızdan yeni partiyi yakın.

yada
sobacıya gidilir, baca alınır (mangal bacası, soba bacası farketmez 20-30 cmlik bir baca yeter, bir de maşa alın hatta bir tane de ızgara teli) bunlar tutsa tutsa 5 ytl tutar.

köz haline gelen ilk partiyi o menemen kabı yada mangal vs ne varsa içine koyup, üzerine bacayı kapatın sonrada bacadan doğru yavaş yavaş kömür atın üzerine. sonra camdan dışarı koyun, varsa saç kurutma makinesini tutun bacanın dibine. bir 10-15 dk içinde alev çıkaran küçük bir mangalınız olucaktır. buradan gerektiği kadar közü alıp gerisini içinde tutarak, kesintisiz nargile keyfi yapabilirsiniz.

notlar: 1- o tava vs acaip ısınacak, altına 2-3 kat gazete en az koyun nereye koyacaksanız.
2- evin içinde saç kurutma makinasını tutmayın tavaya.
3- kıvılcım saçacaktır bu yöntem kaçarı yok, dikkat edin bişiy olmuyor ama dikkat edin gene.
4- çok kömür atmayın aç gözlülük yapıp, genelde bir yumruk büyüklüğünde kömür 1-2 saat gidiyor.
0
darknum
(12.04.08)
Konuyla direktoman alakalı değil ama nargile mevzusu açılmışken önemli bir konuya değinmek istedim. arap tabir edilen aromalı tütünlü nargileyi bizler gittiği sürece içiyoruz. bu 1 saati geçiyor çoğu zaman. yıllar önce Mısır seyahatimde arapların bunu yaklaşık yarım saat kadar içtiğini gözlemledim. sorunca da şunu öğrendim. 30 dakikadan sonra köz tütünün üst kısmını zaten yakmış oluyor. sonrasında çekilen duman yanmış tütünden geliyor ve su da nikotini fazla absorbe etmiyormuş. yani hem tütün çok yanık, hem de su epeyce kirlenmiş oluyor. naçizane tütünü az koyup, kısa süreli içmenizin daha sağlıklı olduğunu hatırlatmak isterim.
0
pyro clustic flow
(12.04.08)
(6)

TV'de Kumar (Poker) Yayını

inatci kahraman aga
Daha önce şurada ((git: 22609)) sormuştum ama arada güme gitti.Nasıl oluyor da kumarın yasak olduğu ülkemizde ulusal TV kanalı (e2) kumar yayınlayabiliyor? Üstelik kanal paralı da değil, herkese açık yani. Suça özendirmek olmuyor mu, nedir? Mesela ben izleyince acayip pokerim geliyor..
Daha önce şurada ((git: 22609)) sormuştum ama arada güme gitti.
Nasıl oluyor da kumarın yasak olduğu ülkemizde ulusal TV kanalı (e2) kumar yayınlayabiliyor? Üstelik kanal paralı da değil, herkese açık yani. Suça özendirmek olmuyor mu, nedir? Mesela ben izleyince acayip pokerim geliyor..
0
inatci kahraman aga
(11.04.08)
bildigim kadarıyla oynamak ve oynatmak yasak..yayınlamak yasak degılkı..
bi ton filmde millet esrar cekiyo..e oda yasak..oda ozendırıyo mesela..
0
isott
(11.04.08)
Tamam esrar içilmesi yayınlanıyor da, esrar içme turnuvası yayınlanmıyor mesela. Olay sadece görülmesinden ibaret değil ki. Gemide'nin TV'de yayınlanabilmesi için sansür kurulundan geçeceğini sanmıyorum ayrıca. Hatta bana kalsa, bu uygulamaya göre sözlükte esrar ve ilgili başlıklara yapılan kısıtlama kumar ve ilgili başlıklara da uygulanmalı. Yani nedir bu ikisini birbirinden ayıran şey? Birisinin bir zamanlar yasal olması mı?
0
🌸inatci kahraman aga
(11.04.08)
tam olarak bahsi geçen yayını bilmesem de muhtemelen turnuvadır, bu yüzdendir.
0
insensitive
(11.04.08)
sadece ödüllü turnuvalar değil, her el para dönen high stakes poker de yayınlanıyor.
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(11.04.08)
ona bakarsan tv de haberlerde "x yere kumar baskını yapıldı. yapılan operasyonda 10 kişi kumar oynarken yakalandı. poker masası rulet masası toplanarak..." diye haberler oluyor. bu haberleri izlerken benimde pokerim geliyor. poker oynayasım rulet çeviresim geliyor? ee ne olucak, bu senin mantığına göre haberler de benim pokerimin gelmesine sebeb oluyor..
rtük e şikat edicem bir daha ki sefer. artık haberi bile yapılmasın! gazete de haber çıkmasın. ya bi gidin çay koyun. cidden bu gibi sorularınıza acayip gülüyorum. asdsafsdgfghsfhfs
0
winsome
(12.04.08)
winsome'ye düşüncelerini paylaştığı için teşekkür ediyoruz.
Yanıtların hiçbiri tatmin edici değil. Daha derin araştırmam gerekecek.
0
🌸inatci kahraman aga
(12.04.08)
(4)

Sarıyer-Beşiktaş-Taksim hangi Hamam ?

vincenzo
Sarıyer-Beşiktaş-Taksim bu taraflarda düzgün, şöyle göbektaşı falan olan,çok küçük olmayan, arkadaşlarla eğlence ve değişiklik olsun diye gidebileceğimiz bir hamam varmı, fiyatlarıda düzgün olursa iyi olur. askerden (2005) önce galatasaray hamamına gitmiştim 50,60ytl bayılmıştım (tarihi ve turistik
Sarıyer-Beşiktaş-Taksim bu taraflarda düzgün, şöyle göbektaşı falan olan,çok küçük olmayan, arkadaşlarla eğlence ve değişiklik olsun diye gidebileceğimiz bir hamam varmı, fiyatlarıda düzgün olursa iyi olur. askerden (2005) önce galatasaray hamamına gitmiştim 50,60ytl bayılmıştım (tarihi ve turistik diye yasladılar zannedersem) yine bu kadar bayılmak istemiyorum.
0
vincenzo
(11.04.08)
üsküdar da olmakla beraber : (bkz: eski hamam)
0
nicin ben
(11.04.08)
taksim'e kadar uzanmışken çemberlitaş'a git derim. öğrenciysen iyi bi' indirim de sözkonusu. temiz, kaliteli. turistik olmasına rağmen orijinal ve ucuz. bazı hamamlarda belli bi' süreden sonra "tamam yeter, çıkın artık" diyebiliyorlar; ama çemberlitaş'ta böyle birşey sözkonusu değil. ha bir de gidecekseniz gündüz gidin, ışık oyunları vs.. hoş görüntüler sunmakta.

(reklam gibi olmuş, düşün artık ne kadar beğenmişim)
0
diabolus in musica
(11.04.08)
Kılıç Ali Paşa Hamamı var Tophane'de. İyidir. Çok da pahalı olmasa gerek.
Hem çıkışta nargileye takılıp programı tamamlarsınız.
0
inatci kahraman aga
(11.04.08)
Beşiktaşta, ihlamurdere caddesi üzerinde bahtiyar pastanesinin karşısında hamam var.
0
sathaner
(11.04.08)
(19)

kısa filme isim önerisi?

nihilanth
erken ve zorla evlendirilen bir kız çocuğu hakkında yazılmış sinopsise isim önerisi arıyorum.etiketler : evlilik, çocuk, intiharyarına kadar bişeyler bulmam gerek.
erken ve zorla evlendirilen bir kız çocuğu hakkında yazılmış sinopsise isim önerisi arıyorum.

etiketler : evlilik, çocuk, intihar

yarına kadar bişeyler bulmam gerek.
0
nihilanth
(11.04.08)
Unzile gelir aklima hep ama olmaz o.
0
entrapmen
(11.04.08)
(bkz: premature ) geldi aklıma ama saçma olur sanırım.
ama zaten, bana sorucak olursanız tek kelimeden oluşan bir isim seçmeyin, hatta;
(bkz: turk sinemasinda tek kelimelik filmler donemi )
0
gioberg
(11.04.08)
sadece erken ve zorla evlendiriliyor olmasi akla getirse getirse "tore", "kadinlarin talihi" gibi klise isimleri getirir. senaryodaki anahtar ogeler nelerdir. mesela citizen kane 'in adi rosebud olabilirdi; cunku film adeta onun uzerine kurulmus. siz de bu anahtar ogelerden dogru bir isime ulasabilirsiniz. hurmetler...
0
egotm
(11.04.08)
kaderin gozya$lari .. mesela
0
safepassage
(11.04.08)
zoraki hayatlar
0
insensitive
(11.04.08)
Giriş Gelişme Sonuç
0
inatci kahraman aga
(11.04.08)
evcilik
0
la traviata
(11.04.08)
size baba diyebilir miyim
0
sudjohnsen
(11.04.08)
çocuklar duymasın
0
baoks
(11.04.08)
bensiz hayat
0
thinkbeforedoing
(11.04.08)
gelincik
0
turkish tekila
(11.04.08)
kanatsız kelebek
0
elbar
(11.04.08)
Yazgı..
0
isott
(11.04.08)
Labirent ve Laborant
0
hlathguth
(11.04.08)
soruyla alakasiz olacak ama,
hlatguth kardesim, sen yazar mi oldun yoksa yine? e degilsen , nasil senin isminin yaninda "es" yaziyor? anlayamadim...
0
egotm
(11.04.08)
Sabun köpüğü
Kaygan Ömür
Lanetli Yamaç (Küçük İskender’den esinti)
Hangi Adalet
Ölüme Hesap Sorulur Mu
Celladı yok
İsyan Zanlısı
Kurban
Yapıbozum
Yalanı Yaşamak
Bir Gözyaşının Çığlığı
İsyan Biriktirmek


Eeeeee bir anda bu kadar geldi aklıma.
0
endless dream
(11.04.08)
@egotm: yazar olmadIm, sadece yazar nickimle buradayIm. geregi boyleydi.
0
hlathguth
(11.04.08)
erken
0
pyro clustic flow
(11.04.08)
oo burası dolmuş :) arkadaşlar dün gece entrapmen'in önerisi olan "büyüdük mü?" yü seçtim filme isim olarak ve bugün öğlen yollandı sinopsisi. tabi entrapmen'e sinopsisi de okuttugum için daha uygun isim bulmuş oldu sağolsun. sizin yazdıklarınızı yeni görüyorum. teşekkürler yardımlar için.
0
🌸nihilanth
(11.04.08)
(5)

kirami yuzde kac arttirayim?

pyro clustic flow
gelcek ay zam var da yuzde 10 arttirmayi dusunuyorum? Bu isin hakki nedir sizce? maasima yuzde 5 civari zam aldim ama kiram hep daha cok zam almistir.
gelcek ay zam var da yuzde 10 arttirmayi dusunuyorum? Bu isin hakki nedir sizce? maasima yuzde 5 civari zam aldim ama kiram hep daha cok zam almistir.
0
pyro clustic flow
(10.04.08)
Kaç yıldır aynı yerde oturduğunuza bağlı olarak değişir bu sorunun yanıtı.
0
inatci kahraman aga
(10.04.08)
kirada oturanlar genelde zamlara pek sıcak bakmıyor ama evde oturan kişinin maddi durumuna, sizin onla ilişkinize göre (yaptıgınız sozlesmeye göre) değişir. eğer böyle bir sözleşme söz konusu değilse olağan rayiç denilen piyasadaki benzer evlerin kira bedellerini aşmamak kaydıyla zam yapılabilir. enflasyon oranına göre de zam yapabilirsiniz. tam olarak işte budur denilecek yasal bir düzenleme yok ancak maksimum %20 zam normal karşılanıyor diye düşünüyorum. yıllık %10 zam yapabilir miyim diyorsan yapabilirsin diyebilirim.enflasyon rakamları ortada. ama bizim ev sahibi 2 senede bir zam yapıyor mesela.

sen burada kendi kiranı artırmayı düşünüyorsun sanırım tam olarak durumu anlamadım. eğer öyleyse enflasyon rakamına göre zam yapabilirsin. yani dediğin gibi %10 civarı. ama zam yapmazsan da birinin hakkını yemiş olmazsın çünkü yasal bir düzenleme yok :)
0
nihilanth
(10.04.08)
tefe/tufe fikir verebilir. Sanirim sozlesmelerin bazilarinda o rakamlar baz aliniyor.
0
armish
(10.04.08)
14 yildir bu evdeyim. cogu zaman ben kafama gore zam yapiyorum. enflasyon oraninda yapmam gerekirse, ki genelde oyle yapiyorum yuzde 10 iyi o zaman, anladigim kadariyla. ilk bir kac yil sozlesme yaptik, artik yapmiyoruz.
0
🌸pyro clustic flow
(11.04.08)
bir de şöyle birşey oluyor...
uzun yıllardır süregelen ve rayiç artışlarla devam eden kiralar, zamanla eriyip gidiyor ve bir "uyarlama" yapılıyor. eğer taraflardan uyarlama konusunda anlaşamazlarsa, dava yolu da mevcut.
0
kahvegibi
(11.04.08)
(7)

koşasım var

lulazula
istanbul'da nerede kosulur? hani klasik sahil hattında,çekirdek cıtlayarak yürüyenlerin arasında değil,düzgün bir yer,koşu alanı arıyorum.bogaziçinin stadyumunun etrafındaki pist gibi misal.(orası olsa süper olur ama dısarıdan öğrenci almıyorlar sanırım.)
istanbul'da nerede kosulur? hani klasik sahil hattında,çekirdek cıtlayarak yürüyenlerin arasında değil,düzgün bir yer,koşu alanı arıyorum.
bogaziçinin stadyumunun etrafındaki pist gibi misal.(orası olsa süper olur ama dısarıdan öğrenci almıyorlar sanırım.)
0
lulazula
(10.04.08)
Belgrad ormanı var. Cross tadında.
0
inatci kahraman aga
(10.04.08)
orman biraz zor olur benim için,ilkbahar da geldi ot böcek çiçek alerjim beni mahveder gibi geliyor... :/
baska yok mu ki?
0
🌸lulazula
(10.04.08)
caddebostan sahili. yurume parkuru var ayrica ozel, hali gibi bisile kapli. acik alan yanlis anlasilmasin, deniz kenari...

soruyu yanlis anlamisim. cok da calismistim halbuse. hufff...
0
terp
(10.04.08)
ali sami yen.
0
insensitive
(10.04.08)
demcan
(10.04.08)
itü maslak kampüsü.
0
winsome
(10.04.08)
ben koşcam diyip ali sami yen'e ya da baska bi stadyuma girebiliyor muyuz direkt? mrk ettim.
0
demoniclewinsky
(10.04.08)
(5)

alakasız ama cevabları gerekli sorular

etna
1- internete çıkış ip numaramı en kolay (programla veya programsız) nasıl değiştirebilirim?2- sözlükte sonradan edit yapmadan enrty içerisinde edit yazılıyordu. bunun bir adı vardı neydi o? (hatta ssg nin bir enrtysinde de vardı)3- sözlükte gördüğümü sanıyorum. how i met yor mother da barney ile mar
1- internete çıkış ip numaramı en kolay (programla veya programsız) nasıl değiştirebilirim?
2- sözlükte sonradan edit yapmadan enrty içerisinde edit yazılıyordu. bunun bir adı vardı neydi o? (hatta ssg nin bir enrtysinde de vardı)
3- sözlükte gördüğümü sanıyorum. how i met yor mother da barney ile marshallın öpüşmesi vardı youtube linki olarak. (dizide değil, sahne arkasında) aradım taradım maamfih bulamadım. youtube da da bulamadım. nerdeydi bu?
4-internete telefon hattıyla bağlanıyoruz. faksı da telefon hattından gönderiyoruz. dolayısıyla netten faks gönderebiliriz gibime geliyor. yapabilir miyiz? yapabilirsek en kolay nasıl olur.

size ilginç gelecek ama bu dördünü de istiyorum.
0
etna
(10.04.08)
3- birinci sezon birinci bölümde öpüyordu barney. böyle aratırsan bulabilirsin sanırı.
0
phoera
(10.04.08)
4- şurada sorulmuşu var:
(git: 16575)
0
late viper
(10.04.08)
2- Bunun bir adı var mı bilmiyorum ama bahsettiğiniz ssg'nin entrysi şu olsa gerek: #5889778
0
inatci kahraman aga
(10.04.08)
sharpenter
(10.04.08)
1- en kolay yolu modemi kapatıp açmaktır. ya da modem arabiriminden "reboot router" demektir.
2- "peşin edit" diyor kimi yazarlar buna.
0
kibritsuyu
(10.04.08)
(3)

petabayt ?

masterkoc
petabayt lık cd benzeri bellek çıkıyormuş.ne demek bu şimdi 200 000 tane cd ye eşdeğer demek yani :)
petabayt lık cd benzeri bellek çıkıyormuş.

ne demek bu şimdi 200 000 tane cd ye eşdeğer demek yani :)
0
masterkoc
(09.04.08)
var böyle bir şey:
www.theinquirer.net

200.000 DVD'ye eş değer olacakmış.

bir başka kaynak: news.softpedia.com
0
deckard
(09.04.08)
Bir de şöyle bir şey var (bkz: array based memory)
0
crown
(09.04.08)
Peki bu tür bellek neden ilk olarak bilgisayarlarda kullanılmıyor da direkt taşınabilir olarak piyasaya sürülüyor? Evrime ters değil mi?
0
inatci kahraman aga
(10.04.08)
(11)

Sinema Hakkında Kafama Takılan Şeyler

vincenzo
Şimdi kafama takılan bir kaç husus var paylaşıp tartışmak isterim.-bir film, yönetmenin filmimidir? senaristin mi? oyuncunun mu? bu film nasıl anılır? soruyu biraz daha açarsam eğer; mesela Godfather diyince benim aklıma ilk gelen şey Marlon Brando, Al Pacino, De Niro yada Mario Puza ama aklıma FF C
Şimdi kafama takılan bir kaç husus var paylaşıp tartışmak isterim.
-bir film, yönetmenin filmimidir? senaristin mi? oyuncunun mu? bu film nasıl anılır? soruyu biraz daha açarsam eğer; mesela Godfather diyince benim aklıma ilk gelen şey Marlon Brando, Al Pacino, De Niro yada Mario Puza ama aklıma FF Cappola gelmiyor senaryo çok sağlam, fakat Rezervuar Köpeklerinde aklıma ilk gelen şey Tarantino (hikaye de çok iyi ama filmi lego gibi parçalar haline getiren, çeken tarantino dur), Carlito's way de de ilk aklıma gelen Pacino. Fatih Akın filmlerini seyrederken (farkettiyseniz oyuncular aklıma bile gelmiyor, direkt fatih akın filmleri diyorum :) filmden bi sinerji alıyorum, ne bileyim tarif edemiyorum. bu adamın bulaştığı her iş böyle geliyor bana. yada çok sağlam bir hikaye var, yönetmen buna ne yapabilir? daha ne kadar etkili hale getirebilir ki zaten senaryo, hikaye sağlam?
inşallah az çok derdimi anlatabilmişimdir,
siz ne düşünüyosunuz?
0
vincenzo
(08.04.08)
Sevgili Montella;bence takım oyunu. Ama görüldüğü gibi öne çıkanlar ve geride kalanlar olabiliyor. Kimi zaman bir oyuncu kotarıyor işi, üstelik berbat bir senaryoya rağmen, kimi zaman senaristin muhteşem hikayesi oyuncuların düşük performansı neticesinde sönük kalıyor,beklediği ilgiyi görmüyor. Ama nihayetinde takım oyunu olduğuna inanmaktayım.
0
villeneuve
(08.04.08)
(bkz: auteur sinema)
0
atmacaged
(08.04.08)
zaten dogasinda var bu isin boyle olmasi. odul torenleri de hep bu sekilde degerlendirir. tum odul torenlerinde oduller; en iyi yonetmen, en iyi senaryo, en iyi film, en iyi oyuncu vs diye verilir. bazen bir film en iyi filmi alir, bu en iyi takim calismasina dalelettir genelde ama ote yandan iyi yonetmeni baskasi alir, en iyi senaryoyu da bir baskasi.

oyle yani.
0
entrapmen
(08.04.08)
genel olarak filmler ve programlar yapımcınındır. yapımcı senariste senorya yazdırır, ya da hazır bi senaryo alır. kaliteli bir yönetmen seçer, beğenmezse yönetmeni değiştirir ve ajanslardan oyuncuları seçer.

tüm film aslında yapımcınındır, hollywood da bu bir kişi yerine firma oluyor. warner bros mesela.

ama son kullanıcı olan bizler için genelde başrol oyuncusuna maledilir ya da biraz bilinçli isek yönetmenine maledilir.
0
efruz
(08.04.08)
bu size yönetmenin izlediğiniz filmlerinde kazandırdığı alışkanlıklarla alakalı. herhangi birisi yönetmenini bilmeden bir film izlediğinde ona tim burton filmi diyebilir ya da bir başka filme "tim burton tarzında" diyebilir. yerleşmiş anlatım dili, bir de sık kullanılan oyuncular (bakınız: Tim Burton & Johnny Depp, Guy Ritchie & Jason Statham, Tony Scott & Denzel Washington) o yönetmenin kaşesi oluyor bir şekilde.

özellikle ben de Danny Boyle'u seyrederken benzer bir his oluşuyor. çünkü adam senaryoları yazmadığı, hatta farklı senaristlerle çalıştığı halde ortaya benzer yapı ve dokuya sahip filmler çıkartıyor. izlerken Danny Boyle'u izlediğini hissediyorsun. zaten başarılı yönetmenler ve yıllar sonra adı anılan yönetmenler bunlar oluyorlar. kendine has anlatım dili geliştirebilmek sinemanın en zorlu yanı bana kalırsa.

ayrıca başarılı yönetmenlerin senaryo seçmesindeki olağanüstü refleksleriyle alakalı olabilir tüm bunlar...

bir şey daha eklemek istiyorum, afişlerde ve giriş jeneriğinde yazan "bir ... filmi" kalıbı bana çok bencilce geliyor. sinema bir ekip çalışması ve bunu sadece yönetmene mal etmek gerçekten doğru değil.
0
sirrikadem
(08.04.08)
yönetmeni bir futbol takımının antrenörüne, oyuncuları, futbolculara, yapımcıları ise yönetime benzetebiliriz.
0
baldur
(08.04.08)
baldur durumu çok iyi özetlemiş bence. benim merak ettiğim bir filmin yapılmaya nasıl karar verildiği? yani yapımcı "şöyle bir film yapsak ne tutulur be" diyor, akabinde ekibi topluyor diyelim. fakat sanırım tarantino olsun, david lynch olsun durum onlarda daha farklı işliyor.. mu?
0
deckard
(08.04.08)
bir filmin yapılmaya karar verilmesi için önce ortada bir senaryo olması gerekiyor. her şey o senaryoya göre şekilleniyor. yapımcılar, yönetmenler, oyuncular (son dönemlerde oyuncular da yönetiyor veya yapımcı oluyorlar) bir senaryoyu beğenip işe başlıyorlar.

tabii ki, bazen tamamen gişe amaçlı formülize senaryolar yazılıyor, yazdırılıyor. birçok örneği ben saymasam bile, kendiniz tahmin edebilirsiniz. onlar tamamen popüler kültüre hizmet eden ticari sinemaya hizmet ediyorlar...
0
sirrikadem
(08.04.08)
şimdi,
ilk olarak eğer bir yönetmen kötüyse, kusurusuz bir senaryoyu bile izlenemez bir film haline getirebilir. ama mesela senaryo kötüyse, yönetmenlik kusursuz olsa bile, filmde bir eksiklik hisseder izleyici.
yani ilk olarak senaryo iyi olacak, yönetmen kötü olmayacak.
ayrıca şu da var ki, her yönetmenin senaryoya katkısı vardır. bazısında azdır, bazısında çoktur. (örneği verdiğiniz baba filminde, romanı mario puzo yazmıştır ama film(-lerin) senaryosunu mario puzo ve francis ford coppola beraber yazmışlardır.)
tabi bazı filmlerde oyuncu filmin önüne geçebilir, -ki bu bence yönetmenin takdiridir. eğer usta bir yönetmen istemezse hiçbir oyuncu, filmin önüne geçemez.
sağlam hikayeyi, yönetmen daha ne kadar etkili hale getirebilir ki? sorunuza aklıma ilk gelen film "seven"i veriyorum. bence senarist bile, seven'i yazarken öylesi bir atmosfer hayal etmemiştir. işte yönetmen mahareti de biraz o'dur bence. -atmosfer yaratabilmek-.
son olarak, eğer filmin gerçek sahibi -yasal olarak- kimdir derseniz, bir sinema filmi için, sadece filmin yapımcısı, yönetmeni, senaristi, müzik bestecisi ve diyalog yazarı hak iddia edebilir.(mesela oyuncuların, aksi yönde bir antlaşmaları yoksa, film üzerinde hiçbir hakları yoktur.
0
gioberg
(09.04.08)
sofistike maymun;
hollywood'la avrupa sineması (ve bazı amerikalı bağımsız yönetmenler) farklı işliyor.
tarantino'su olsun lynch'i olsun, kubric'i olsun kieskovski'si olsun bunlar otör yönetmenler. yani 1 yapımcı bunlara recep ivedik senaryosu götürüp yönetmesini istese siktiri yer oturur yerine muhtemelen. bu tip yönetmenler kendi hikayelerini kendi yarattıkları tarzda anlatan adamlar oldukları için tarzlarının dışında bir film yapmazlar.
0
s e ff a f
(09.04.08)
Oyuncular veya senaryo öne çıkabilse de film her zaman yönetmenindir. Filmin sahibi yapımcı olabilir ama yapıt olarak film yönetmenindir. Böyledir bu. Ressam tabolusunu başkasına satabilir, sahibi başkası olabilir o tablonun. Ama o resim o ressamındır. Böyledir bu.
0
inatci kahraman aga
(09.04.08)
(12)

sözlügün inanılmaz yavaşlıgı

merope
neden?
neden?
0
merope
(02.04.08)
server yetişmiyor diyorlardı ama.. neden yetişmiyor bilmiyorum.
0
pispinti
(02.04.08)
An itibariyle canavar gibi.
0
inatci kahraman aga
(02.04.08)
okur sayısı bir anda fırlamış olamaz, sunuculardan birinde ya da bir kaçında sorun vardır, gibi geliyor bana...

Bu arada "An itibariyle canavar gibi."den 2 dakika sonra yazmışım ama ben bir değişiklik göremiyorum, hatta şu an siteyi hiç göremiyorum. Yavaş olsa da açıyordu, şimdiyse sürekli beklemede...

Son durum: Tam 5 dakikada sürdü açılması.
0
late viper
(02.04.08)
serverlar da dayanamadi bu yogunluga zaar...
0
alpinsamuray
(02.04.08)
O anda düzelmişti. Hatta:
(bkz: #12985557)
0
inatci kahraman aga
(02.04.08)
sozlugun 1 sunucusu var ama birden bire boylesine yavaslamasi sadece sunucudan olamaz gibi geliyor bana. yani bir anda kullanici sayisi tavan yapmis olamaz.
gectigimiz gunlerde site tamamen bi gitmisti, arkasindan geldi geleli boyle garip. muhtemelen baglantida da problem var. ilk basta ping surelerinden bir sorun yok gibi diye dusunmustum ama sirf serverdan olamaz yahu bu.

ha yine de son donemde server yetmiyordu, orasi kesin. artik 2. bir server veya 4 cekirdege gecme vakti geldi :) (hani para demeyin)
0
entrapmen
(02.04.08)
bi hatadan/bozulmadan kaynaklanıyor diyorum ben. ama 2 haftadır neden kontrol edilmez bilemiyorum.

çok nadir hızlanabildiğine göre yüklenmeyle ilgili bir şey. tabi bu yüklenme birden olmadı. sunucuda bozulma/hata meydana gelince eskisi gibi verimli olamıyor sunucu.. ve kimsenin girmediği anlarda düzeliyor.
0
nihilanth
(02.04.08)
ddos attack?
0
cokpissuserim
(02.04.08)
Sözlük sunucusu zaten 2005'den beri 4 çekirdekli: (bkz: #7294559)

Bir anda böyle bir yavaşlama olduğuna göre donanımsal değil kodla ilgili bir problem oldu muhtemelen...
0
crown
(02.04.08)
@crown; bakmaya usenmistim (yavasliktan oturu) aklimda da yanlis kalmis demek ki.
kodda bir hata var olabilir ve ssg su siralar mesgul oldugundan bakamamis olabilir belki. ben yine de donanima dayandiriyorum genele uyarak.

ddos olabilir ama o tur seyler zaten sozlugun basina bolca gelen seyler. genellikle de bunun cozumunu hemen buluyor bildigim kadariyla servis saglayici (burada bu kurum borusan oluyor ki en kaliteli hizmetlerden birisini sunar bu kurum).

hayirlisi bakalim, elbet bi ara aciklanir sebebi. duzelsin de aciklanmasa da olur.
0
entrapmen
(03.04.08)
ben ssgnin herhangi bir seye bakabilecegine imkan vermiyorum onumuzdeki 21 gun icin.
0
compumaster
(03.04.08)
ssg'nin şu an askerde olması muhtemel bir sebep.
0
frant1c
(03.04.08)
(4)

kurt masalı ve obur adlı iki şiir

cheyrekdoktor
KURT MASALIkurt bir gün çok acıkmıştıdağlara ava çıkmıştıgezinerek sağa solageldi pek ıssız bir yoladedi bu yer çok güzel yerbir kısmetim varsa eğerayağıma gelir kendiseçtiği yeri beğendi...bulmuştun bir ala katırye düşünme gönül hatırnene lazım senin satırkasap mıydın be hey sersem...bu birinci şii
KURT MASALI

kurt bir gün çok acıkmıştı
dağlara ava çıkmıştı
gezinerek sağa sola
geldi pek ıssız bir yola

dedi bu yer çok güzel yer
bir kısmetim varsa eğer
ayağıma gelir kendi
seçtiği yeri beğendi

...

bulmuştun bir ala katır
ye düşünme gönül hatır
nene lazım senin satır
kasap mıydın be hey sersem

...

bu birinci şiirdi.

----------------

OBUR

bir gün evde yalnız kaldım
yavaşça mutfağa daldım
bir elime çatal kaşık
bir elime bıçak aldım

hazırlandım ben savaşa
dayanamam tatlı aşa
anlarsınız siz de bunu
oburluk gelince başa

köfteler mis gibi koktu
yanımda kimseler yoktu
savaş vakti geldi dedim
hemen on beş tane yedim

...

ve bu da ikincisiydi

bu iki şiirin tamamını bilen, ya da bana kaynak gösterene minnettar olurum=)

babam ilkokulda öğrenmiş (tam 45 sene önce) 10 senedir sorup duruyo, bi türlü bulamadım....
0
cheyrekdoktor
(01.04.08)
İkincisini Gugıl buldu. Peder Bey'e saygılarımla..
---
OBUR

Bir gün evde yalnız kaldım, yavaşça mutfağa daldım,
Bir elimde kaşık çatal, bir elime de bıçak aldım.

Hazırlandım ben savaşa, dayanamadım tatlı aşa,
Anlarsınız siz de bunu, oburluk gelince başa.

Raf üzerindeki koca tepsi, bu mu yemeklerin hepsi?
Gözüm doymaz ki bunlarla, daha ne var, ne yok ara.

Köfteler mis gibi koktu,savaş vakti geldi dedim,
Hemen on beş tane yedim.

Darılmasınlar diyerek, dolmalardan da yiyerek,
Böreklere de bir göz attım, on tane de bundan tattım.

Raf üstündeki tepsiye, yanaşarak bidüziye,
Atıştırdım baklavayı, unuttum sayı mayı…

Susuzluktan içim yandı, baklavalar pek yamandı,
Suyu içtim yudum yudum, kendimde başkalık duydum.

Baktım hayli ağırlaştım, belki yüz kiloyu aştım,
Mutfak kapısını çekip, yemeklerden uzaklaştım…

Çok geçmedi annem geldi, ” kahvaltı yaptın mı? ” dedi.
” Yaptım, anneciğim” dedim, ” biraz şundan, bundan yedim” .

Dedim ama, midem berbat, hiç kalmadı ağzımda tat,
Gözlerim kararıyordu, yatacak yer arıyordu.

Fakat annem işi sezdi, birkaç dakika böyle geçti,
Birer birer hep anlattım, sonra dizlerine yattım.

Üç gün evde perhiz yaptım, güzelce dersimi aldım,
Börek, tatlı yiyemedim, okula da gidemedim..

Lâtif Öktem
_________________________________

Ek: Birincisini de buldu ama yazarı yok. Yazdığınızın devamı..
---
Bana layiktir gebersem
Bulmustun bir ala at
Ye etini sırt ustu yat
nene gerek senin berat
Kadimiydin behey sersem
Bana layiktir gebersem

Bulmustun bir ala koyun
Ye etini yat yuzukoyun
nene gerek senin oyun
Kocekmiydin behey sersem
Bana layiktir gebersem

Gun dogarken isi bitti
acligindan oldu gitti
0
inatci kahraman aga
(02.04.08)
tesekkurler ilginize
obur şiiri büyük ölçüde doğru.
fakat siz de farketmişsinizdir bazı eksiklik ve hatalar var...olsun=)

kurt masalı ise şiirin sadece bir kısmı, bu aslında tam bi masal belki nesir kısmı da vardır, emin değilim, yaşlı bir kurtun avlanmaya çalışma hikayesini anlatıyor, internette yarım yamalak bir şeyler buldum ben de.. ama dediğim gibni hepsi yarım yamalak...
özellikle, yazdığım 2. kıtadan sonra yakaladığı avların (katır, koyun, at) kendisini nasıl kandırdığını anlatıyor, o kısmını tam olarak bulamadım hiç bi yerde...
0
🌸cheyrekdoktor
(03.04.08)
OBUR
Bir gün evde yalnız kaldım
Yavaşça mutfağa daldım
Bir elime çatal kaşık
Bir elime bıçak aldım

Hazırlandım ben savaşa
Dayanamam tatlı aşa
Anlarsınız siz de bunu
Oburluk gelince başa

Baktım Dolma tabağı
Görünce titredi içim
Kurulmuş onun sağına
Böreklerde biçim biçim

Raf üstünde Tepsi
Bu mu yemeklerin hepsi
Tel dolabı karıştırdım
Gözlerimi alıştırdım

Köfteler mis gibi koktu
Yanımda kimseler yoktu
Savaş vakti geldi dedim
Hemen on beş tane yedim

Darılmasınlar diyerek
Dolmalardan yiyerek
Böreklere de bir göz attım
On tane de bundan tattım

Raf üstünde tepsiye
Yanaşarak bidüziye
Atıştırdım baklavayı
Unutuldu sayı mayı

Baklavalar Pek yamandı
Susuzluktan içim Yandı
Suyu içtim yudum yudum
Kendimde başkalık duydum

Baktım hayli ağırlaştım
Belki yüz kiloyu aştım
Mutfak kapısını çekip
Yemeklerden uzaklaştım

Çok geçmedi annem geldi
Kahvaltı yaptın mı dedi
Yaptım anneciğim dedim
Biraz şundan bundan yedim

Dedim ama içim berbat
Ağzımda kalmadı tat
Gözlerim kararıyordu
Yatacak yer arıyordu

Bir kaç dakika böyle geçti
Fakat annem işi sezdi
Ne var niçin sessiz Oturuyorsun Neşesiz
Diyerek yaklaştı yanıma

Ben sıfırı tüketmiştim
Bilsen ne haltlar etmiştim
Birer birer hep anlattım
Sonra dizlerine yattım

Üç gün evde perhiz yaptım
Güzelce dersimi aldım
Börek tatlı yiyemedim
Okula da gidemedim

NOT:Annem her sabah okuyor bu şiiri.
0
Macit
(21.10.25)
KURT MASALI

Kurt bir akşam acıkmıştı
Dağlarda ava çıkmıştı

Bakınarak sağa sola
Geldi en işlek bir yola

Dedi: “Bu çok güzel bir yer,
Bir kısmetim varsa eğer,

Ayağıma gelir kendi.”
Seçtiği yeri beğendi.

Geçti öyle hayli zaman
Bir katır çıktı uzaktan

Titretti bir sevinç kurdu,
Çıktı yol üstünde durdu.

Katır dedi: “Kurt arkadaş!
Öyle uzak durma, yanaş..

Bilirim ne diyeceksin,
Açsın, beni yiyeceksin..

Ye, âfiyet olsun ama
Bak bir şey geldi aklıma

Etim pek tatlı bir ettir
Fakat kemiklerim serttir

Getireyim sana bir satır,
Kemiğimi onunla kır..

Mademki son demimdeyim,
Böyle bir iyilik edeyim

Sana ölümümden evvel…”
“-Peki. Git de çabuk gel..”
Kurdu aldattı bir satır
Getireyim diye katır.

Geçti yine hayli zaman
Bir at göründü uzaktan

Kişneyerek şahlanıyor
Dağı kimsesiz sanıyor..

Titretti bir sevinç kurdu,
Çıktı yol üstünde durdu.

At dedi ki: “Kurt arkadaş!
Öyle uzak durma,yanaş..

Bilirim ne diyeceksin,
Açsın,beni yiyeceksin..

Ye, âfiyet olsun ama
Bak bir şey geldi aklıma

Bilmiyorsun ne cinstenim,
Öğren aslım nedir benim

Getireyim berâtımı
Bildiğin arap atı mı,?

Yoksa huysuz bir beygir mi?
Bilinmeyen şey yenir mi?

Mademki son demimdeyim,
Büyük bir iyilik edeyim

Sana ölümümden evvel..”
“-Peki, git de çabuk gel..”

Getireyim diye berat,
Kurdu aldatıp gitti at…

Geçti yine hayli zaman
Bir koyun çıktı uzaktan
Titrek sesiyle meliyor
Güle oynaya geliyor

Titretti bir sevinç kurdu,
Çıktı yol üstünde durdu.

Koyun dedi: “Kurt arkadaş!
Öyle uzak durma, yanaş…

Bilirim ne diyeceksin,
Açsın, beni yiyeceksin.

Ye, âfiyet olsun ama
Bak bir şey geldi aklıma

Ne oyunlar bilirim ben,
Bir kere gör de, neşelen

Eski sevincin azalmış,
Belli, gönülcüğün dalmış

Bir kederli düşünceye
Yiyeceksen neşeyle ye..

Mademki son demimdeyim,
Böyle bir iyilik edeyim

Sana ölümümden evvel.”
“-Haydi, oyna güzel güzel.”

Kurt aldandı bu oyunda,
Kaçıp kurtuldu koyun da.

Artık sular kararmıştı
Gece etrafı sarmıştı

Tenha, sessiz bütün yollar,
Ne gelen var, ne giden var…

Zavallı kurdun karnı aç,
Bir lokmaya bile muhtaç…
Akıtıyor gözyaşını,
Artık akılsız başını

Keskin taşlara vuruyor,
Şöyle söylenip duruyor:

“Bulmuştun bir âlâ katır,
Ye, düşünme gönül hatır…
Nene lâzım senin satır,

Kasap mıydın behey sersem?
Bana lâyıktır gebersem…

“Bulmuştun bir semiz at,
Ye etini sırt üstü yat…
Nene lâzım senin berat?

Kadı mıydın behey sersem?
Bana lâyıktır gebersem…

“Bulmuştun bir âlâ koyun,
Ye de, uzan yüzükoyun
Nene lâzım senin oyun?

Köçek miydin behey sersem?
Bana lâyıktır gebersem…”

Kurt, zavallı, bütün gece
İnleyip durdu delice…

Gün doğarken işi bitti,
Açlığından ölüp gitti…

Orhan Seyfi ORHON
0
Macit
(21.10.25)
(15)

Ev almak

kahvegibi
Arkadaşlar,ailemin Ankarada bir evi var. satınca 120 civarında para edeceğini tahmin ediyoruz. ev şu anda kirada ve kira getirisi 350lira. Ancak, bildiğim kadarıyla, İstanbul'da aynı fiyata bir evden daha yüksek kira almak da mümkün.O evi satıp, İstanbul'dan ev almak istiyorlar. Hangi semtleri öneri
Arkadaşlar,
ailemin Ankarada bir evi var. satınca 120 civarında para edeceğini tahmin ediyoruz. ev şu anda kirada ve kira getirisi 350lira.
Ancak, bildiğim kadarıyla, İstanbul'da aynı fiyata bir evden daha yüksek kira almak da mümkün.
O evi satıp, İstanbul'dan ev almak istiyorlar. Hangi semtleri önerirsiniz, 120-130 (bilemedin 140) milyara alınacak olan bir ev ne kadar kira getirir?

Tenk yu.
0
kahvegibi
(01.04.08)
kesin bir ipucu verir mi bilmiyorum fakat 120 milyarlık bir ev için 700 ytl kira istendiğini biliyorum.
tek örnekle genelleme yapmamak lazım fakat kiralar istanbulda pahalı evet..
0
hayo
(01.04.08)
zaten benim de amacım,
bu paraya maksimum kira getiren bir ev bulmak, her halükarda, Ankaradakinden daha çok getireceği de kesin gibi...
0
🌸kahvegibi
(01.04.08)
biraz yukari cikabilirseniz butcede z.burnu tarafindan alip 800-1000 civarinda kiraya verebilirsiniz.
0
entrapmen
(01.04.08)
beylikdüzünde oturuyorum. ve 100-140 arası piyasa buralarda. ve kiralar minimum 600 civarı. bir göz atabilirsiniz.
0
minerva
(01.04.08)
Akıl vermek gibi olmasın ama 120bin TL'yi minimum %15 faizle bankaya yatırsanız bile ayda 1500TL civarı faiz getirir. Üstelik acil toplu paraya ihtiyacınız olduğunda direk çekebilirsiniz parayı, evi değerinde satmanız haftalar sürer. Ayrıca kiracının kirayı geç yatırması, evin tadilat masrafları ya da kiracıyla oluşabilecek hukuki sorunlarla uğraşmazsınız. Ya da ne bileyim iş falan kurun ama yatırım amacıyla emlak almak pek mantıklı bir yatırım değil bence, kendiniz oturacaksanız ayrı tabi...
0
crown
(01.04.08)
arkadaşlar da söylemişler bende tekrar edip iki örnek vereyim,
önemli olan muhit, eğer işlek biryerlerde ise, yakınında okul, hastane, iş merkezleri, askeriye gibi yerler varsa, bu kira konusunda bir artıdır, bu gibi merkezi yerlerde aile bireylerinin genelde ikisi çalışır, yada tek kişi çalışır iyi bir maaş alır, kira ödemesi daha rahat olur, gaziosmanpaşa gazi hah. bir dairem var ortalama 80-90 bin eder buranın getirisi 350 ytl. (doğalgaz falan yok evde) şu an oturduğum yerde (ayazağa) kiralar 600-1000 arası değişiyor (sitelerde daha pahalı), çeliktepe,gültepe (4.levent tarafı) ev çok aşağılarda kalmamak kaydıyla en az 700 ytl getirir. ev seçimi biraz zor, hele ankarada oturuyorsanız buradaki evle uğraşmak biraz zor olacaktır (ben gaziosmanpaşadaki evle zor uğraşıyorum :) alacaksanız yeni yapılan/yapılacak bir yer bulup oraya girmek daha iyi olacaktır. henüz inşa halindeki daireye yatırım yapmak, ev bittikten sonraki haline yatırım yapmaktan bir kaç bin ytl uygun fiyata gelir. iyi araştırın.
biraz karışık olmuş olabilir :)
0
vincenzo
(01.04.08)
alakasız ama benim bildiğim kira ahlakı, aylık kira evin değerini 10 yılda amorti edecek şekilde düzenlenmelidir der.
0
insanimsi
(01.04.08)
mecidiyeköy gülbağ'da alın, ben daha 2-3 ay önce 100 milyara oradaki evimi sattım, saniyesinde 750ytl'ye kiraya verildi. üniversitelere ve bilimum yere yakın olduğu için çok talep görüyor, yalnız iyi araştırın istanbulda her evin bi sakatlığı olabilir kazık yemeyin..(benimkinin bile vardı, yanlış pafta üstüne kurulmuştu, yıkılma kararı çıksa çıkar, tabi zor ama :))
0
erostrada
(01.04.08)
entrapmen: bütçe daha yukarı çıkamaz sanırım,ancak ev düşündüğümüzden daha iyi bir fiyata satılırsa neden olmasın.

minerva: beylikdüzü sanırım biraz uzak, mesela alibeyköy taraflarından evler 80 civarı ama 500 lira kira getiriyor. alibeyköyden mecidiyeköy yarım saat filan.

crown: parayı faize yatırmakla, gayrimenkul almak arasındaki farkla sanırım bir başka duyuruda daha açıklanmıştı. ev likit değil ama uzun vadede, değer artışlarından dolayı vs daha çok gelir getiriyor. ayrıca, evin batması gibi bir durum da yok pek.

vicenzo: muthit olarak benim de planım şu aslında; şimdi karşı tarafta evler güzel, muhit güzel ve insanlar orada yaşamaktan hoşlanıyorlar. bu yüzden emlak fiyatları pahalı. oysa, mecidiyeköy, gültepe gibi yerlerde, insanlar oturmak istiyor (merkezi olduğu için) ama semtler pek iyi olmadığından ev sahibi olmak istemiyor. ben de aslında böyle bir yer arıyorum. annem ve babam ankarada ama ben istanbuldayım. buradan onlar adına takip edebilirim sanırım.

insanimsi: işte bazen o oranı aşabiliyorsun. kiranın yüksek,mülkiyetin düşük olduğu yerlerde.

erostrada: bence de gülbağ mantıklı gibi sanki...
0
🌸kahvegibi
(01.04.08)
evinizi satın, üstüne kredi çekip beşiktaştan 160-180 binlik bi ev alın, misler gibi en az 1.000ytl'den kiraya verin.
0
thechosenone
(01.04.08)
Eğer İstanbul değil de İzmir'i düşünürseniz Balçova civarından 130 gibi (hatta şimdilerde daha düştü satılık ev fiyatları) bir ev alabilirsiniz. Burada bir adet üniversite (İEÜ), bir adet de Tıp fakültesi (DEÜ) olduğundan, ve dahi Balçova'da neredeyse her yer jeotermal enerjiye geçtiğinden kiralar inanılmaz artışta. Minimum 650-700'den başlıyor. Bilginiz olsun.
0
sui
(01.04.08)
ben de bu soruya bir yerden dahil olmak istiyorum. ailemin biri haznedar/ist, biri corlu/tekirdag da olmak uzere 2 evi var. kendileri lojmanda oturuyorlar isyerinin sagladigi, cerkezkoyde. annem, bu 2 evi satip, yine o civardan villa almak istiyor ileride oturmak icin. fakat bu villanin su an icin bir kira getirisi olacak degil pek, en azindan ben oyle saniyorum. bu 2 evi satip - 200-250 bin eder ikisi, su anki toplam kira getirisi 900ytl - besiktas civarindan bir daire alsak diye bir oneri getiricem ben de. boylece 2 kiraci yerine tek biriyle ugrasmak daha sorunsuz olur. bir de sahibinden.com gibi sitelerde baktigim kadariyla evlerin kira degerlerine satanlar 1300-1400 kira getirir, icinde 1200den kiraci oturuyor gibi seyler yazmislar. hakikaten bu kadar kira getiriyor mu besiktas civarindaki evler ? eger dogruysa o civardan ev almak gercekten daha mantikli olur. bunun disinda baska bir oneriniz var mi 200bin civarina, kira getirisi daha yuksek olacak ?
0
no christ requiress
(01.04.08)
140.000 Lira'ya Şişli civarından alınacak olan bir ev ayda 1.000 Lira kira getirir. Baktıklarım satılmadıysa ev bile önerebilirim.
0
inatci kahraman aga
(01.04.08)
istanbulda ev kiralarıyla ilgili şoyle bir link var,üç aşağı beş yukarı rakamlar genel olarak böyledir.

www.haber34.com

Avrupa yakasından Ev alacaksan,düşündüğün semtin zemin araştırma sonuclarına çok dikkat et derim malum önümüzde muhtemel bir büyük istanbul depremi sorunu var.Avcılar,Bakırköy,Bahçelievler,Bagcılar,Esenler gibi semtler zemin bakımından depreme karşı son derece sakattır.


www.insaatmuhendisligi.net



www.gazeteler1.com
0
thelepermessiah
(01.04.08)
100. yıldaki evler de anlamsızca pahalı fakat. öyle de bi olay var. biz sorduyduk ne lan parası neyse verip alırız diye. ama sanırım 1200 civarına bulunabilir yine de.
0
myriamonde
(01.04.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.